SUSARAK SUÇA ORTAK OLMAK!
Yazar Osman Kara'nın "SUSARAK SUÇA ORTAK OLMAK!" başlıklı makalesi:

Kumpası bilen, devlete ve halka duyurması gerekirken duyurmayan, itiraz etmesi gerekirken susan, önleme gücü varken önlemeyen herkes suçludur. Hem de en az kumpasçılar kadar suçludur.
 
Şimdi birileri günah çıkarıyor, birileri o karanlık geçmişin utancını ucuz itiraflarla, pişmanlık söylemleriyle silmeye çalışıyor. Beyhude çaba! İs karası değildir o yüz karasıdır; teneşirde de çıkmaz.    
 
Birisi “bunlar kendi milli ordularına kumpas kurdurlar” diyor. Eğer işin ucu sana dokununcaya, kumpasın çamuru senin çevrene sıçrayıncaya ve ateş senin evini sarıncaya kadar sen bu kumpası anlamadıysan; sende ciddi bir algı sorunu var demektir. Yok, eğer o gün anladın da bugün itiraf ediyorsan sende, seninle beraber günah çıkarma yarışına girenlerin hemen hepsinde çok ciddi bir ahlak zafiyeti söz konusudur. Her iki halde senin ve ötekilerin bulundukları makamla uyuşamaz.
 
Bir diğeri o gün yapılan usulsüzlükleri bilerek sineye çektiklerini itiraf ediyor. Lanet olsun! Haksızlığı, ahlaksızlığı hem bilmek hem de sineye çekmek, kabullenmek! Ha kabullenmişsin ha sen yapmışsın, farkı ne?  
 
Biri “verilen zararları telafi etmekten” dem vuruyor. Sen hürriyetin, sen haysiyetin, sen şerefin ne olduğunu bilir misin ağam? Sen bu dünyada erdem sahipleri tarafından asla satılmayacak ve haysiyetsizler tarafından da ne kadar paraları olursa olsun asla alınamayacak değerler olduğunu duymadın mı hiç? Telafi ederlermiş! Neyi nasıl telafi edeceksin efendi? Uçup giden umutları yakalayabilir misin? Dağılan yuvaları tekrardan kurabilir misin? Ve sen giden canları geri getirebilir misin? Kuddusi Okkır’ı, Ali Tatar’ı, Abdülkerim Kırca’yı ve diğerlerini? Eğer tenezzül eden bulabilirsen sen para verebilirsin, mal verebilirsin hatta makam ve mevki verebilirsin. Söyler misin, sen can verebilir misin? Can almak kula ama can vermek sadece ve sadece Allah’a mahsus değil mi? On kere, bin kere, yüz bin kere, milyonlarca kere haşa; söyle, sen Allah mısın?
 
Birisi de “yapılan haksızlıklardan, kurulan kumpaslardan içinin yandığını” söylüyor. Onun içi yanıyormuş, benim midem bulanıyor. Tiksiniyorum, kusmak istiyorum. Tüm pisliklerin üstüne, tüm yaşanmış kepazeliklerin üstüne kusmak ve yeni yıla tüm pislikleri geride bırakarak girmek istiyorum.
 
"Susarak suça ortak olmak" diye bir tabir var. Suçlusunuz beyler, sustuğunuz için suçlusunuz. Kumpasın zehirli okları hasmınızı vururken zafer çığlıkları attığınız için suçlusunuz? O kasetlerle, o kumpaslarla insanların değil insanlığın katledildiğini göremediğiniz, anlayamadığınız için suçlusunuz. Ellerinizde insanlığın kanı var!  

Haber Gazetesi


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211