"ŞİİRLERLE NASREDDİN HOCA FIKRALARI"

M.Halistin Kukul

M.Halistin Kukul



24 Nisan 2017, 21:52

KAYIKÇI- Sayın Hocam; önce, belki de en son sormam gereken bir soruyla giriş yapmak istiyorum : Niçin Nasreddin Hoca?

KUKUL- Sayın Kayıkçı; "Niçin Nasreddin Hoca?" sorunuz, başta da, ortada da, sonda da sorulabilecek önemli bir sorudur. Çünkü; korkunç derecede 'değer(ler) kaybı" yaşıyoruz. Hani bâzıları, 'kültürümüz erozyona uğruyor" falan diyerek, kendiliklerinden 'değer kaybı'na sebebiyet veriyorlar ya, işte, bu da, öyle!..Kendi- millî kültür değerlerimizi bilmez, tanımaz ve onlara sâhip çıkmazsak, birileri gelir onların yerini doldurur. Böylece; Allah korusun, tahribat, gittikçe fecâat hâline varır.

Nasreddin Hoca; daha evvelki yıllardaki bir yazımda da ifade ettiğim gibi: "Bizim, zekâ, nükte ve tebessüm şuûrumuzdur. O'nun fıkraları, hikmet, fazîlet, edep ve ibret vesîkalarıdır." Bu sebeple; kişiye, tabiatıyla âileye, okula ve içtimâî irtibat ve dayanışmamız bakımından , her yaştaki insana vereceği büyük nasihatlara sâhiptir.

Tekrar tekrar soralım: Niçin Nasreddin Hoca? Ve cevap verelim: O; sâdece güldürmez. Tabiî ki, gülme'nin ve güldürme'nin de çeşitleri usûlü-âdâbı vardır. Zevksiz, kaba, sırıtkan, soysuz...gülüşler de vardır; müşfik, nâzik, mehametli olanlar da...

Kaldı ki, Nasreddin Hoca fıkraları, yalnızca "güldürme" merhalesinde kalmaz. Zekânın da fışkırdığı bir nükte ve düşünme / düşündürme gücüne de sâhiptir.

Türk kültüründe, elbette ki, başka şahsiyetlerimiz de bulunmaktadır.

KAYIKÇI- Söyler misiniz?

KUKUL- Elbette. Meselâ; Dede Korkut...Dede Korkut hikâyeleri...1971 yılında "Dede korkut Kitabı"nı yayınlayan Prof. Dr. Muharrem Ergin, kitabının ÖNSÖZ'ünde, onun için şöyle der: "Türk edebiyatı tarihinin en büyük âlimi Prof. Dr. Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar."

Bu bakımdan; Nasreddin Hoca ve Dede Korkut gibi târihî şahsiyetlerimizi değişik edebî tarzlarda insanımıza ve bilhassa çocuklarımıza sunmak zorundayız.

KAYIKÇI- Peki; bu fıkraları şiir hâline getirmekteki maksadınız da bu sebeple mi olmuştur?

KUKUL- Evet. Zâten, nesir hâlinde yayınlanmış fıkralar çoktur. Hattâ; serbest vezinle de Nasreddin Hoca fıkraları bulunmaktadır. Ben, bilhassa, daha tesirli olması, çocuklarımızın daha ziyâde şiir zevkini de kazanması bakımından hece veznini tercih ettim.

Bilinmektedir ki, sâdece çocukluğumuzdan beri değil , onüçüncü asırdan Selçuklular'dan beri, bu fırkalar, Türk edebiyatının ve Türk kültürün çok muhterem bir 'serveti" olmuşlardır. Tam mânâsıyla servet! Millî kültür serveti! Öyle, her şeyle değişilemeyecek ve mukayese edilemeyecek servet!..

Her şeye bâzı yabancı unsurlar karışabileceği gibi, bunlara da karışmalar olmuştur. Bunları ayıklamak şartıyla ve tamamı hece vezni olmak üzere, Nasreddin Hoca fıkralarını şiir hâline getirmiş oldum.

KAYIKÇI- Anladığım kadarıyla, insanımızın, tabiî ki, bilhassa çocuklarımızın önüne "örnek şahsiyet"ler koymayı da hedeflediniz. Yanlış mı söylüyorum?

KUKUL- Tamamen doğru. Çünkü; geçmişini bilmeyenin geleceği olmaz, denilir. Tabiî ki, geçmişteki numûne şahsiyetleri, kendimize rehber etmemiz lâzımdır.

Peygamber Efendimiz: "Çocuğu olan çocuklaşsın" buyurmaktadır. Muhakkak ki, kendileri başta "numûne-i imtisal" olmak üzere, bize, bu yolda iz sürenler tavsiye ediliyor. Nasreddin Hoca olsun, Dede Korkut olsun, fizikî, rûhî ve fikrî yapılarıyla tam yerine oturuyor. Dahası, çocuklarımızı ve insanımızı, başkalarını örnek almaktan koruyorlar.

KAYIKÇI- Son cümlenizi biraz açar mısınız? Başkalarından kastınız nedir?

KUKUL- Meselâ, yılın bâzı dönemlerinde - bilhassâ, milâdî yeni yıl girişlerinde- ortalık,"Noel baba"lar hattâ bâzen daha da ileri gidilerek, tamamen bir gösteriş ve özenme ile, " Noel ana"larla doluyor. Ne yazık ki, buna çocukları da, gençleri de 'âlet' ediyorlar. Ticâreti ve zaman zaman da modayı işe karıştırıyorlar.

KAYIKÇI- Bunları önlemenin çâresi, bu tür yâni Nasreddin Hoca fıkraları gibi yayınların artırılmasıyla mümkün olabilir mi?

KUKUL- Tek başına değil elbette. Ammâ, başlangıçta, bu, şart. Nasreddin Hoca'mız, Dede Korkut'umuz, Mevlâna'mız, Hacı Bektâş-ı Velîmiz, Yûnus'umuz, Şeyh Şâmil'imiz ve daha nicelerimiz varken, fikren de, şeklen de, ruhen de, niçin başkaları, yâni bize uymayan kimseler, örnek diye takdîm edilsinler?

Tabiî ki, bu hususta, maârif ve kültür sistemimizdeki ârızalar çok fazladır. Lâfta ve lâfla maârif ve kültür olmaz. İlimle ve tavırla olur. Numûne şahsiyetlere bakınız, iki şey görürsünüz: Îmânlı ilmî bilgi ve bunun gerektirdiği sağlam dürüst karakterli, irâdeli, dirâyetli yapı!..

KAYIKÇI- Bu mânâda, Şiirlerle Nasreddin Hoca Fıkraları isimli kitabınızdan arzuladığınız maksat ve hedefe ulaşabildiniz mi?

KUKUL- Türkiye şartlarında, pek memnun da olmasam / fısıltıyla da olsa "Evet!" diyorum. Çünkü; bugüne kadar, baskı sayısı, elli binin üzerine çıktı sanıyorum. Her şeye rağmen, büyük bir boşluğu doldurduğuna inanıyorum. Memnuniyetsizliğim bu mânâda değil. Daha fazla olmalıydı. Seksen milyona yaklaşan bir Türkiye ve üç yüz milyona ulaşan koskocaman bir Türk Dünyâsı var

önümüzde...Fakat, okuma oranı binde birlerde olan Türkiye için ancak bu rakama ulaşılabildi.. Başka ne yapabilirim ki?

KAYIKÇI- Şiirlerle Nasreddin Hoca Fıkraları kitabınız, bu sonuncuyla kaçıncı baskıya ulaştı?

KUKUL- İlk baskısı 1989'da Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıkmıştı. İkinci baskısı, 1990'da, yine İş Bankası yayınlarında neşredildi. Üçüncü baskı 1999'da Etüt Yayınları'nda çıktıktan sonra, dördüncü ve beşinci baskılar 2006 ve 2014 yıllarında olmak üzere Babıali Kültür Yayıncılığı vâsıtasıyla basıldı.

Son iki baskıda da (92) fıkra - şiir bulunmaktadır . Bu rakam ise, Türkiye için 'rekor' durumundadır.

KAYIKÇI- Son bir ilâveniz var mıdır Hocam?

KUKUL- Yeri gelmişken bir hususu daha arzedeyim. Bu vesîle ile, O'nu da rahmetle analım. Bu kitabımın ilk baskıları yapıldıktan sonra, ondan, Bahtiyar Vahabzade'ye / Azerbaycan'a göndermiştim. Bahtiyar Vahabzade'den aldığım 1993 tarihli mektupta (ki, bu mektubu, Prof. Dr. Maarife Hacıyeva ile göndermişti) şöyle diyordu:

"Sizin Şiirlerle Nasreddin Hoca Fıkraları kitabınızı da okudum. Bu kitab Türk çocukları için gözel bir hediyyedir. Hoca Nasreddini tanımak ve sevdirmek bakımından çok degerlidir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.