Sinan Oğan'dan Sert Tepki!
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan adaylarından Oğan, 3 kişilik çağrı heyetinin ihraç edilmesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada MHP Genel Merkezi disiplin kurulu tarafından alınan kararların kabul kabul edilebilir olmadığını savundu.

MHP Genel Merkezi'nin mahkemenin yetkili kıldığı 3 kişilik Çağrı Heyet'ni ihraç etme girişimine tepki gösteren Sinan Oğan; FETÖ’cü darbe girişimine karşı başta Türk Milliyetçileri olmak üzere milletimizin bütün fertlerinin birlik ve beraberlik ruhuyla mücadele ettiğini ve bu mücadeleden başarıyla çıktığını söyledi.

MHP Genel Başkan Adaylarından Sinan Oğan'ın yaptığı açıklama şöyle:

TÜRK MİLLETİ VE ÜLKÜCÜ KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Türkiye Cumhuriyeti maalesef tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. FETÖ’cü darbe girişimine karşı başta Türk Milliyetçileri olmak üzere milletimizin bütün fertleri birlik ve beraberlik ruhuyla mücadele etmiş ve bu mücadeleden başarıyla çıkmıştır. Böyle günler milletçe ve camiamız olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerdir. Ancak maalesef ki, bu günlerde birlik ve beraberlik sağlanması, bütün Ülkücü Milliyetçi camia ile kucaklaşılması gerekirken teşkilatlar kapatılmakta, Ülkücüler partiden ihraç edilmektedir.

Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından resmi olarak yetkilendirilen Çağrı Heyeti Üyelerimiz, ömürlerini bu davaya vakfetmiş, kimisi parti kurucusu, kimisi ilçe, il başkanı olan ülküdaşlarımız Ali Sağır, Ayhan Erel ve Mehmet Bilgiç, haksız ve hukuksuz bir şekilde partimizden ihraç edilmiştir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bu hukuksuz karar hem vicdanları yaralamış ve hem de ülkücü milliyetçi camiada büyük tepki doğurmuştur.

Diğer taraftan Genel Merkezimize sunulan noter onaylı imzalar ve akabinde gerçekleşen Olağanüstü kurultaysürecinde Kurultaya katılım sağlayan her birisi camiamız içerisinde ve bulundukları çevrede son derece saygın birer ülkücü olarak bilinen delegelerimizin, il ilçe başkanı, belediye başkanlarımızın birer olağan şüpheli, suçlu gibi savcılıklara çağrılması da devam etmektedir.

Olağanüstü kurultaya katılan delegasyonumuzu ve işlem tesis eden resmi mercileri sahtekârlık ve sahte belge tanzim etme iddiaları ile suçlamak, delegelerimiz hakkında soruşturma açtırmak suretiyle adeta bir itibar suikasti gerçekleştirmek de camiamızda tamiri zor yaralar açmaktadır.

Teşkilatların kapatılması veya mevcut yönetim anlayışına itiraz ederek parti tüzüğümüzden kaynaklanan hukuki haklarını kullanan delegelerimizin ihraç edilmesi, aynı zamanda savcılığa çağırtılması çözüm değildir ve olmamıştır. Çözüm bellidir, çözüm ülkücü iradenin tecelli edeceği Kurultay salonudur.

Ancak bu demokratik, hukuki, ahlaki ve akl-ı selim yöntem yerine ihraç, fesih, kapatma, görevden alma ve en kötüsü ülkücülerin adliye koridorlarında sanık durumuna düşürülmesi izahı ve telafisi mümkün olmayan bir tutumdur.

Yenikapı’daki demokrasi söylemi, Balgat’ta da tezahür etmelidir. Çünkü, güçlü Türkiye’ye giden en önemli yollardan biri de ülkücülerin güçlü birlikteliğinden ve parti içine sirayet edecek demokrasi anlayışından geçmektedir. Çağrı heyetinin ihracı, imza veren yüzlerce üst kurul delegemizin sadece imzalarının değil, helal emeklerinin, demokratik haklarının gaspıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin 10 Temmuz tarihinde yapacağını ilan ettiği Kurultay’dan vazgeçmesi akıllarda yerini korurken, kurultayın gerekliliği bu vesileyle bir kez daha anlaşılmıştır.

Çağrı heyetimizin değerli üyeleri ile ülkücü delegelerimizin her türlü hak ve hukukları bizim teminatımız altındadır. Ülküdaşlarımıza reva görülen her türlü olumsuz muamelenin sonuna kadar titizlikle takipçisi olacağımız da bilinmelidir. Bu süreçte hukukçu arkadaşlarımız gerekli tedbirleri almakta, lüzumu halinde hukuki müdahalelerde bulunmaya devam edecekleri de unutulmamalıdır.

Ülküdaşlarımızın gönülleri rahat olsun. Başlattığımız onurlu mücadele mutlaka menziline varacaktır. Çağrı heyetimiz vicdanları yaralayacak şekilde ihraç edilse de değişim çağrımızı nihayete, başarıyla erdirmek için her zamankinden fazla çalışmaya devam edeceğiz.
Ülkücü irade, bedeli ne olursa olsun tecelli edecek ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin kaderi sadece ülkücüler tarafından yazılacaktır. Bu gerçeklik karşısında ihraç, kapatma ve gözaltı operasyonlarından medet umanlar elbette hüsrana uğrayacaktır. Sadece Cenab-ı Hakk’ın huzurunda eğilen bu kutlu hareketin haklı neferleri hiçbir hukuksuzluk karşısında boynunu bükmeyeceklerdir.”

KAPSAMHABER



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211