İHANET SÜRECİNDE NELER OLUYOR?
 Ortadoğu Gazetesi yazarı İsmail Özdemin çözüm süreci olarak ifade edilen "ihanet sürecinde gerçekte neler oluyor"  köşesine taşıdı.

Ortadoğu Gazetesi yazarı İsmail Özdemir'in yazısı şöyle:


6-8 Ekim'de sokakların karıştırıldığı 40 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve akabinde önce Hakkâri'de 3, sonrasında Diyarbakır'da 1 askerimizin sokak ortasında PKK'lılar tarafından şehit edildiği gelişmeler AKP iktidarını bazı adımlar atmaya zorladı.

İktidar yandaşı medyaya ve hükümet kanadından gelen mesajlara bakılırsa bundan sonra böyle olayların yaşanmaması için sözde çözüm sürecinde yeni düzenlemeye gidildiği algısı yaratılmaya çalışılıyor.

Suni olarak birkaç gün HDP ve PKK'ya yönelik sözde eleştiriler yöneltildi. 

Yükselen haklı toplumsal refleks ve sözde çözüm sürecine yönelen itirazlar yeniden makul bir seviyeye indirilmeye çalışıldı.

Genel tabirle "toplumun gazının alınmasına" yönelik söylemlerde bulunuldu.

Oysa HDP'lilerin görüşmeye yeniden başladıklarını ilan etmeleri ile bir kez daha görüldü ki, AKP'nin "yeni koşullar" olarak tanımladığı dönem; PKK ve İmralı canisine daha fazla taviz vermesinden başka bir anlam içermiyor.

Bir diğer ifade ile ihanet kaldığı yerden devam edecek, ancak bu kez vitesi yükseltilmiş halde.

* * *

İronik gelebilir belki ama yaşanılanları doğru okuyabilmek adına AKP'nin neyi söylediğine değil, PKK'nın neyi söylediğine ve buna karşın yine AKP'nin hangi adımları attığına bakmak gerekir.

AKP bu dönem için iki mesele üzerinde durulduğunu söyledi. Birincisi sözde çözüm sürecinin kararlılıkla devam etmesi, ikincisi ise kamu düzeninin sağlanması. Tabi bununla birlikte sözde çözüm sürecinin "daha şeffaf" olacağı yalanı da söyleniyor.

Yalan diyorum çünkü bu şeffaflık kim için yapılacak burası, AKP hükümetinden gelen açıklamalara bakarak hedefi tam işaret etmiyor.

Şeffaflıktan kasıt aslında İmralı canisi ve Kandil'i kapsıyor!

Peki sürecin devam etmesi "kararlılığı" nasıl alındı?

Gelin hep beraber cevaplarını arayalım…

Cemil Bayık'ın ağzından PKK, 09 Kasım 2014 günü bir gazeteye verdiği röportajla "müzakerelere devam edilmesi" koşullarının şunlara bağlı olduğunu duyurmuştu: "Bir, Önder Apo'nun içinde bulunduğu koşullarının değiştirilmesi gerekiyor. Bu koşullarda diyalog olabilir ama müzakere olamaz. İkincisi, üçüncü bir tarafın müzakerelerde gözlemci olması, şahitlik yapması gerekiyor. Dünyadaki bütün sorunlar, üçüncü tarafın gözetiminde çözümlenmiştir. Üçüncüsü, bir izleme komitesinin oluşturulması ve bu izleme komitesinin hem bizim hem Türk devletinin hareketlerini izlemesi ve kim sürece doğru yaklaşıyor, kim sabote ediyor, kim boşa çıkartıyor, kim savaşta ısrar ediyor, komite tarafından izlenmesi ve kamuoyuna açıklanması gerek."

Buna benzer talep ve açıklamalar HDP kanadından da gelmiştir.

* * *

Demek ki PKK'nın sunmuş olduğu bu üç şart AKP tarafından kabul edilmiştir ki, İmralı'daki terörist başı ile sürekli görüşen 3 HDP'li, geride bıraktığımız gün "süreç devam edecek" açıklamasını yapmıştır.

Burası ilk noktadır. İkinci mesele olarak AKP'nin sunduğu "kamu düzeninin sağlanması" tezi ise tam bir komedidir.

Kamu düzeninin sağlanması için söylenilen söz çok ama atılan adım ne yazık ki yoktur.

Bakın bu konuda neler yaşanıyor.

Yine Cemil Bayık'ın, bu kez 03 Kasım 2014 tarihinde PKK'ya yakın olan bir televizyon kanalıyla yaptığı röportajında "Hükümetin kamu düzeninin sağlanması konusunda size yönelik çağrılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna yönelik verdiği şu cevapla devam edelim: "Ben gerçekten gülünç buluyorum. Kamu düzeninin sağlanmasını PKK'den istiyorlar. Bu aslında PKK'nin toplum üzerindeki etkisini de gösteriyor. Belki farkında olmadan bunu kabul ediyorlar…Bu artık Türk devletinin kamu düzenini sağlayamadığının açık bir itirafıdır. Türk devleti bununla içine düştüğü vahameti itiraf ediyor. Ben kamu düzenini sağlayamıyorum. Ancak PKK bunu sağlayabilir diyor. Bunun ne anlama geldiğini sanırım herkeste görüyor ve anlıyor. Mademki gerçek bu ise; artık sadece PKK kamu düzenini sağlayabiliyorsa, o zaman PKK ile kamu düzenini sağlamak için müzakere görüşmelerini bir ana önce başlatması gerekiyor. Eğer müzakere görüşmelerini başlatırlarsa kamu düzeni sağlanır. Başka türlü nasıl sağlanacak?"

Meselenin iç yüzü zannediyorum PKK'dan gelen bu açıklamalara bakarak şimdi daha iyi kavranmıştır.

YAZININ DEVAMI



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211