Darbe, Demokrasi ve Millet Egemenliği
Türk milliyetçileri; millet egemenliğini savunur; millet egemenliğinin modern demokrasilerde temel olduğunu bilir. Türk milliyetçiliğine göre milletin mensuplarının aşkla bağlı olması gereken merkez; üzerinde yaşadığı vatan, bağımsızlığın sembolü bayrak ve kökü mazide olan Türk milletinin kendisidir. Son dönemde karşımıza çıkan meselelerin büyük bir kısmının, bu bağın zayıflığından kaynaklanmakta olduğu görülmektedir. Türk bayrağının meydanlarda yoğun bir şekilde dalgalanması yeterli olmasa da gelecek için bizlere ümit vermektedir. 

Darbe, Demokrasi ve Millet Egemenliği

Demokrasi, Avrupa’da büyük mücadeleler ve bedeller sonucu gelişti. Modernleşme sürecinde, Orta Çağ’dan kalma teokratik krallıklar ve derebeylikler yerine, “millet” adı verilen sosyal grup temele alınarak millet egemenliğine dayalı bir demokrasi gelişti. Küçük kent devletleri, millet bütünlüğünü oluşturacak bir şuura ulaştırıldı ve güçlü devletler kuruldu. “Ulus devlet” olarak adlandırılan yapı, aynı zamanda milliyetçiliğin temel dinamiklerinden birini oluşturdu. Buna göre daha önce kıymeti olmayan halk kitleleri ve birey olarak vatandaşlar, öne çıkmaya başladı. Bir milletin ve bir devletin mensubu olan bireyler, özel bir değer kazanmış oldu. Bundan dolayı modern demokrasilerde,vatandaş olan bireylerin üzerinde başka bir güç kabul edilmedi. Ayrıcalıklı sınıflar, gruplar ve kliklerin öne çıkması, hiçbir zaman uygun görülmedi ama bunların tehlikeleri de eksik olmadı. Bazı ayrıcalıklı gruplar, toplumda egemenliği ele geçirmeyi fırsat buldukça denedi. Batı; sistemini, bunu engellemek için temel ilkeler ve kurallar üzerinden geliştirdiği hukuk düzeni ile kurdu. Batı dışı toplumlar, bunun sıkıntılarını çekmeye devam ediyor. Batılılaşmaya çalışan bizim gibi ülkeler ise bu mücadeleyi sürdürüyor. Demokrasimiz, kendini toplumdan farklı ve üstün gören asker sınıfına mensup klikler tarafından sık sık darbeleniyor. Bu anlamda, Osmanlı’dan bugüne “darbeler tarihi” oluştu. Buna, önceleri “hizmet” olarak adlandırılan ve gelinen noktada PDY/FETÖ adı verilen örgütün devşirdiği asker kılıklı mankurtların darbe girişimi de eklenmiş oldu. 

Son olarak 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı girişilen darbe, önceki askerî müdahalelerden farklı ve garip görünümlü bir olay olarak kayıtlara geçti. Etkisi uzun süre devam edecek olan bu darbe, zihinleri oldukça karıştırdı. Türk milliyetçileri olarak yakından takip etmeye çalıştığımız süreci ve olayları, önümüzdeki sayılarda da ele alıp çözümlemeyi sürdüreceğiz. Bu sayımızda, sıcağı sıcağına bıraktığı etkiyi, Genel Başkanımız Mehmet Öz ve değerli büyüğümüz Nuri Gürgür değerlendirdi. Karşımızda çok yönlü ve karmaşık bir olaylar zinciri var. Bilişim teknolojilerinin etkisi ve imkânlarıyla bilgi karışıklığı yaratılıyor.Dolayısıyla bu darbe konusunda, soğukkanlı ve sakin bir akıl yürütmeyle analizler yapılması gerekiyor. Bunun için önümüzdeki sayılarda, konunun her yönünün farklı bakış açılarından değerlendirilmesi gerekecek. Bu darbenin anlık bir olay olmadığı, sonrasında yaşananlardan çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Muhalefetin de desteğini alan Hükümet, demokrasiyi korumak ve darbecilerden korunmak için bir dizi uygulamaya girişti. Bu girişim sonucunda alınan kararların bir kısmı, toplumda bazı endişelere ve şüphelere yol açmaya başladı. Bu konuda dikkatli davranılmadığı takdirde, daha büyük sıkıntılara sebep olunabileceği açıktır. Bu süreçte millî mutabakata ihtiyaç vardır. 

Türk milliyetçileri; millet egemenliğini savunur; millet egemenliğinin modern demokrasilerde temel olduğunu bilir. Türk milliyetçiliğine göre milletin mensuplarının aşkla bağlı olması gereken merkez; üzerinde yaşadığı vatan, bağımsızlığın sembolü bayrak ve kökü mazide olan Türk milletinin kendisidir. Son dönemde karşımıza çıkan meselelerin büyük bir kısmının, bu bağın zayıflığından kaynaklanmakta olduğu görülmektedir. Türk bayrağının meydanlarda yoğun bir şekilde dalgalanması yeterli olmasa da gelecek için bizlere ümit vermektedir. 

Türk Yurdu Dergisi, Ağustos 2016  348. sayısını Türkiye'de 15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimine ve millet olmanın önemine ayırdı. Birbirinden güzel makalelerle okuyucuya sunulmuş.

Darbe, Demokrasi ve Millet Egemenliği
Fahri ATASOY - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Demokrasi, Avrupa’da büyük mücadeleler ve bedeller sonucu gelişti. Modernleşme sürecinde, Orta Çağ’dan kalma teokratik krallıklar ve derebeylikler yerine, “millet” adı verilen sosyal grup te ...
FETÖ/PDY’nin Hain Darbe Girişiminden Sonra: Millet, Devlet ve Demokrasi
Mehmet ÖZ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Yaklaşık bir yıl kadar önce yazdığımız, “Türkiye’nin Yolu: Millî Birlik İçin Güçlü Devlet” başlıklı yazıda şunları ifade etmiştik:“İçinde bulunduğumuz sıkıntılı ortamdan çıkışımızda, köklü d ...
Menfur Darbe Girişimi ve Sonrası
Nuri GÜRGÜR - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasimize karşı 15-16 Temmuz gecesi son derece haince, alçakça ve canice bir darbe girişimi yapılarak yönetime el konulmak istendi. Milletimiz ve devletimiz tarihi ...
Zor Zamanlarda Millet Olmak…

Mehmet Akif OKUR - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türk milleti, yeniden ateşle imtihan ediliyor. Cenab-ı Allah’ın yardımı ve kahraman dedelerimizin cansiparane fedakârlıkları sayesinde büyük bir yeryüzü yangınından kurtararak bugünlere taşı ...
Ne Oluyor? Neredeyim? Ben Kimim?

Hasan BACANLI - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Üzerimizden tank geçti. Bu deyimin bu kadar uyacağını tahmin etmezdim. Gerçekten hem gerçek hem de anlamsal olarak böyle. Gerçek olmamasını, bilgi kirlenmesi olmasını umduğum bazı haberler g ...
İslamcı Siyasetin İçine Düştüğü Basiret Fukaralığı

Süleyman DÖNMEZ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Nicedir bir Batılılaşma sevdasıyla hemhâl olduğumuz kamu âlem malum. Batılılaşma ile bayrağın son zamanlarda daha çok Doğulu olarak tavsif edilen Türk’ün elinden düşmesiyle peşine düştüğümüz ...
Tükenilen Şehirlerin Tüketen İnsanları
Altan ÇETİN - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Doğu’nun ortasında bir yerde yaşayan genç Batı’nın bilmem neresindeki bir yazarın sözleriyle kendisini anlamaya ve hatta sorgulamaya başlıyordu. Bu Doğu denen yer egzotik gerçekliklerin fant ...
Konut, Sefalet Mahallesi, Yeniden Yerleştirme, Beden ve Ruh Sağlığı

Turhan YÖRÜKÂN - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Sosyal devlet anlayışını geliştiren ülkelerin başında yer aldığı bilinen İngiltere’nin 1860’lı yıllardaki köylerinde ve şehirlerinde yaşanan perişanlık had safhaya ulaşmaya başladıktan sonra ...
Etik ve Metafizik Bağlanma: Yunus Emre Örneği

Fulya BAYRAKTAR - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Bağlanma, felsefenin de tasavvufun da anahtar kavramlarından biridir. Bu kavram bağlamında ele alındığında, Yunus’un tefekkürü için bir yeniden okuma ve o tefekkürü değerler açısından yenide ...
Birinci Dünya Savaşı’nda Gönüllü Mevlevî Taburu Niçin ve Nasıl Teşekkül Etti?

Nuri KÖSTÜKLÜ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Araştırmamızın başlığında “Alay” yerine özellikle “Tabur” ifadesi kullanılmıştır. Öncelikle bu konunun açıklanmasını gerekli görüyoruz. Çünkü konu ile ilgili bazı yayınlarda bu husus, dikkat ...
İzmir’de Kurulmuş Sözde Muhtar İdare

Uğur ÜÇÜNCÜ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Muhtariyet idaresi, bir merkeze bağlı kalmakla beraber kendi hukukuna göre serbest bir şekilde yaşamaktır. Merkezle kurulan bağ ise büyük anlamda şeklendir. Zaten bir sonraki aşama ise bağım ...
Türk Dünyasında Ortak Konuşma Dili Oluşturulmasında Alfabe ve İmla Sorunları

Elçin İBRAHİMOV - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türkler tarih boyunca hareketli bir yaşam sürmüşlerdir. Bu hareketli yaşamın içinde zaman zaman yaşadıkları yerleri, mensup oldukları dinleri ve kullandıkları yazı sistemlerini değiştirmişle ...
İnalcık’a Bakılmadan Osmanlı Yazılamaz

Mehmet ÖZ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Bilkent Tarih Bölümü Başkanı Mehmet Kalpaklı’nın Türk Ocakları Bursa Şubesince düzenlenen “Her Yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şölenleri” toplantılarının ikincisinde -ilki, yine bir Kırım Türkü ola ...
Halil İnalcık Bibliyografyasına Ek

Ömer ÖZCAN - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türk tarihçiliğinin büyük üstatlarından Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık hakkındaki bibliyografyalarda bulunmayan yazı ve mülakatlarını ihtiva eden yazımıza, vefatı üzerine hayatı hakkında kı ...
İlk Dönem Türk Yurdu’nda Dış Türkler ve Türkçülük (1911-1918) VI. Bölüm

İbrahim KARAER - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
1917 yılı, Türkçülerin geleceğe ümitle bakmaya başladığı bir yıl olmuştur. Rusya’da yaşanan ihtilal ve kargaşa ortamında Rus Çarlığı yıkılmış, Rusya’nın egemenliği altında yaşayan milletlere ...
Ruh Adam Romanındaki Uygur Masalını Çözümleme Denemesi

Metin SAVAŞ - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türk edebiyatının kült romanlarından Ruh Adam’ın başlangıç bölümünde bir Uygur masalı yer alır. Roman kurgusunun bütününün arkaik zeminini teşkil eden bu Uygur masalı (roman kurgusunun tamam ...
Tarihî Roman Edebiyatının Genç Temsilcisi Hasan Erimez: “Tarihte Bizim Kökümüz, Özümüz Var”

Adnan ŞENEL - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Henüz genç sayılabilecek bir yaşta, iki güzel ve önemli eser kaleme alan Hasan Erimez, “Demirdağın Kurtları” ve “Kutlu Kağanlık” adlı bu romanlarıyla Göktürkler dönemine bizi götürüyor ve ta ...
“Mahalle”yi Kaybettik, “Köy”ü Kurtaralım!

Dursun KUVELOĞLU - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
 “Mahalle baskısı” tartışmaları başladığında mahalleyi aradık, ama “mahalle”yi çoktan kaybettiğimizi tam da o zamanlarda anladık. Meğer birden başlayan ve sonra ortadan kaybolan değerle ...
Benim Yurdum

Tuna AKÇAY - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Ege’nin küçük bir köyünde, ailelerin komşu, komşuların aile gibi yaşadığı bir yerde geçti çocukluğum. Hayal edin; yemyeşil tarlaların arasında yan yana dizilmiş müstakil, geniş avlulu, çarda ...
Senaryoya Dair 7 Son Tahlilde Senaryo

Mustafa ÇETİN - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Senaryocunun işi hayat yazmak, hayatı yazmaktır. Yani hiç kimsenin bilmediği bir şey yazması mümkün değildir. Herkesin bildiği bir şey yazmak ise herkesi ikna etmek, inandırmak anlamına geli ...
“Gökkubbe” Altında “Yeni Ufuk” ve “Edebice” Yeni Umutlar

Osman OKTAY - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Ülkücü Hareket’in iki duayeni Rahmetli Nevzat Kösoğlu ile kulakları çınlasın, Özer Revanoğlu ağabeyler bir seyahat sırasında Torosların başında kiraz satan çocuklara rastlarlar. Hem onları s ...
1905 Rus Devrimi ve Sultan Abdülhamid
Ragıp REİS - Ağustos 2016 Yıl:2016 | Sayı:348
Türkiye’nin modernleşme sancıları çektiği XIX. yüzyıl ve XX. yüzyılın başlarında Devlet-i Aliye’nin kudretini elinde tutan II. Abdülhamid’i ve onun dönemini anlamak, hem modernleşme maceramı ...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211