Mehmet Öz; Bir Nesli Daha Mahvetmemek İçin!

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. MEHMET ÖZ, bugünkü makalesini Türkiye'nin eğitim meselesine ayırmış. Mehmet Öz yazısında, Bilimde ve teknolojide öncülük etmek için eğitim sisteminin belirli bir felsefeye dayanması, kurumların buna göre şekillenmesi gerektiğini belirtiyor.

Mehmet Öz; Bir Nesli Daha Mahvetmemek İçin!
04 Eylül 2017 Pazartesi 20:17

 Prof. Dr. Mehmet Öz, Türk Ocakları sitesindeki makalesinde "Türkiye’nin Eğitim Davası: Bir Nesli Daha Mahvetmemek İçin" başlığı altında Türkiye'deki eğitim meselesini üzerine düşüncelerini paylaştı.

"BİLGİNİN VE BİLİMİN ÖNEMİ KATLANARAK ARTIYOR"

Öz yeni yazısında, İçinde bulunduğumuz çağın tarifi yapılırken kullanılan terimlerden birinin “bilgi çağı” olarak değerlendirilmesinin yanlış bir tamlama olduğunu belirterek; "Esasen bu, yanlış bir tanımlamadır; zira bilgi, bir çağda değil bütün çağlarda insanlar için en önemli hazinelerden biri olmuştur. Yusuf Has Hacib’in akıl ve bilgiye dair sözlerinin benzerlerini farklı dönemlerde ve uygarlıklarda da bulursunuz. Ama çağımızda bilginin ve bilimin önemi katlanarak artıyor. Bununla bağlantılı olarak eğitim, bilimsel araştırma ve teknolojik yeniliklerde süregelen yarışta geride kalanların bağımlılığı da vazgeçilemez bir hâl alıyor. Doğal maddi kaynaklara sahip olmayan milletler ve ülkeler için yetişmiş insan gücünün, üretimin ve yaratıcılığın önemi daha da büyük. Doğal kaynakların bir kısmının, özellikle petrol, doğalgaz gibilerinin, yenilenebilir olmadığı gerçeği, insanları sürdürülebilir enerji kaynaklarına yöneltiyor. Burada da eğitim, bilim ve teknolojik yaratıcılık devreye giriyor. Bunun gibi pek çok örnek verilebilir. Bu alanların gelecekte bugünkünden daha da etkili olacağı, dünya yüzünde var kalma mücadelesinde kilit rol oynayacağı kesindir." şeklinde yazdı.

"EN BAŞARISIZ OLDUĞUMUZ ALANLARDAN BİRİSİ EĞİTİMDİR"

19. yüzyıl ve hatta önceki yüzyıllardan itibaren Osmanlı yöneticileri de askerî ve teknik alanlarla bağlantılı konulara öncelik vererek eğitim kurumlarını modernleştirmeye başladıklarını II. Mahmud ve bilhassa da II. Abdülhamid devirlerinde büyük atılımlar yapıldığını, Cumhuriyet’in kurulmasından sonra da eğitim, öncelikli konulardan biri olduğunu ifade ederek; "Ancak geldiğimiz noktada maalesef en başarısız olduğumuz alanlardan biri eğitimdir. Buna bilimsel, akademik performans ve yenilik (inovasyon) konularını da ekleyebiliriz. 2000’lerde bütçeden Ar-Ge’ye ayrılan payda meydana getirilen artışa rağmen Türkiye hâlâ olması gereken seviyenin çok çok altındadır. Büyük devletler nitelikli kadrolarla, yetişmiş insan gücüyle ayakta durur ve gelişmeye devam eder. Bilimde ve teknolojide öncülük etmek için eğitim sisteminin belirli bir felsefeye dayanması, kurumların buna göre şekillenmesi şarttır." dedi.

Genel Başkan Öz, eğitim felsefesinin bir ayağı Türk tarihine, Türk kültürüne ve vatan toprağına sımsıkı basarken bir ayağı da dünyayı dolaşması ve Kozmopolit değil cihanşümul olması gerektiği fikrini savundu. 

Öz yazısına şu cümlelerle devam etti: 

"ORADAN BAŞLAYACAĞIZ"

"Önce körü körüne Batı hayranlığı sonra da medeniyetler arası diyalog masallarıyla heba edilen nesiller ve yılların tekerrür etmemesi şarttır. Bizim kimliğimizi coğrafyamız, tarihimiz ve dilimiz yoğurmuştur. Bunun mayası da Anadolu’dur. Oradan başlayacağız. Türk’ün Anadolu’dan önceki tarihi, kültürü ve müktesebatı bu mayanın asli elemanlarından biridir. Anadolu’nun da elbette ki Türk-öncesi tarihi, geçmişi, birikimi vardır ve biz onu da temellük etmişizdir. Burada bin yıllık tarih var. Bu tarih tecrit edilmiş değildir, dışındaki dünyayla etkileşimdedir. Büyümüştür ve o “dış”ın önemli bir kısmını “iç” yapmıştır. Dolayısıyla biz Anadolu, Balkanlar, Orta Avrupa, Karadeniz’in kuzeyi, klasik İslam topraklarını kapsayan bir coğrafyada siyasi ve medeni açıdan hüküm sürmüş bir milletiz. Bugün de Afrika’dan Güney Amerika’ya, Arap ülkelerinden Türk dünyasına bütün dünya ile ilişki ve iletişimdeyiz."

Partilerin farklı programları bir yana, ülkeyi 15 yıldır yöneten bir siyasi partinin farklı bakanları dahi eğitimi sil baştan ele almaya giriştiklerini, halbuki İdeolojik ve siyasi hesaplaşmaların girdabında çabalamak yerine bu meseleleri, geçmişten geleceğe bir ufukla değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.

28 Şubat sürecinin yanlışları, tersinden başka yanlışlarla düzeltilemeyeceğini belirten Öz, Devlet kurumlarının ve hükûmetlerin müzaheretiyle, diğer bazı alanlar gibi, hatta en başta eğitim alanına “hizmet” ve “altın nesil yetiştirmek” söylemi ile hâkim olan yapılanmanın benzerlerine yol açabilecek özel/vakıf okulları konusunda hassas ve dikkatli davranılması gerektiği hususunun altını çizdi.

 Prof. Dr. Mehmet Öz yazısını şöyle devam ettidi:


Kaynak: KAPSAMHABER


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.