Saldırı Arkasında Suriye Varsa Neden Duruyorsun?
 
Eğer İngiltere’nin herhangi bir kentinde bir bomba patlasa ve bir çok insan öldükten sonra İngiliz İçişleri Bakanı, patlayan bombadan mesela İran istihbarat servisi sorumlu açıklamasını yapsaydı, herhangi bir tutuklama dahi olmadan İngiliz halkı, İngiliz İçişleri Bakanı’nın yaptığı açıklamaya inanırdı. Oysa Türkiye’de sadece İçişleri Bakanı değil, Başbakan dahil bütün hükümet Reyhanlı saldırısının arkasında Suriye’nin olduğunu açıklamasına ve bir çok failin yakalanmasına, tutuklanmasına rağmen Türk halkının çok büyük bir bölümü, saldırının Suriye tarafından değil, Türkiye’yi Suriye’ye karşı savaşa sokmak isteyen Türkiye’nin desteklediği muhalefet tarafından gerçekleştirildiğini düşünüyor.

Sadece Türk halkı değil, bir çok AKP’yi destekleyen gazeteci ve akademisyen de böyle düşünüyor. Keşke televizyonlarda reklam aralarında konuşulanlar da yayınlansa, programlar ne kadar ilginç olur.

Reyhanlı saldırısından sonra dört olası fail olduğu analizini yaptım. Bunları sırası ile
1) Suriye muhalefeti,
2) Suriye,
3) Avrupalı bir istihbarat servisi,
4) Orta Doğu’dan bir istihbarat servisi idi. İçişleri Bakanı M. Güler, “Bombacıları yakaladık, suçlarını itiraf ettiler, Suriye istihbaratı için çalışıyorlar” açıklamasını yapınca Şam’ın bu aşamada böyle bir adım atması çok muhtemel değil, ancak Suriye ordusunun kendisini krizin başından bu yana en güçlü hissettiği anda bu saldırıyı yapmış olabilirler analizini yaptım.

Çekincelerimle birlikte, Suriye rejimi,
“1)Uçaklarını düşürdük tepki vermediler,
2) Sınır kapılarını bombaladık tepki vermediler (eğer Şam yaptı ise) şimdi Türkiye-Suriye sınırını Afganistan-Pakistan sınırına çevirmenin bedelini ödetelim ve Türkiye’de neler yapabileceğimizi gösterelim” diyerek saldırıyı düzenlemiş olabilir tahlilini yazdım. Üstelik Suriyeli bir bakan bu analize şunu da ekledi: “Türk ordusu savaşabilecek bir durumda değil.”

Bu arada dünya basınında saldırının Şam rejiminin değil, El Kaide’nin işi olduğuna dair yorumlar çıktı. Cumhurbaşkanı A. Gül, Türk basınında neden ise ilgi çekmeyen Reyhanlı ziyareti sırasında Suriye’yi hedef almadı. Oysa 51 vatandaşı katledilmiş bir ülkenin Cumhurbaşkanı failden emin olsa, Reyhanlı’da yaptığı konuşmada Şam’ı açık şekilde hedef alır, bunu sizin burnunuzdan fitil fitil getireceğiz tehdidinde bulunurdu. Aksine Gül, faili belirsiz bırakan bir konuşma yaparken, istihbarat ve güvenlik görevlilerini eleştirdi. Daha da ilginci Başbakan Erdoğan, “Bizi Suriye batağının içine çekmek istiyorlar” derken, neyi kastetti? Herhalde Beşşar Esad, Türkiye’nin Suriye’ye girmesini istemez? Peki Erdoğan kimi kastetti?

Nihayet jandarma istihbaratın El Kaide’nin Türkiye’de bombalama hazırlıkları ile ilgili bir rapor hazırladığı ve ilgili birimlere ilettiği ortaya çıktı. İçişleri bakanı ve iktidar partisi yetkilileri bu raporun içeriği üzerinden durmaktan çok, kimin raporu sızdırdığı üzerinde durmayı tercih ettiler. Eğer Reyhanlı’da Türk kamuoyundan gizlenmeye çalışılan bir şey var ise bu çok uzun süre gizli kalmaz ve AKP bunun hesabını veremez.

Ancak bir an için AKP Hükümeti tarafında yapılan açıklamaların doğru olduğunu kabul edelim. Gerçekten Reyhanlı’da saldırıyı gerçekleştiren bütün Hatay’da sahtekarlığı ile tanınmış bir adam ve onun çetesi ise ve bu saldırı Suriye askeri istihbaratı ile birlikte gerçekleştirilmiş ise AKP Hükümeti ne yapmayı düşünüyor? Yoksa Şam’ın yaptığı analiz doğru mu? Yani, Şam rejimi “Uçaklarını düşürürüz, sınır kapılarını bombalarız, kendi ordularının durumuna güvenmedikleri için arkamızda Rus-İran desteği olduğu sürece bir şey yapamazlar” diye düşünmekte haklı mı?

Yeniçağ



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211