AB ile sözleşmeler gözden geçirilecek

 AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, önümüzdeki süreçte çıkartacakları yasaların AB mevzuatlarıyla ne kadar uyumlu olup olmadığını da karşılaştırarak yapacaklarını belirterek, "AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını da gözden geçiriyoruz. Çünkü müzakerelerin uzun sürmesi nedeniyle, artık gümrük birliği bizim ticaretimize olumsuz anlamda çok etki yapmaktadır" dedi. 

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Mayıs Meclis Toplantısı'na katılan Çavuşoğlu konuşmasında, Türkiye'nin AB sürecinin 50 yıllık bir serüven olduğunu, 2005'de müzakerelere başlandığını söyledi. 

Müzakerelere başlarken, AB'nin Türkiye'ye bakışının "sonuç odaklı" olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye'nin kararlılıkla bu sürece katıldığını, bugün de aynı kararlılıkta olduğunu anlattı. 

Çavuşoğlu, Türkiye'de, AB sürecini Cumhuriyet'in kurulmasından sonra en büyük çağdaşlaşma projesi olarak gören bir iktidarın bulunduğunu belirterek, şunları aktardı:

"Bu sürece göre farklı düşünceler olabilir. Bunun da hem bizden hem de AB'den kaynaklanan nedenleri var. AB'nin bize karşı tutumunda ya da kendi içindeki sorunlardan dolayı AB'nin geleceğiyle ilgili soru işaretleri var. Bunların hepsi bu süreci kökten etkilemektedir. AB ile müzakere sürecinin bugünlerde tam de seyrinde gittiğini söylemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Maalesef son 4-5 yıldır müzakerelerde bir durağanlık var. Doğrudur. 2013'te 22. faslı açtık. Fransa'nın bloke ettiği bir faslı açmak ayrıca semboliktir. Çünkü Fransa'nın, Türkiye'nin AB üyeliği sürecine bakışı çok iyi  biliniyor. Aynı değişimi Almanya'nın tutumunda da görmeye başladık. Bundan da mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Vize serbestliği diyaloğunun başlatılması, ilerleme raporunun yapıcı, gerçekçi olması, AB ile aramızda yeniden bir pozitif atmosferin oluşmasına katkı sağlamaktadır."

- "AB siyasi engelleri kaldırmalı"

Bunun yanı sıra karşılıklı yapılan bazı ziyaretlerin müzakerelere hız verilmesi noktasında birleştiğini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Nasıl hız verebiliriz? Bana göre, 2000'li yılların başındaki ruha geri dönmemiz lazım. Yani somut adımlar, sonuç odaklı ve neticeye varan bir takvime bağlı çalışma yapmalıyız. AB bize, biz de onlara çok açık olmalıyız. Biz ödevimizi, reformları yapmalıyız, AB'de bize karşı olan siyasi engelleri ortadan kaldırmalı. Bugün AB'nin Türkiye'nin müzakere sürecine koyduğu engellerin büyük bölümü hatta hemen hemen tamamına yakını siyasi ve 2005'den bu yana sadece 14 fasıl açabilmişiz. Hiç bir faslı, kapanış kriterlerini yerine getirsek bile, siyasi engellerden dolayı kapatamıyoruz. 17 fasıl siyasi nedenlerden dolayı engelleniyor. Bu fasıllardan 14'ü sadece Kıbrıs sorunu nedeniyle engelleniyor. Kıbrıs konusunda yeniden başlayan müzakereler ve Türkiye'nin yapıcı tutumuna rağmen, Kıbrıs sorunu müzakere sürecinde bir engel olarak sürekli masaya konuluyor."

Çavuşoğlu, Avrupa ülkelerinin Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltmanın yollarını aradığını ifade ederek, "Alternatif bütün yollar Türkiye'ye çıkıyor. Bu konuda Türkiye'nin çok önemli rol oynayabileceği konusunda herkes hem fikir ama buna rağmen sadece Güney Kıbrıs Rum yönetimi engelliyor diye, bu çok önemli olan enerji faslını açmamız mümkün değil. Bunun iki nedeni var; ya küçük bir ülkeyi ikna etmeye AB'nin gücü yetmiyor ya da AB ülkeleri bunun arkasına sığınıyor. Bunun da cevabını inşallah Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra göreceğiz" diye konuştu. 

- "23 ve 24. fasılların açılmasını istiyoruz"

Başka fasılların da açılabileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin en çok eleştirildiği konulardan biri de yargı ile ilgili. Bazı eleştirilere de katılırım. Zihinsel değişimi yakalayamadığımız, en sorunlu alan yargıdır Türkiye'de. Bu nedenle sürekli İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkum oluyoruz. Dosya sayısını azaltıyoruz ama mahkumiyet sayısına baktığımız zaman 47 ülke içinde hala birinci sıradayız. Haklı noktalar da var ama biz yargı, temel hak ve özgürlükler, güvenlik ve adaletle ilgili 23 ve 24. fasılları açmak istiyoruz. AB bunlarla ilgili sürekli bizlerden talepte bulunuyor ve AB bu iki fasılla ilgili henüz resmi pozisyonunu bize bildiremedi. Açılış kriterlerini hala bize iletmiş değiller. Oysa bu fasılların gereklerini yerine getirmek, müzakere etmek çok uzun zaman alıyor. AB bunu gördüğü için yeni aday ülkelerle müzakereye başlarken ilk önce bu fasıllarıaçıyor. Artık yeni kural bu. Bazı ülkeler bunları yerine getiremedi. Daha pozisyon bile bildiremeyen bir AB. Türkiye'de değişik konularda ne derseniz deyin ama bir resmi pozisyon, açılış kriterlerini bile bildiremeyeceksek, o zaman müzakereleri nasıl ilerleteceğiz."

Çavuşoğlu, "5. yargı reformu paketi"nin çıktığını ve İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerini Önlemeye Yönelik Eylem Planı"nın Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildiğini anımsatarak, bunlarla birlikte, söz konusu fasılların gayri resmi açılış kriterlerinin tamamen gerçekleştirildiğini dile getirdi. 

"Ekonomi ve parasal politika faslı olan 17. faslı açmak istiyoruz" diyen Bakan Çavuşoğlu, Fransa'nın bunu engellediğini, eğitimle ilgili 19. fasıl ve sosyal politikalar fasıllarıyla ilgili çalışmaların da devam ettiğini bildirdi. 

- Sözleşmeler gözden geçirilecek

Hükümet olarak çalışmaları bundan sonra somut ve bir takvime bağlı olarak götüreceklerini belirten Çavuşoğlu, şunları iletti:

"Türkiye ne yapmalı, hangi yasaları çıkarmalı, uygulamalarda nasıl aksaklıklar var? Türkiye hangi uluslararası sözleşmeleri, neden imzalamamış? İmzalamış ama Mecliste onaylamamış, onaylamış ama bazı rezervasyonlar koymuş. Hepsi birbirinden önemli, Türkiye'nin itibarını yükseltecek sözleşmeler. Bu rezervasyonların artık geçerliliği kalmadı. Bunları kaldırmamız lazım. Bunların hepsinin ne olduğunu çıkartıyoruz, analizini yapıyoruz ve önümüzdeki süreçte bu kriterlerle ilgili yapmadığımız konuları, atmadığımız adımları atmak için çalışacağız. Çıkaracağımız yasaların da AB mevzuatlarıyla ne kadar uyumlu olup olmadığını da karşılaştırarak yapacağız. Bu konuda hemfikir olduk. AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını da gözden geçiriyoruz. Çünkü müzakerelerin uzun sürmesi nedeniyle artık gümrük birliği bizim ticaretimize olumsuz anlamda çok etki yapmaktadır. İş adamlarımız, sanayicilerimiz, artık bunun bazı olumsuz yanlarından ciddi etkilenmektedir ve bunun, serbest ticaret anlaşmalarının, bazı ürünlere yönelik kısıtlamaların gözden geçirilmesi gerekiyor. Amerika ile AB arasında transatlantik ticaret ve yatırım anlaşması müzakerelerinin dışında da kalmak istemiyoruz. Gümrük Birliği anlaşmasını gözden geçirmemizin bir nedeni de bu."



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211