KİLİT, DEVLET BAHÇELİ'DE
'1 Kasım’da bu üç partinin kuracağı bir ittifak umulmadık düzeyde yüksek bir oya, örneğin % 23, % 24 gibi bir oy oranına dahi çıkabilir.'

Prof. Dr. Sedat Laçiner,haberdar.com'da bugünkü '1 KASIM SEÇİMLERİ: KİLİT, DEVLET BAHÇELİ'DE' başlığı altında partilerin durumunu inceledi, çeşitli terkiplerle soçim sonuçlarını tahmin etti.

Laçiner; 7 Haziran Seçimleri tek başına iktidar çıkaramadığını Seçim sonuçları AK Partiiçin ‘bir dönemin sonu’ olduğunu yazdı. Erdoğan ve arkadaşlarının ‘yenilgi’yi kabul etmediğini bu yüzden seçim kararı alındığını iddia ederek: 'Seçimlerin yenilenmesini MHP’nin tavrı da kolaylaştırdı. Kimse HDP ile koalisyona yaklaşmazken CHP’nin istekli halleri hükümet kurmak için yeterli olmadı… Böylece, seçimlerin üzerinden daha 6 ay bile geçmeden yeniden oy sandığına gidiyoruz. Normal şartlarda bu kısa bir sürede seçmen tercihlerinde büyük değişimler olmaz. Dolayısıyla pek çok kişi “ya aynı sonuçlar çıkarsa” diye kendisine soruyor. Kimi uzmanlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı sonuç çıkana kadar, yani AK Parti tek başına hükümeti kurabilene kadar, seçimleri tekrar ettirecek. Bu sürede geçen hükümetsiz ve meclissiz geçiş sürecini ise ‘fiili başkanlığı’nı pekiştirmek için kullanacak.' dedi.

Laçiner'in yazısı şöyle devam ediyor:


TERÖR NASIL ETKİLER?

1 Kasım Seçimleri’nden farklı bir sonuç çıkabilir mi?

Muhalefete göre Erdoğan ve AKP sonuçları değiştirebilmek için her yolu deniyor. Erdoğan ve AKP’ye dönük en büyük suçlama terör olaylarını oylarını arttırmak ve HDP’yi meclis dışı bırakmak için kullanıyor olması. Dileriz bu iddia gerçek değildir. Dileriz hiç kimse terörden oy ummuyordur.

Ancak, terör olaylarının oyları etkileyeceğini söylemek mümkün. İlk etkiHDP’nin oylarında azalma şeklinde gerçekleşir ki oyların % 10’un altına inmesi Meclis aritmetiğini çok değiştirir. HDP barajın altında kalırsa, AK Parti bugünkü oylarını korusa dahi tek başına hükümeti kurar. Dahası HDP’nin Meclis dışında kalması sayesinde 50’den fazla milletvekili AK Parti’ye geçer ki bu da hükümet kurmaya ek olarak Anayasa’yı değiştirme çoğunluğunu da getirebilir. Başka bir deyişle Meclis’teki parti sayısının 3’e düşmesi sayesinde Erdoğan ve partisi TBMM’den istedikleri yasayı çıkarma gücüne kavuşabilirler, Başkanlık Sistemi’nin yolu da böylece açılabilir.


Bu tahmin daha çok Saray’ın ve AK Partili bazı yöneticilerin gönlünden geçen bir tahmin. Diğer taraftan terör olayları ülkeye öngörülenin ötesinde zarar veriyor. Hemen hemen her gün birkaç şehit ve yaralının geldiği bir ülkede olanlardan dolayı iktidarın sorumlu tutulmaması kolay değil. Diğer bir tabirle, toplum terör nedeniyle Erdoğan’ı ve AKP’yi suçlu görebilir ve oylar artmak yerine azalabilir de. Buna bir de ekonomide görülen sıkıntılar eklenirse tablo tahmin edilenden daha farklı çıkabilir.


KATILIM ORANI

Seçim sonuçlarını etkileyebilecek bir diğer unsur ise seçimlere katılım oranı. Eğer bir partinin seçmeni tatil yapmak için veya partisini protesto etmek için sandığa daha az giderse bu durumda seçim dengeleri değişebilir. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde böyle olmuştu. Ağırlıklı olarak CHP seçmeni sandığa gitmemiş ve bu da Erdoğan’ın seçilme oranını kolaylıkla % 50’nin üzerine taşımıştı.

7 Haziran Seçimleri’nde katılım yüksekti: % 83,9. Aynı oranı 1 Kasım’da yakalamak zor görünüyor. Seçimlerden hemen önce, Perşembe günü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var ve o gün resmi tatil. Muhtemelen pek çok kişi Cuma günü tatil ilan edilmese bile Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce tatile gidecek ve seçimlerden 2 gün sonra tatilden dönecek. Çünkü seçimlerden sonraki gün de sayım işlemleri nedeniyle okullar tatil oluyor. Eğer Hükümet, tatili daha da uzatırsa, seçime katılmayanların oranı daha da artabilir. Uzmanlar, kabaca tatili sandığa tercih edenlerin genelde CHP seçmeni olduğunu iddia ediyorlar. Eğer tahminleri doğru çıkar ve seçimlere ağırlıklı olarak bir partinin seçmeni daha az katılırsa o partinin oylarında ciddi düşme olur, AK Parti’nin oyları ise artar.

KİLİT MHP’DE

Son olarak 1 Kasım’ı 7 Haziran Seçimleri’nden çok farklı bitirebilecek olan ‘oyun değiştirici’ ittifaklardır.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) resmi verilerine göre 7 Haziran’da oy dağılımı şöyle oldu: AK Parti % 40,66, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) % 25,13, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) % 16,45, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise %12,96.

Geçtiğimiz seçimde Saadet Partisi (SP) ve Büyük Birlik Partisi (BBP) ittifakı % 2’nin biraz üzerinde bir oy aldı. DSP ve DP gibi partiler ise % 0,2 ve 0,15 gibi oylar aldılar. Yine bağımsızların aldığı oy oranı da % 1 civarında.

Seçimlerden önce SP ve BBP, ittifak yapmak için MHP’yi ikna etmeye çalıştılar, ancak olmadı. Devlet Bahçeli bu talepleri reddetti. Oysa bugün görüyoruz ki MHP, SP, BBP ittifakı rahatça % 20’yi aşabilir. Hatta benim şahsi tahminim 1 Kasım’da bu üç partinin kuracağı bir ittifak umulmadık düzeyde yüksek bir oya, örneğin % 23, % 24 gibi bir oy oranına dahi çıkabilir. Zaten üç partinin 7 Haziran oylarını üst üste koyduğunuzda bile rakam % 19 civarında çıkıyor. Ancak SP veBBP’nin pek çok seçmeninin, partileri barajı geçemeyecek endişesi ile ya sandığa gitmediklerini ya da başka partilere yöneldiklerini de biliyoruz.

Başka bir deyişle MHP, SP, BBP üçlüsü tahminlerin çok ötesinde bir oy alabilir.

Ayrıca, AK Parti dışında seçenek arayan, ancak bulamayan sağ seçmen için de böyle bir ittifakın doğal bir adrese döneceğini söylemeliyiz. Yani sola ve HDP’ye oy veremeyen çaresiz seçmen sandıkta oy verebileceği bir yer bulmuş olacaktır…

Benim kişisel kanaatim bu ittifakın % 20’nin üzerinde bir oy alacağı şeklindedir. Bu ise Meclis’teki dengeleri bir hayli değiştirir…

MHP’nin ittifak adımına ek olarak, CHP’de yaşanabilecek 1-2 puanlık artış dahi oylarını % 26-27 bandına getirir, ki anketler CHP’de böyle bir artışın büyük bir olasılık olduğunu gösteriyor. Eğer CHP’deki artış beklenenin de üzerine çıkar ve % 28’e çıkarsa oy oranı ve milletvekili sayılarında olağan dışı değişimler yaşanabilir.

MHP ve CHP’deki böyle bir kıpırdanma ise AK Parti’nin az da olsa % 40’ın altına düşmesine yol açacaktır. HDP’nin barajın üstünde kaldığı, MHP ve CHP’nin ise toplamda % 50’yi zorlayacağı bir sonuç ortaya yeni bir koalisyonu getirir ki bu AK Partisiz bir seçenektir.

Dediğim gibi, kilit Devlet Bahçeli’de. Sayın Bahçeli, milliyetçi cenahta BBP’yi bitirmek düşüncesiyle ittifaktan uzak durabilir veya büyük bir koalisyonla hükümet kurmak için ittifak seçeneğini değerlendirebilir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erman 1 yıl önce

7 haziranda akp ye verdik pişmanız oyum MHP ittifakına

banner211