HALUK BİLGİNER, KADİR İNANIR KISKANMASIN SENİ!
Ortadoğu Gazetesi Yazarı Yıldıray Çiçek Bir çoklarımızın tanıdığı ama aslında şahsıyla alakalı bir bilgiye sahip olmadığımız Sanatçı Haluk Bilginer'i köşesine taşıyarak aslında kim olduğunu ortaya koyuyor.

Yıldıray Çiçek'in yazısı şöyle;

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkâr olamazsınız." diyerek sanata ve sanatçıya verdiği önemi göstermişti.


Mustafa Kemal Atatürk sanatçıya bu önemi gösterirken, onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde sanatçılık yapan bazıları da Atatürk'ün fikir ve düşüncelerine düşmanlık yapmaktadır. Kimi içindeki düşünceleri fırsatını bulunca kusmakta, kimi atmosferi yoklamakta, kimi de mevcut iktidara "Ben buradayım" mesajı vermektedir.

Sanatçı Haluk Bilginer de bunlardan birini uygulayarak Türklük ve Atatürk konusunda tam bir AKP'li ve PKK'lı ağzıyla geçtiğimiz günlerde çeşitli açıklamalar yapmıştır.

Haluk Bilginer'i bugüne kadar sinema ve dizi filmlerde oynadığı oyunun hakkını veren birisi olarak tanıdık. Ama şimdi hakkını vermek için Türklük düşmanlığı üzerine oynadığı rolünü geçtiğimiz günlerde yaptığı şu açıklamayla öğrenmiş olduk:
***
"Bize altı yaşımızdan beri her Sabah 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye bağırmayı öğrettiler okulda. Bir gün bile düşünmedik bu söz ne anlama geliyor diye. Benim varlığım neden Türk varlığına armağan oluyor? Anlamıyorum. Benim evladımın, benim küçücük kızımın varlığı Türk varlığına armağan olacakmış ha? Benim kızım, benim altı yaşındaki meleğim: 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye bağıracak ha? 'Allah korusun' diye bağırıyorum arkasından, beklerken her seferinde okuldan çıkmasını.

Ve gün geliyor; 'Andımız yasaklansın' diye bir kanun çıktığında önce solcular itiraz ediyor; çünkü AKP istedi ya böyle bir şeyi. Koca koca insanlar meydanlara çıkıp Andımız'ı okudular. Anlamını bile bilmedikleri bir şeyi, altı yaşından beri bağırdıkları bir şeyi yeniden bağırdılar."
***
Haluk Bilginer sanırım hayatında hiç "Öğrenci Andı'nı" okumamıştır. Ya da okuduysa ve anlamını biliyorsa bundan rahatsızlık duymaktadır. Öğrenci Andı'ndan rahatsız olmak için AKP'li ve PKK'lı olmak yeterli nedendir. Zaten PKK rahatsızlığını bildirdi, Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde kaldırıldı.
Türkiye'de yaşayan, bu vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen insan olan kim olursa olsun, Öğrenci Andı'nın şu sözlerinden niye rahatsız olur ki?

"Türküm,
Doğruyum,
Çalışkanım,
İlkem;
Küçüklerimi korumak,
Büyüklerimi saymak,
Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ey büyük Atatürk;
Açtığın yolda,
Gösterdiğin hedefe,
Durmadan yürüyeceğime and içerim.
Varlığım;
Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!"

Haluk Bilginer, AKP'li, PKK'lı ve bir bölücü değilse bu sözlerin neresinden rahatsız olduğunu tam olarak açıklayabilir mi? Büyüklere ve küçüklere saygı ve sevgiyi, ülkeyi, milleti sevmeyi ve kalkındırmayı, çalışkanlığı, doğruluğu ifade eden bu sözler Haluk Bilginer'in çocuğuna nasıl bir zarar verebilir? Bu ifadelerden soy özürlü ve etnik köken itibariyle Türklüğe düşman olanlar dışında kimse rahatsız olmaz. Bu sebeple Haluk Bilginer'in derdinin ne olduğunu çok merak ediyorum.
Haluk Bilginer açıklamaları içerisinde bir de "Allah aşkına Atatürk Milliyetçiliği'ni tarif edebilecek bir insanoğlu var mı bu dünyada? Atatürk Milliyetçiliği nedir? Kimse bilmez. Ama Atatürk Milliyetçiliği için insanlar ölüyor bu ülkede, Atatürk Milliyetçiliği için darbeler yapıldı geçmişte." demiş…

Kişiye göre milliyetçilik tanımı olmayacağı gibi Atatürk milliyetçiliği diye bir şeyin de olması mümkün değildir.

"Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." (Ankara: 26 Nisan 1926) diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Atatürk milliyetçiliği" gibi tarifi olmamıştır. Bu ifadeyi kullananlarda zaten yanlış yapmaktadır. Belli ki Haluk Bilginer'in derdi "Atatürk milliyetçiliği" ifadesinin yanlışlığı ile değil… Onun derdi içinde Türk, Türklük, Atatürk geçen ifade ve kavramlarla…

Haluk Bilginer Atatürk'ün verdiği değeri düşmanlığa dönüştürmüş bir sanatçı olarak karşımıza çıkmıştır. Herhalde o da Öcalan'ı önderi olarak gören Kadir İnanır'a bir özenti duymaktadır.

AKP iktidarı öğrenci andını kaldırıyor ve Haluk Bilginer de o öğrenci andına saldırıyorsa burada bir gönül ve fikir bağı olduğunu anlamalıyız.

Haluk Bilginer, artık "Akil Adamlığı" ve İmralı'ya gidecek heyet içinde bulunmayı hak etmiştir. Gerçekten AKP ve PKK'nın gözüne girecek çıkışını gerçekleştirmiştir. Umarım Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit, Ahmet Yenilmez gibi sanatçılar onu kıskanıp önünü kesmezler… 

Ortadoğu Gazetesi


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan tatlı 10 ay önce

kadir inanır türküyenin en sevilen en büyük aktörüdür.böyle şeylerin içine girmesi bizi üzüyor...

banner211