Ocakbaşı Sohbeti
 Ocakbaşı Sohbet’inde bu hafta Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Orhan KAVUNCU “Türk Dünyası ve Medeniyet Tasavvurumuz” başlıklı konuşması ile konuk oldu. Program Türk Ocakları Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Fahri ATASOY’un Prof. KAVUNCU’yu takdimi ile başladı.

Sn. KAVUNCU; Kyoto protokolüne imza atmayan tek ülke ABD’dir. Kanada imzaladıktan sonra karar değiştirip imzasını çekti.Bu batının kendisi dışındakileri algılamasının bir tezahürüdür. Batı kendinden başkasını umursamaz. Toplumun az bir kısmı nimetlerden yararlanırken külfetleri geriye kalan büyük çoğunluk çekmektedir. Küresel adaletsizlik dediğimiz olay tam olarak budur. Toplum içi dengesizlik kadar toplumlar arası dengesizlikte son derece önemlidir. Bizim medeniyetimiz tamda bu noktada batı medeniyetinden ayrılıyor. Medeniyetimizin özellikleri arasında seciye ve ahlak, başka inançlara saygı ve ilim vardır.

Bizim fütuhatımız sadece kılıç gücüne dayanmıyordu biz gittiğimiz yere adalet götürüyorduk. Müslüman olmadan önceki değerlerimizle İslam’ın bize kazandırdığı değerleri tam anlamıyla mecz etmiş, Türk-İslam ahlak ve seciyesini vücuda getirmişiz.
Başka kültür ve inançlara saygı bakımından diğer hiçbir medeniyet bizim ulaştığımız noktaya ulaşamamıştır. Biz nereye gittiysek oradaki kültür ve inançlar kendisini muhafaza etmiştir. Batının ise gittiği yerlerde yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Amerika’nın keşfinden 200 yıl sonra İnkalardan, Azteklerden, Mayalardan ve Kızılderililerin mevcudiyetinden bahsetmek imkânsızdır. Bize Ermeni soykırımını tanımamızı telkin edenler dönüp kendi tarihlerine baksınlar.
16.y.y. da Alman çiftçisi Türk topraklarında müreffeh yaşayan Hıristiyan çiftçilere imreniyorlardı. Bunu gören Martin Luther Vatikan ile uğraştığı kadar Avrupa’da oluşan Türk algısını yıkmak içinde uğraşmış Türkleri vahşi olarak tanıtmıştır.
Bizde inanç ilim ile barışık ama Hıristiyanlık devamlı olarak ilim ile çatışma halindedir.16. y.y. ‘dan sonra durum tersine dönmüş batı dünyası aydınlamayı yaşarken bizde aydınlanma sona ermiştir. El Harezmi, İbni Sina, El Buruni, Ebul Vefa, Farabi, Cizreli Ebul İzz, Uluğ Beğ, Piri Reis… medeniyetimizin yetiştirdiği büyük bilim adamlarından sadece bir kaçıdır.



Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra fiilen bir Türk Dünyası Önümüze çıktı. Türkiye, yeni kurulan bu Türk devletlerini ilk tanıyan ülke olmuştur. İlişkilerimiz ilk başlarda şartların el verdiği ölçüde gelişmiştir. Her alanda işbirliği yapılmaya başlamıştır. Türkiye yeni kurulan devletlere gerekli her türlü yardımı yapmıştır. 1993’te TÜRKSOY kurulmuş kültürel anlamda önemli bir adım atılmıştır.3 Ekim 2009’da Nahçıvan Anlaşması ile Türk Kengeşi kurulmuş bugünün anısına 3 Ekim Türk günü olarak kabul edilmiştir. Özbekistan ve Türkmenistan’ında en kısa zamanda Türk Kengeşi’ne katılması gereklidir. Türk Ocağımız da her yıl bu tarihte büyük bir sempozyum yaparak katkı sağlamaktadır. 21.y.y. Türk asrı yapabilmemiz için bir birliktelik meydana getirmemiz gerekmektedir. Bunu yapmak zor ama imkânsız değildir. Bu birliktelik nihayetinde oluşacaktır. Putin Rusyanın Köprülüsüdür Rusların gerilemesi bizim yükselişimiz olacaktır.
Yeni Medeniyet Tasavvurumuz:

Sosyal yardımlaşmaya dayalı bir İktisadi-içtimai Sistem
Nimetlerle külfetlerin dağılımda küresel adalet
Doğaya duyarlı nesiller yetiştirmek
Önce Adalet, sonra Kudret, hepsi beşer için

Adalet çabuk, zaman kısa, yol uzun

Yürü altın nesli demir Oğuz’un
Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla Ocakbaşı Sohbeti sona erdi.

Haber: Saadettin Erbaş
Gazi Eğitim Fakültesi Öğrencisi

Fotoğraf: Ömer Han Altıkulaç


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211