Vural Şahin: Cebimin dolduğunu hiç görmedim
Bir zamanlar İstanbul’un en hareketli yerlerinden biri olan Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nda artık birkaç plakçı kalmış durumda. Çarşıyı terk etmeyenlerden biri de Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Emel Sayın gibi sanatçılara şarkı yazmış olan söz yazarı Vural Şahin. ‘Villam’ dediği 4 metrekarelik odada sanatını icra etmeye çalışan Şahin, 700'den fazla şarkının sözünü yazdığı halde cebinin hiç dolmadığını söylüyor.

Vural Şahin, Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın en üst katında küçük bir odada 24 yılını geçirmiş. Genç yaşlardan beri şiire ve müziğe düşkün olan Şahin’in ‘Nereden Bileceksin’ isimli ilk bestesini Orhan Gencebay okumuş. Orhan Gencebay ve Ümit Yaşar Oğuzcan’dan aldığı övgülerle daha da yüreklenen Vural Şahin, bu süreçten sonra 700’den fazla şarkı yazmış, 80 şarkıya da klip çekilmiş.

Emektar söz yazarı Vural Şahin, Unkapanı’nın evrilen halini, sanat yaşantısını ve müzik dünyasındaki değişimi Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) anlattı. Kendisini sanatın hizmetçisi olarak tanımlayan Vural Şahin, 4 metrekarelik ‘villa’ diye tabir ettiği odasını saran çiçekleriyle ilgilenerek, bağlaması ve kitaplarıyla Unkapanı’ndaki yaşamını sürdürüyor.

‘SANAT BENİM AŞKIM’

Şahin, yaşamında çok fazla değişikliğe gitmeden ömrünü sürdürdüğünü söyledi. “Tek bir sigara parası dahi almadan hizmet ediyorum. Sanat benim aşkım. Beni insanlar şarkı sözü yazarı, şair ve bestekar olarak tanırlar. Daha evvel TRT’de ve bir özel kanalda metin yazarlığı yaptım. Oradaki ustalarımızın konuşmalarını hazırladım. Zeki Müren, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Coşkun Sabah, Samime Sanay var bunlar arasında. O devrin ünlü sanatçılarının konuşmalarını hazırladım.” dedi.

‘24 SENEDİR BU VİLLADAYIM’

24 senedir Unkapanı’nda olduğunu anlatan Şahin, “Daha evvel gene şarkı sözü yazıyordum ama dışarından yazıyordum. Benim ilk şarkım Orhan Gencebay’da çıktı. O günden bugüne kadar da 700 şarkı oldu ki bu Türkiye’de bir rekordur. 80 şarkıma da klip çekildi. 23-24 senedir Unkapanı’nda, 21 senedir de bu villadayım. Maddi hiçbir şeyde gözüm olmadı hayatım boyunca. Hayatımı çok fazla şekillendirmek istemiyorum. Burası bana yetiyor. Burası benim villam ve hiç dar gelmiyor. Çünkü ben burada dört duvar arasında olduğumu hissetmiyorum. Onu hissedecek kadar beynim boş kalmıyor.” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 700 şiirinin şarkı olduğunu belirten Şahin, Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Muazzez Ersoy, Adnan Şenses, Cengiz Kurtoğlu, Ayhan Aşan gibi çok sayıda sanatçının söylediği şarkıların sözlerini yazdığını anlattı. Şahin, “Bunların arasında ikişer, üçer, dörder sefer okunan var” dedi.

Para kazanmak gibi bir derdinin olmadığını vurgulayan Şahin, “Sanat aşkı ile çoluğu çocuğu büyüttüm Allah’a şükür. Hepsinin mekanı var. Bir oğlum üniversitede okuyor, 2 tane de torun var. Ruhumu eğitmek için çıktığım bu yolda yapmak istediklerimin yüzde 90’ını yaptım. Beynimin ürettiği gayeleri şükür yapabildim. Maddi olarak pek bir şey olmadı. Bu kadar beste ve söz yazarlığı yaptım, cebimin dolduğunu görmedim. Bizler parayı düşünerek hiçbir şey yapmadık. O Allah’ın işi. 'İstersek rızkınızı kısar isterse açarız' diyor. Ben şuradan para gelsin diye hayatım boyunca mücadele etmedim. Etmeyeceğim de. ” şeklinde konuştu.

‘ESKİDEN İNSANLAR BURADA YATIP KALKARDI’

Unkapanı’nın eski ve şimdiki halinden de bahseden Şahin, şunları söyledi: “Daha evvel her şey burada biterdi. Bütün yönetmen, aranjör, bestekar, söz yazarı; gelecek bekleyenler, film çeken, fotoğraf çeken herkes buradaydı. Daha sonra insanlar şu veya bu şekilde insanlar buradan ayrıldılar. Eskiden seçimleri plakçılar yapardı, el ele göz gözeydik onlarla. Sırt sırta sanat mücadelesi verirdik. Daha sonra aranjörler, yönetmenler buradan ayrıldı, artık işler stüdyolarda. Unkapanı’nda artık yapımcı yok gibi. Eskiden buraya gelen insanların çok acı günler yaşadıklarını, ihtirasları uğruna burada yatıp kalktıklarını biliyorum. ‘Ben kendimi birine göstereyim’ çabası ve kendini kanıtlama isteği için burada yatıp kalkan bir sürü insan varmış. Karısının bileziğini satan gelmiş, evini, arsasını satan gelmiş. Bunlardan çoğu aynı hüsranla memleketlerine döndüler.”

‘ŞARKI SÖZLERİNDE DUYGU KALMADI’


Şarkı sözlerinden artık duygunun kalktığını, daha sığ ve materyalist yaklaşımlar sergilendiğini kaydeden Şahin, “Şimdiki sözlerden duygu kavramı kalktı. Bunu, iki çağı mukayese ederken, birisini yükseltmek birisini alçaltmak anlamında söylemiyorum. Geçmişteki şarkılarda daha çok duygu vardı. Artık genelde sanatçılar eski şarkılara dönmeye başladı. 15 senede bir müzik şekil değiştiriyor. Türk Sanat Musikisi’ni ki bunu üstüne basa basa söylüyorum. Belirli şarkılar çala çala, 22 bin şarkının denetimden geçtiği Türkiye’de, günlük 300-400 şarkı Türkiye radyolarında dönüyor. O bestekarların hepsi şarkım çalınsın diye bekliyor. Geçmişimizi asla unutmayacağız ama çocukluğumda dinlediğim şarkılar hala gündemde.” şeklinde konuştu.

‘ŞARKI YARIŞMALARINDA UMUT ENJEKTE EDİLİYOR’

Şarkı yarışmalarına, bu yarışmalara katılanların hayatlarındaki değişime ve yaşanan dramlara da değinen Şahin, bu konuda da şu düşünceleri paylaştı: “Bugün yarışmaların hiçbir tanesinde birinci gelen şarkı bir sonraki jenerasyona kalmıyor. Kalmamasının nedeni de hep matematiksel olmaları. Ruh matematikselliği kabul etmiyor duygu dünyasında. Orası şöyle burası böyle olsa deyince şarkıdan duygu çıkıyor. Bir yarışmadan 50 milyar alan bir ağabeyimiz vardı ama şarkı yok meydanda. Orada bilgi konuşuyor, kalbe hitap eden yok.

Artık kanalların sanatçıları var. Bir kanal çıkıyor Türk Sanat Musikisi’ni hiç yayınlamıyor. Bir kanal çıktı pop yayınlamıyor. Eskiden biz TRT’de halk müziğini de dinlerdik, popu da dilerdik, rockı da dinlerdik. Hepimizin ortak bir tenceresi vardı, hepimiz oradan alırdık.

Bugüne kadar şarkı yarışmalarında birinci gelip de kalan olmadı kolay kolay. Çünkü orada amaç reyting kaygısıydı. Bir tanesinde birinci gelen bir arkadaş demişti ki ‘Bir anda kendimi boşlukta buldum. Eskiden otobüse biniyordum, şimdi otobüse de binemiyorum, insanlar beni tanıyor. O tanınmışlığın mahcubiyetini yaşıyorum ağabey’ diyor. Oradaki yarışmaların insanlara bir şey vereceğini sanmıyorum. Umut enjekte ediliyor. Farkında olmadan size o umut enjekte ediliyor.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211