Altın beyinli adam Erol Güngör’ü anıyoruz...
Ünlü düşünür Kenneth Boulding’in “Altın Beyinli Adam” dediği Türk fikir ve düşünce hayatının önemli bir ismi Prof. Erol Güngör’ü anıyoruz

Türk fikir ve düşünce hayatının “Altın Beyinli Adam”ı ölümünün 32. yıldönümünde anılıyor

Erol Güngör, 25 Kasım 1938’de Kırşehir’de doğdu. Babası Hacı Hafızoğulları’ndan Abdullah Sabri Bey, annesi Zelîha Gülşen Hanım’dır. Dedesi, Ahî Evran Camii imamı ve Kırşehir’deki ahî tekkesinin son şeyhi Hafız Osman Efendi’dir. İlk ve orta tahsilini memleketinde yaptı; 1956’da Kırşehir lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Bir süre orada okuduktan sonra Fethi Gemuhluoğlu tarafından Mümtaz Turhan’a tanıtıldı. Mümtaz Turhan’ın teşviki neticesinde Hukuk Fakültesi’nden ayrılıp Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne geçti.

Erol Güngör, 1957 senesinde kendi fakültesinde memurluğa başladı. Bu yıllarda Fransızca yanında İngilizce’yi de öğrendi. (Bana kendisinin söylediğine göre, Marmara Kahvesinde bir buçuk sayfalık İngilizce bir metni birisine tercüme ettirerek İngilizce’yi öğrenmiştir). Arapça ve Farsça metinleri okur ve anlardı. Misafir Prof. Hans’in laboratuar asistanlığını yaptı ve derslerini Türkçe’ye çevirdi. 1961’de fakülteyi bitirince Tecrübî Psikoloji Kürsüsü’ne asistan tayin edildi. Bu esnada Türkiye’de yeni bilim dalı olan Sosyal Psikoloji sahasına ilgi duydu ve o sahaya yöneldi. Tanınmış sosyal psikolog Krech ve Crutchfield’in ortak eserini Sosyal Psikoloji adıyla dilimize çevirdi. Bilimsel çalışmalarının yanında çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazdı, yorumlar yaptı; kamuoyunu muhtelif konularda hem aydınlattı, hem onları düşündürdü, hem de muhtelif meselelere çözümler getirdi. 1965 yılında Mümtaz Turhan’ın nezaretinde hazırladığı Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon adındaki tez çalışmasıyla doktor unvanını aldı. 1966’da davet üzerine gittiği Colorado Üniversitesi’nden sosyal psikolog Keneth Hammond’un yanında iki sene çalıştı. Orada Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde milletlerarası bir ekibin çalışmasına katıldı. Yurda dönüşte sosyal psikoloji derslerini yürüttü. 1969-1970 arası askerliğini yaptı (=Piyade okulunda altı ay beraberdik ve bütün ders notlarını eski harflerle tutardı.) Aynı yıl, Şahıslar Arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü adlı teziyle üniversite doçenti oldu.

Erol Güngör, ilmî çalışmalarının yanında çeşitli toplumsal ve kültürel faaliyetlere katıldı. Küçük bir divanı olacak kadar şairliği vardı. Türk musıkîsini bir kısım makamlarıyla icra edebilecek kadar musıkîye vakıftı. Divan Edebiyatına vakıftı. Muharrem Ergin’in dediğine göre Türk dilinin inceliklerini bir dilci, Türk tarihini bir tarihçi, Türk edebiyatını bir Türk edebiyatı tarihçisi kadar iyi bilirdi. Liselere mecburî ahlâk dersi konulduğu zaman Yaşar Erol, Ahmet Tekin ve Emin Işık ile birlikte ortaokul ve liseler için ahlâk dersleri; Sabri Özbaydar, Belma Özbaydar ve Ayhan Songar ile birlikte liselere ve yaygın eğitim yüksek okullarına psikoloji ders kitaplarını yazdı.

Yazıları ve Makaleleri: Diriliş (=Daha çok Kierkegaard’dan tercümeler), Türk Yurdu, Hisar, Yol, Töre, Türk Edebiyatı, Millî Kültür, Yeni Düşünce, Yeni Sözcü, Türk Kültürü, Millî Eğitim ve Kültür, Konevî, Hamle, Ortadoğu (=daha çok başmakale), Millet gibi dergi ve gazetelerde geniş tabanlı bir okuyucu kitlesine ulaştı.

Devlet Planlama Teşkilatı "Millî Kültür Özel İhtisas Komisyonu"nda beraber çalıştık. Ayrıca Millî Eğitim ve Kültür Bakanlıklarının çeşitli komisyonlarında muhtelif görevler aldı. 1978’de genel değerler sistemiyle ahlâkî değerler arasındaki münasebetleri sosyo-psikolojik açıdan inceleyen Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar isimli takdim teziyle profesör oldu. 1982 yılında Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi. Rektörlük yaptığı sekiz aylık dönemde Konya’da kendisini sokaktaki sıradan insanlara bile sevdirmesini bildi. Denebilir ki hiçbir rektör halka onun kadar yakın ve halkla bu derece samimi olamamıştır. Bu, onun içinden çıktığı milletin millî kültürünü ve bütün manevî değerlerini bizzat günlük hayatında yaşamasının tabiî bir neticesidir; aynı zamanda kendisini halk saflarında sıradan bir halk çocuğu olarak görmüş olmasındandır. Erol Güngör, 24 Nisan 1983 günü eşyasını taşımak için geldiği İstanbul’da Dâr-ı Beka’ya intikal etti.

Eserleri: Erol Güngör’ün kitap, makale, ansiklopedi maddesi, ders kitabı deneme ve tercüme tarzındaki yayınları, sayıca 300 civarındadır. Yukarıda tez olarak hazırladığı kitaplarına ilave olarak şu eserlerini de kaydetmek lâzımdır: (=Bunları, telif ve tercüme olarak ayırabiliriz.)

Telif Eserleri: 1. Türkiye’de Misyoner Faaliyetleri (E. Kırşehirlioğlu takma adıyla, İstanbul, 1963, 3.baskı, 2005). Üniversite 1. sınıfta iken arşivlere girerek hazırladığı bir seminer metninin sonradan hiç değiştirilmeden neşredilmiş şekli. Erol Güngör, burada yabancı kültür hakimiyeti ile Türkiye’deki Hıristiyanlık propagandası yapan misyonerlerin ve Patrikhane’nin ilişkilerini tarihî vesikalara dayanarak ortaya koymaktadır. O, meseleye misyonerliğin kurumlaşması ve kültür değiştirilmesi açısından bakmaktadır. 2. Türk Kültürü ve Milliyetçilik (İstanbul, 1975, 16. baskı, 2004). Bu kitapta Erol Güngör, milliyetçi düşüncenin gelişimini ve Türk kültürü ile milliyetçiliğin bu gelişim çizgisi içinde kazandığı dayanakları, sosyal psikoloji açısından muhtelif yazılarda incelemektedir. Eser sistematik olarak yazılmış değildir. 3. Kültür Değişmeleri ve Milliyetçilik (Ankara, 1980, 13. baskı 1999). Erol Güngör, bu kitapta teknolojinin kültür değişmesi üzerindeki tesirini ele alarak teknolojinin değer yaratıp yaratmayacağını tartışır ve değer yaratmadığı tezini savunur . Ayrıca millî tarih, örf ve âdetler ve millî karakteri inceleyerek çağdaş bir kültür yaratmanın yollarını araştırır. Bu eser de makalelerden müteşekkildir ama eserin bir bütünlüğü vardır. 4. İslam’ın Bugünkü Meseleleri (İstanbul, 1981, 14. baskı, 2005). Erol Güngör’ün baştan sona bir sistem dairesinde Hicret’in 15. asrına girilmesi münasebetiyle yazdığı eseri. Erol Güngör, burada meseleyi bir medeniyet meselesi ve çapında ele alarak Müslümanların Batı medeniyeti karşısında yeni bir medeniyet kurmak ve bunu kabul ettirmek mecburiyetinde oldukları fikrini ana fikir olarak işlemiştir. O, İslâm’ın ve İslâm dünyasının meselelerine bu açıdan bakmıştır. 5. İslâm Tasavvufunun Meseleleri (İstanbul, 1982, 8. baskı, 2004). Erol Güngör’ün bu kitabı da çok sistematik yazılmış olup makalelerden teşekkül etmiş değildir. Önceki eserinde eksik kalan İslâm tasavvufu meselesini burada ayrıca ve etraflıca ele almış, sosyal psikoloji açısından tasavvufun tarihî teşekkülünü ve İslam’daki yerini, müspet ve menfi derin tesirlerini ortaya koymuştur. 6. Dünden Bugünden Tarih-Kültür Milliyetçilik (İstanbul, 1982, 10. baskı, 2005). Erol Güngör, bu kitabında tarih, dil, düşünce, yabancı ve millî kültür, din eğitimi ve milliyetçilerin birleşmesi gibi meseleler üzerine yazdığı makaleleri toplamıştır. 7. Tarihte Türkler (İstanbul, 1988 12. baskı, 2005). Bu kitap, Erol Güngör’ün siyaset, kültür ve medeniyet tarihini öğrencilere ve geniş halk tabakalarına sevdirmek için kaleme aldığı tamamlanamamış bir eseridir. 8. Sosyal Meseleler ve Aydınlar (İstanbul, 5. baskı, 2003). 9. Ahlâk Psikolojisi ve Sosyal Ahlâk (İstanbul, 4. baskı, 2005).

Tercümeleri: Yukarıda adı geçen eserlere ilaveten W. Rostow’dan İktisadî Gelişmenin Merhaleleri, Kenetth Boulding’den Yirminci Asrın Mânâsı, John Nef’ten Sanayileşmenin Kültür Temelleri, Raymond Aron’dan Sınıf Mücadelesi, Paul Hazard’dan Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme, Robert Downs’tan Dünyayı Değiştiren Kitaplar (Bu kitaba takdim yazısı yazan Erol Güngör, mütercim olarak adını kullanmamıştır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211