Sarkık Bıyıklılar
2010 yıllarında Hüseyin Çelik'in "sarkık bıyık" açıklaması ve ardından Bahçeli'nin Çelik'i "Türk düşmanı ilan ettiği günleri hepimiz hatırlamaktayız.

Hüseyin Çelik’in O naralı konuşmaları hala kulaklarımızda çınlıyor. O tarihlerde Özel orduyla ilgili  açıklama yapan Çelik "oluşturulacak özel birlikler asker içinde mi polis içinde mi olacak" sorusunu geçiştirerek,. ‘Özel Harekat Timleri içinde çok yanlış adamlar vardı. Bıyıkları aşağıya doğru sarkık, tipik MHP militanı görüntüsü veren insanlar vardı. Ellerinde uzun namlulu silahlar, özel arabalarla gezen" demişti.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Adem İslamoğullarıSARKIK BIYIKLILAR’la ilgili güzel bir yazı kaleme almış. Gerçekten Sarkık Bıyıklılar’a şu anda ne kadar çok ihtiyacı var Türkiye’nin…

Adem İslamoğulları ne diyor bakalım:

1983 yılından bu yana hep ateşin olduğu yerde.. hep mayınların olduğu yerde.. hep karanlık pusuların olduğu yerde.. hep ölümün kol gezdiği yerlerdeydi onlar…
'Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkler' mısrâında can bulmuşlardı sanki…
Düşmana korku, mazluma umut oldular hep…
PKK telsizlerinden yükselen "imdat" çığlıkları, "bittik.. tükendik.." feryatları bir sebep değil neticeydi; 'sarkık bıyıklı'ların vatanseverliğinin, cesâretinin neticesi…
Zaman geldi, ağır silahlarından arındırıldılar… Zaman geldi lağv edildiler…
Zaman geldi, "Üç-beş Mehmetçik öldü diye Meclis'i toplayamayız" diyenler "Bıyıkları aşağıya doğru sarkık, MHP militanı görünümlü" diye tahfif etmeye çalıştılar…
Fakat onlar 'sarkık bıyıklılar'dı, Türk devletinin, Türk vatanının, Türk milletinin düşmanları neredeyse onlar karşılarındaydılar, hedeflerindeydiler… Onlar hep namlunun ucundaydılar…
Bilemezlerdi…
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin uçaklarındaki ellerin tetiklere gidip de üzerlerine bomba yağdıracağını…
Onlar karşılarında hep düşman görmeye alışmışlardı…
Bilemezlerdi…
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı uçaklardan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kayıtlı bombalarla, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bedenen mensup, ruhlarını ve ahlâklarını ihânete satmış, ihânetin esiri olmuş, ihânetin cellâdı olmuş, ihânetin kâtili olmuş Sabbah'ın fedâileri gibi üzerlerine ölüm kusacaklarını…
Onlar 'sarkık bıyıklılar'dı…          
Kinleri yalnızca Türk devletinin, Türk vatanının, Türk milletinin düşmanlarınaydı.. Aileleri vardı onların… Eşleri, çocukları vardı yollarını gözleyen, özleyen, özledikleri.. Evlerinde çocuklarıyla oynuyordu onlar da, omuzlarına alıp gezdiriyorlardı ölümden vakit bulduklarında, başucunda sabahlıyorlardı çocuklarının…
Bilemediler…
Gökten ölüm yağacağını, üzerinde Türk bayrağı bulunan uçaklardan…
Bilseler…
'Sarkık bıyıklılar' bilselerdi o Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kayıtlı uçaklardan yağan ölümün kendilerini bulacağını, hepsi dağlarda bir kahpe PKK kurşunuyla, sokaklarda karanlıkta sıkılan bir mermiyle ölmeyi ya da bir mayına basarak paramparça olmayı tercih ederlerdi…
Bilseler…
 'Sarkık bıyıklılar' bilselerdi ki, vatanı, bayrağı, milleti, devleti sevmenin bedeli o pilotların attığı bombalarla ölmek… hiç ölmek istemezlerdi…
'Sarkık bıyıklılar'…
Bu vatan size minnet-dârdır…
Bu vatan size borçludur…
Bu vatan topraklarının üstü de size helâldir, altı da size helâldir…
Şehitlik rütbeleriniz her rütbeden üstündür…
Allah size gani gani rahmet etsin..   Hz. Peygamber'e komşu etsin…
Aziz hâtıralarınız huzurunda tâ'zîm ve temennâ ile eğiliyoruz…

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLA
 

KAPSAMHABER



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211