Utanma, Arlanma Ve Hayâ
Orhan Arslan Türk Ocakları sitesinde günümüz dünyasında her insanın üzerinde bir elbise gibi olması gereken ve insan olduğumuzun işareti sayılan önemli meziyetleri yazdı.

'Onlar, utanç verici bir iş yaptıkları zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen istiğfar ederler. Üstelik yaptıkları kötülüklerini yaşam biçimi haline getirmezler (Ali İmran 3/135).'

Allah, “günah işlemeyin” demez, “günahı yaşam biçimi haline getirmeyin” der. İnsanın günahı, sayılacak kadar az olmalıdır. İnanları hayvanlardan ayıran en büyük özellik, sahip olduğu vicdan, ar ve hayâdan dolayı utanması ve yüzünün kızarmasıdır.

VİCDAN

Vicdan insan içindeki Allah’ın sesidir, Beytullah’tır. Vicdansızlar, içlerindeki Allah sesini susturanlardır; dolayısıyla Allah’ı işitmezler.

HAYÂ

Hayâ, Allah’ın Hayy Esmasının insandaki özel tecellisidir, yaratılıştaki lütfudur. Hayâ canlı, diri, uyanık olmaktır. Hayâ; kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan utanma, kaçınma ve vazgeçmedir. İnsanoğlu hayâdan mahrum ise, insan değildir. Fıtratından sıyrılmıştır, bozuktur.

AR DAMARI

Utanç duyulacak şeyleri yapmamak, yüzsüz olmamak, hayâ sahibi olmak; bunların toplamına, “ar damarı” denir. Bunlara dikkat etmeyenlere “ar damarı çatlamış” denir, ya da arsız… “Ar damarı” günümüzde bazen maalesef “kâr damarına” evrimleşmiştir. Özellikle grup dayanışması içinde topluca kâr ediliyorsa, takım oyunundan cesaret ve güven alındığında “toplu ar damarı çatlamaları” oluşur. Dayanışma içinde olduklarından, olası sıkıntılar da çabucak bertaraf edilir. Hayat tarzı haline de gelmişse problem yok: Artık arsızlıktan rahatsızlık da duyulmaz.

UTANMA

Utanmak; hatasını kabullenmek ve o hatayı kendine yakıştırmamaktır. Hatasını kabullenmeyen utanmaz; utanmayan da özür dilemez. Utanmazlığın alışkanlık haline getirilmesi ise sefalettir, rezalettir, kepazeliktir. Allah Resulü; “Eğer utanmıyorsan istediğini yap” buyurmuştur. Âdem ile Eşi, hadlerini aşıp yasak meyveyi yiyince cinselliklerini fark ettiler, utandılar ve örtünmeye çalıştılar. Arkasından tevbe ettiler. Şeytan tevbe etmedi. Utanan samimiyetle tevbe eder, bir daha yapmaz. Vicdanlı, Hayâlı ve Ar sahipleri; Allahlı, Kur’an’lı ve Melekli olurlar. Allah’ın huzurunda ve Meleklerin önünde yanlış bir iş yapmaktan utanç duyarlar. Hesap gününü hatırlarlar.

Rabbimiz! Bizi insanlığımızla yaşat. Nefsimizin elinde oyuncak yapma. Elimizi bırakma, bizi bize bırakma. Sen bizim Rahman olan Mevla’mızsın. Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz Allah’ım.

Kaynak; Türk Ocakları/ Orhan Arslan


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211