Türkiye-İsrail ilişkileri

2010’dan beri donmuş olan Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi yönünde diplomatik gelişmeler yaşandığı haberleri önemli ve olumludur. Bu konuda henüz resmi ve nihai bir anlaşma olmadığını biliyoruz. Tarafların bir ön anlaşmaya vardıkları yönünde bilgiler var.

Reuters haber ajansına konuşan bir Türk yetkili “İsrail ile görüşmelerde nihai tabloya yaklaştık. Çok uzun sürmez diye düşünüyoruz” demiş. Böylesi konularda nihai anlaşma resmi ağızlarca açıklanmadan sonuç ortaya çıkmış olmaz. İki ülke arasında devam eden müzakereler ve bazı konularda uzlaşıya varıldığı haberleri Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi açısından umutlara neden oluyor. Dünya basını bu konuya büyük ilgi gösterdi. Ortadoğu’da iki önemli oyuncu olan Türkiye ve İsrail’in ilişkilerini normalleştirmesi ve doğuracağı olası sonuçlar konusunda epey yorum okumak mümkün. İlişkilerin normalleşmesinin özellikle enerji konusunu nasıl etkileyeceği yoğun olarak tartışılıyor.

Hatırlanacağı gibi Türkiye-İsrail ilişkileri AKP iktidarı döneminde bozulmaya başladı. İlişkilerde kriz, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2009’da Davos’taki “One minute” çıkışı ile patlak vermişti. “One minute” olayının arkasında bir dış politika stratejisi vardı. Bunu “İsrail’le kavga ederek Arapları kazanma” stratejisi olarak özetleyebiliriz. “Milli Görüş” geleneğinden gelen bir politikacının ve iktidarının İsrail’e bakışının kavgacı olması beklenmedik bir şey değildi. Ahmet Davutoğlu’nun fikir babalığında Türkiye geleneksel Ortadoğu politikasını değiştirerek, büyük hayallerle bölgeye balıklama daldı. İsrail karşıtı söylemler Araplar arasında büyük destek buldu. İdeolojik dış politika bir süre başarılı gibi algılandı ve övgü topladı. İsrail, bu gelişmelere diplomatik düzeyde Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan’la ittifak kurarak cevap verdi. 30 Mayıs 2010’da ise Mavi Marmara trajedisi yaşandı. İsrail büyük hata yaptı ve ilişkiler koptu. (Rus uçağının düşürülmesi nedeniyle Putin’in sert konuşmalarına kızanlar, Mavi Marmara olayı sonrasında Başbakan Erdoğan’ın İsrail konusunda yaptığı konuşmaları hatırlasınlar.) İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları durumu daha da zorlaştırdı.

Beş yıl sonra durum ne? AKP’nin Ortadoğu stratejisi tamamen çöktü. Ortadoğu’da lider olma hayalleri, ideolojik dış politika duvara tosladı ve Türkiye yalnız kaldı. Rusya’nın Suriye’de boy göstermesi ve Rus uçağının düşürülmesi krizi ile Türkiye açısından durum daha da vahimleşti. Şimdilerde Arap sokağının kahramanı Erdoğan değil Putin.

“One minute” olayından hemen sonra dış politikaya ideolojik yaklaşımlar bulaştırmanın yanlış olduğunu yazmış, Ortadoğu’da izlenen politikaları eleştirmiş biri olarak şimdi bunları yazıyorum. Türkiye dış politikasında yere göğe sığdırılamayan, reklamı çok yapılan bir dönem kapandı. Ayaklar yere bastı. İdeolojiye değil çıkarlara dayalı, pragmatizmi temel alan dış politikaya geri dönüşte geç bile kalındı. Bu temelde sadece İsrail’le değil, bölgenin diğer önemli oyuncusu Mısır’la da ilişkileri normalleştirme yoluna girilmelidir. Türkiye, sadece rejimlerini beğendiği, hükümetin ideolojik olarak kendine yakın gördüğü ülkelerle ilişki içinde olma lüksüne sahip değildir. Hiçbir ülkenin böyle bir lüksü yoktur. İktidarlar değişir ama devletlerarası ilişkilerde devamlılık esastır. Askeri darbe ile iktidara gelen, İslamcı Hasan El Turabi’yi defalarca hapse atan, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranan Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir’i Türkiye’de ağırlayanlar Mısır’la niçin normal ilişki geliştiremez?

Türkiye-İsrail ilişkileri gerçekten normalleşecekse bunun her iki ülkeye de yararları olacak. Bu noktada enerji işbirliği konusu ön plana çıkıyor. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz “İsrail ve Türkiye’nin ilişkilerini normalleştirmesi için ciddi ve anlamlı bir şans var. Bunun ayrıca doğal gaz ve gaz planının diplomatik değerini gösterdiğini düşünüyorum” dedi. İsrail’le ilişkilerin normalleşeceği haberleri üzerine Zorlu grubunun enerji hisseleri değer kazandı. Belli ki enerji konusunda büyük beklentiler var. Ancak bu konuda da gerçekçi olmak ve sansasyondan, abartmalardan uzak durmak gerek. İsrail’in doğal gaz rezervleri Türkiye’nin ve Avrupa’nın ihtiyaçlarını karşılamaktan ve Rusya’ya alternatif oluşturmaktan çok uzaktır. Enerji konusunda çok şey söylenir. Somut sonucu görmeden bu söylenenlere ihtiyatla yaklaşmak gerek.

Bölgesel aktörler Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşeceği yönündeki haberleri yakından izliyorlar. Bunun olası sonuçlarını hesaplamaya çalışıyorlar. Haberler basına yansır yansımaz Nikos Anastasiadis’in İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi yapması rastlantı olmasa gerek.

Doğu Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında işbirliğinin gelişmesi olumlu olur. Türkiye-İsrail ve Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleşmesi bölge barış ve istikrarına katkı yapar.

Londra Gazetesi/ İsmail Kemal



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211