MHP'li Büyükataman; Türkeş’siz MHP, MHP’siz Türkiye İstiyorlar

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa Teşkkilatları tarafından düzenlenen Bayramlaşma programına katıldı.

MHP'li Büyükataman; Türkeş’siz MHP, MHP’siz Türkiye İstiyorlar
03 Eylül 2017 Pazar 19:44

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Bursa MHP teşkilatları tarafından düzenlenen bayramlaşma programında bir konuşma yaptı.

Büyükataman, MHP teşkilatına bayramlaşmaya gelen partililere yaptığı konuşmada "Yüce Allah’tan, bu mübarek bayramın; ülkemiz, milletimiz, Türk-İslam âlemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını; barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum." selamlama konuşmasından sonra; Türkiyenin içinde bulunduğu sorunlardan bahsetti.

TÜRKİYE'NİN ETRAFI DİNAMİTLENMEKTEDİR

Türkiye'nin bir an önce sorunlarından kurtarılması ve huzure ermesi için bir an önce ne gerekiyorsa yapılmasını istediklerini belirten Büyükataman; "Türkiye’mizin oldukça sıkıntılı, bir o kadar da ağır sorunlarla pençeleştiği bir dönemde mübarek Kurban Bayramına ulaşmış bulunuyoruz. Şüphesiz kurban; bir Müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun kanıt ve işaretidir. Türkiye’nin kalıcı bir bayram havasına bürünmesi konusunda herkes sorumlu davranmalı, milletimizin barış ve huzur iklimine kavuşması acilen sağlanmalı ve sağlam esaslara bağlanmalıdır. Türkiye’nin etrafı dinamitlenmektedir. Milli varlığımıza, hayat haklarımıza topyekûn suikast hazırlığı son aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Türkiye’nin hassasiyetleri kaşınmakta, husumet kamçılanmaktadır." şeklinde konuştu.

İsmet Büyükataman konuşmasını şöyle sürdürdü:

TÜRKİYE SORUNU ÇIKARTMAK İÇİN HERKES İŞ BAŞINDADIR

Terörizmi paravan olarak kullanan vahşi emperyalizm son kozunu oynamak için tetikte ve teyakkuzdadır. Hedef aslında Türk milletinin tarihi ve tavizsiz mevcudiyetidir. Aziz milletimizin destansı, aziz vatanımızın benzersiz kutsiyet ve ulviyeti tüm haşmetiyle, tüm görkemiyle meydandadır. Bundan rahatsız olan, bunu hazmedemeyen ne kadar hasım devlet varsa cinayet örgütlerini üzerimize salmak ve eş anlı saldırı komutu vermek için el ele vermişlerdir. Bunu görüyor, bu hazin gerçeği biliyoruz. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde tedavüle sürülen kirli pazarlıklar, kinli arayışlar, kapalı devre kışkırtılan arzular esasen Türkiye temalı, Türkiye odaklıdır. Bütün gözler, bütün dikkatler ülkemize çevrilmiştir. Aslında bir Türkiye sorunu çıkarmak için herkes işbaşındadır. Oklar üzerimize yönelmiştir. Küresel çetenin istikrarsızlık ibresi ülkemizi işaret etmektedir. Türklüğün soluk borusunun kesilmesi, tarihi irtibatlarının koparılması hususunda ittifak kurulmuştur.

KAVGA VE KUTUPLAŞMA ARAYIŞINDA KİM VARSA ART NİYETLİDİR

Küresel çetelerin yerli işbirlikçileri FETÖ, PKK, IŞİD, PYD/YPG gibi terör örgütlerinin belinin kırılması, tamamıyla tasfiye edilerek temizlenebilmesi ancak milli ruh ve ahlakın güçlü tepkisiyle mümkündür. Kaos havarilerine fırsat vermemek, kriz elçilerine şans tanımamak mecburiyeti ertelenemez bir gerekliliktir. Dağılarak değil birleşerek, küserek değil kucaklaşarak, asılsız ve hayasız iftiralarla değil birbirimizin hakkını koruyup gözeterek var olacağımız açık bir hakikattir. Türkiye’nin beka mücadelesi verdiği bu zaman aralığında, siyasi polemik yaratmak isteyen, siyasette kavga ve kutuplaşma arayışında olan kim varsa art niyetlidir ve dikkatle izlenmelidir. Bilinmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin, Türk devletinin istiklal mücadelesinde, beka direnişinde ayrılığa, anlaşmazlığa, çatışmaya prim vermeyecek bir irade ve tutumdadır. Çünkü mevzu bahis konu kutlu ve tarihi varlığımızın müdafaasıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi terörizmle, iç ve dış mihraklara karşı verilen samimi mücadelede devletiyle beraberdir. Aksini düşünüp milli dayanışmayı yıkmak, değilse bile sarsmak isteyen fesat odakları kaybetmeye mahkûm olan çürümüşlerdir. Bununla birlikte Türkiye’de can ve mal güvenliğinin olmadığını söyleyip yabancı ülkelere muhbirlik yapanların kimlere hizmet ettikleri, kendilerini ne hallere düşürdükleri açık ve ortadadır.

HAİNLER BUNU ANLAYAMAZ

15 Temmuz’da devlet yıkımdan kurtarılmıştır. Millet işgalden mahfuz tutulmuştur. Devlet; milletin namusuna emanet edilmiş yaşayan, milli hafızayı taşıyan, milli haysiyeti savunan şuur, gurur ve ruhtur. Hainler bunu anlayamaz. 15 Temmuz’u basamak yaparak, 16 Nisan’ı bahane ederek yeni devlet, yeni kurucu amacında olan varsa, aklını başına, ayağını da denk almalıdır. Türk devletinin yenisi, eskisi olmaz. Milli Mücadele’yi 15 Temmuz’la kıyaslamak, fırsattan istifade Türkiye’yi budamak ihanettir. Kötü niyet sahipleri karşılarında MHP’yi bulacaktır. Yeni devlet kuruyoruz lafı FETÖ’ye uzatılmış zeytin dalıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, bekasını yakından tehdit eden, egemenlik haklarını doğrudan hedef alan, varlık ve birliğini riske sokan her türlü eylem, hazırlık, kurgu, tertip, teşebbüs ve mütecaviz emellere karşı meşru müdafaa ve müdahale hakkını kullanmakla mükelleftir. Devlet olmak bunu gerektirir.

REZALETLE SAVAŞIYORUZ

Milliyetçi Hareket Partisi 16 Nisan referandumunda beka için evet derken safı bellidir, fakat 25 Eylül Kürdistan referandumuna yaklaşım ve tedbir geliştirme hususunda aynı muhataplarıyla bu kez ayrı düşmüştür. MHP, her türlü alçak operasyon ve ayak oyununa maruz kalırken bile vakarından, vatan aşkından, beka sevdasından sapma göstermemiştir. Bilinsin ki, ihanetle savaşıyoruz, rezaletle savaşıyoruz, melanetle de savaş halindeyiz. Türkiye düşmanlarına da inşallah göz açtırmayacağız. Diğer taraftan terörle mücadele edilirken, toplum ve devlet hayatına yuvalanmış teröristleri söküp atarken masum insanlarımızın itibar ve saygınlıklarına gölge düşürülmemeli, sapla saman birbirine karıştırılmamalıdır. Mağduriyetler artmakta, ülke çalkalanmakta, yine bazı cemaat ve tarikatlar oluk oluk kurum ve kuruluşlara yuvalanmaktadır. Ve devlet tartışılmaktadır. Bu tehlikeli bir yoldur. Bir an önce dönülmelidir. Türkiye’nin istiklal ve istikbaline sürülmeye çalışılan kara lekeye hep birlikte karşı koymalı, itiraz etmeli, el ele, gönül gönüle tarihi hak ve mirasımıza sahip çıkmalıyız. Nizamülmülk; “Devlet herkese nasip olmayacak büyük nimettir” der. Bu nimete son nefes, son nefer, son damla kana kadar sahip çıkacağız.

TÜRKEŞ'SİZ MHP, MHP'SİZ TÜRKİYE PLANLAYANLAR

Milliyetçi Hareket her devirde siyasi saldırıların hedefi olmuş, fitne ve fesatlarla içten çökertilmeye çalışılmıştır. Her dönemde birilerinin elleri sürekli Ülkücü Hareket’in içinde olmuştur. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler kayıtlarımızda durmaktadır. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası Ülkücü Hareketin yeni bir siyasi parti çatısı altında varlığını sürdürmesinin engellenmesi için başvurulan oyunlar ve tezgâhlar hafızlarımızda tazeliğini korumaktadır. 1992’de Ülkücü Hareket’te yaşanan kırılma ve kopmada hangi fitne mekanizmalarının harekete geçirildiği ve bu süreçte dış mihrakların oynadığı rol de unutulmamıştır. 12 Eylül sonrası kapatılan MHP’nin yeniden açılmasının gündeme geldiği dönemde 27 Aralık 1992’de Söğütözü’nde yapılan kongrede hangi oyunların sahnelendiği ve kimlerin hangi tezgâhlara başvurduğu da hafızalardan silinmemiştir. Dün Türkeş’siz MHP, MHP’siz Türkiye planlayanların yeni taktik ve oyunlarına direndik; MHP’siz hükümet, MHP’siz Meclis isteyen şerefsizlerle sonuna kadar mücadele ettik. Oyun aynı oyun ancak aktörler farklıdır. Şimdi de bu oyunları bozacağız, oyuncularına fırsat vermeyeceğiz. 

ÜLKÜCÜ İRADE BUNLARI İYİ GÖRMELİDİR

2002 yılından başlayarak “MHP’siz Meclis” için yapılan zorlamalar, sonuçsuz kalan karalama kampanyaları, yakılan fitne ateşleri, sahneye sürülen taşeronların, bunların hezeyanları ve nihayet 2009’da MHP’yi mahkeme yoluyla kayyuma teslim etmek için başlatılan hukuki süreçler de herkesin malumudur. Milliyetçi Hareket Partisi, bu davanın asli sahibi ülkücü neferlerin çelik gibi sağlam iradesi sayesinde bütün bu siyasi hesapları ve tezgâhları boşa çıkarmış, karşı karşıya bırakıldığı bu badireleri atlatarak siyasi varlığını sürdürmüştür. Devirler boyunca Milliyetçi Hareket’in altını oymayı amaçlayan kirli tezgâhların aktörleri, maşaları ve figüranları değişmiş, ancak bu melanet odaklarının nihai hedefleri değişmemiştir. Ülkücü iradenin bunları iyi görmesi, anlaması ve doğru değerlendirmesi, Milliyetçi Hareket’in geleceği bakımından hayati önemdedir. Sayın Genel Başkanımız; Milliyetçi-Ülkücü camiayı bilgeliğin, liderliğin ve samimiyetin numune örnekleriyle ayakta tutmayı, bütün oyunları bozmayı büyük bir cesaret ve azimle başarmıştır. Bu kadarla da kalmamış, Türkiye'nin en zor ve sıkıntılı günlerinde sorumluluk almış, ön açmış, çözüm üretmiş ve yol göstermiştir. Türkiye bugün terörle adam gibi mücadele ediyorsa, paralel yapının bütün oyunları boşa çıkarılmışsa, FETÖ ihaneti ters tepmiş ve hainler mahkemelerde hesap veriyorsa, ülke yönetilemez olmaktan çıkmış ve yeni bir sistemle hukuk ve demokrasi rayına girmişse, bütün bunlar Sayın Devlet Bahçeli’nin ufku, devlet adamlığı ve cesareti sayesindedir.

MHP DÜŞMANLIĞI...

Türkiye üzerinde hesabı olanların önündeki en büyük ve aşılamaz engel Milliyetçi Hareket Partisidir. MHP'nin bu direnci, Sayın Genel Başkanımızın bu gayreti Türk milletinden büyük takdir görürken, milletle ve devletle meselesi olanlar her fırsatta şanslarını bir defa daha denemektedirler. Hiç vazgeçmemekte, her defasında yeni bir oyunla, yeni bir maskeyle ortaya çıkmaktadırlar. MHP'ye kumpas kuranlar, tarlada kurultay toplamaya kalkışanlar boylarının ölçüsünü almış ve ayıklanmışlardır. Şimdi yeni bir parti kuracaklarını söylemektedirler. Bizim açımızdan hiçbir sakıncası yoktur.  Hatta ta en başından itibaren bildiğimiz, söylediğimiz ve beklediğimiz bir gelişmedir. Ancak, şu işe bakınız ki, bütün hesapları, bütün planları, ayrı bir tüzükle, ayrı bir isimle, yeni bir iddiayla ortaya çıkmaya değil, yine MHP'yi hedef almaya yöneliktir. Açıklamalarında, röportajlarında kuracakları partiyi değil, MHP düşmanlığını, MHP’yi nasıl böleceklerini anlatmaktadırlar. Hala fitne ve fesat peşindedirler.

Bizatihi kendi ifadeleriyle yeni particiler partilerini şu sözlerle anlatmaktadır. Bu parti; “her görüşten insanın kendine ait değerleri bulacağı parti”dir. “Hiçbir ideolojik kaygısı olmayanların partisi”dir. “1980 öncesi Fethullah Gülen’in dinlerarası diyalog modeli uygulansa sağdan soldan ölümler olmazdı” diyenlerin partisidir. “Ben FETÖ’nün Belediyeler başimamıyım” diyenlerin partisidir. Kısaca “O hanıma sahip çıkın, koruyun” diyen FETÖ liderinin partisidir.

Bize göreyse merhum Necip Fazıl’ın ifadesiyle;

“Ey şeddeli eşşeklik,

Anırışta cerbeze,

Bir harf bile değilsin,

Elif üstünde hemze.”dir.

Takke düşmüş kel görünmüştür. Kimin ne olduğunu, neye ve kime hizmet ettiğini büyük Türk milleti görmüş ve anlamıştır. Daha yola çıkarken düğmeyi yanlış iliklemişlerdir. MHP'den değil bir oy koparmak, tek bir kıl dahi koparmaları mümkün değildir. Gürültü çıkarmakla, çok konuşmakla, bir yerlere sığınmakla siyaset yapılıyor olsaydı, tarlaya gömülmezlerdi. Zira bunları konuşturanlar, meydana salanlar, kendilerine sahip çıkamamışlardır. Son kullanılma tarihleri bittiği zaman hepten bir kenara atılacakları muhakkaktır. Tarih bu gibi ayrılıkçıların, özel hesap peşinde olanların, yapmak yerine bozmak, birleşmek yerine bölmek için çırpınanların enkazıyla doludur.

Sözlerime burada son verirken Cenab-ı Allah’ın, bu kutsal gaye uğruna sarf ettiğimiz emekleri, millet aşkını ve heyecanını karşılıksız bırakmayacağına yürekten inanıyorum. Bayramınızı tekrar tebrik ediyor, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun. Ne mutlu Türküm diyene.


Kaynak: KAPSAMHABER


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.