Arslan Bulut: Mankurt kimdir?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'e 'Türkiye'ye gelmeyin' çağrıları yapanlar için "Bu girişimdekilere ben ‘mankurt’ diyorum" demişti.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Bulut bugürkü yazısında Mankurt'un kim olduğunu açıkladı:


Tayyip Erdoğan, açık mektup yazarak kendisini ve AKP iktidarını Almanya Başbakanı Merkel'e şikâyet eden "liberal-sol aydınlar"ı "mankurt" olmakla suçladı.

Toplum içinde fark ettim ki çoğunluk mankurtun anlamını bilmiyor. Bana soranlar arasında öğretmenler de var! Daha önce çok yazdık ama önce mankurtu açıklayalım.

Mankurt tiplemesi, ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" romanının ana konusudur. Yalnız, mankurt hayal ürünü bir tip değildir. Tarih boyunca mankurtlar yetiştirilmiştir.

Hüseyin Özbek, mankurtu şöyle özetlemişti:

"Kırgızların ve diğer Türk boylarının komşusu olan Juan Juanlar tutsak aldıkları savaş esirlerinin saçlarını usturayla kazıdıktan sonra kafalarına yaş deve derisinden bir başlık geçirip çöle salarlardı. Çöl sıcağında geçen süre içinde kuruyan deve derisi tutsağın kafasını mengene misali sıkar, korkunç acılar verirdi. Saçlar, kuruyan deve derisinden başlığın etkisiyle kafatasına doğru gelişirdi. Tutsakların birçoğu korkunç acılara ve kızgın çöle dayanamaz, ölür. Yaşayanlar ise bilinçlerini kaybeder. Hafızaları sıfırlanır silinir. Geçmişlerini, ailesini, obasını ulusal köklerini unutur, benliklerini kaybederler. Bu, kafası boş, bedenleri sağlam tutsaklar efendilerine köle itaatiyle bağlanırlardı.

Nayman Ana, eski çağlarda, uzun bir arayıştan sonra, tutsak düşerek mankurta çevrilen oğlunun izini bulur. Ona geçmişini hatırlatmaya çalışır. Ana sıcaklığını kullanarak kendine gelmesi için çabalar. Ne yapsa boşunadır. Çünkü mankurtluğun dönüşü mümkün değildir. Mankurt olan oğlu sonunda anasını oklar, öldürür.

Nayman Ana'nın defnedildiği yer tüm Kırgızlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilir. Efsanesi de kuşaktan kuşağa günümüze ulaşır."

***
Ülkesindeki durumun düzeltilmesi için kendi yöneticilerini yabancılara şikâyet etmek, elbette aydın tavrı değildir.

Atilla Akar, medyaradar sitesindeki yazısında Erdoğan'ın hedefindeki "Mankurt Aydınlar"ın kökenini Tanzimat dönemine dayandırıyor ve "Şüphesiz Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki tepkisinde haklı görünüyordu. Ancak onun da tarihsel ve ironik çelişkisi şuydu ki; hem çok önceden iradesini AB'ye devretmeyi taahhüt etmiş bir devletin cumhurbaşkanı oluşu hem de bir vakitler 'AB'ciliği' neredeyse bayrak edinmiş, her şeyi AB'ye göre düzenleyen, 'bizi niye almıyorlar' diye şikâyet eden, en büyük hedefini 'AB'ye katılmak' olarak tarif eden bir partinin eski genel başkanı bulunuşuydu" diyor...

Biz mankurta dönelim... Kendi köklerinden kopanlar, annesini bile öldürebilecek kadar kişiliksizleşir, bırakın insan olmayı hayvandan da aşağı bir dereceye düşer. Hiçbir hayvan, anasını öldürmez.

Vatan da ana gibidir. Meselâ vatana, yabancı güçleri davet etmek, anayı yabancılara teslim etmek demektir.

YAZININ DEVAMI




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211