AKP’deki Türk milliyetçisi geçmişe sahip arkadaşlara
AKP’deki arkadaşlar diyeceksiniz ki bu demek? Partiniz rahmetli Türkeş’in isminin bir üniversiteye verilmesini reddetti ancak Elçi’nin ismini bir havaalanına verdi. Size hayırlı olsun.

 Alparslan Türkeş’ten alıntılar:
* Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz...

* Türk milleti bölünmez, kutsal bir bütündür. Hangi partiden olursa olsun veya partisiz bulunsun, her vatandaşın refahını, hürriyetini, şerefini korumayı ve sağlamayı bu milletin bir ferdi olarak namus borcu saymaktayız.

* Biz aziz milletimize müreffeh, kuvvetli ve büyük bir Türkiye taahhüt ediyoruz; kendimizi millete adıyoruz. Ve Türklük yoluna başlarımızı koyuyoruz. 

* Türkiye üniter bir devlet olarak kurulmuştur. Yani merkezi bir yönetim sistemi vardır. Türkiye’de federasyon ya da eyalet sistemini tartışmaya açmak, Türkiye’yi bölünmeye götürür. Türkiye’nin üniter yapısı tartışılamaz. 

* 12 Mayıs 1994 tarihinde Dedeman Oteli’nde düzenlenen bir toplantıda: Bu meseleyi silahla halledemediniz, gelin kanlı katil Öcalan ile masaya oturun siyasi çözüm arayın diyorlar. Federasyonu tartışalım diyorlar. Niçin? Niyetleri oraya bir Kürdistan devleti kurabilmek. İş oraya geldi mi arkadaş kabul, pahalıdır ama hakkından geliriz. 

* 23 Nisan 1995 tarihinde MHP Ankara İl Başkanlığının açılışında: Milletin birliğini ve bütünlüğünü bozma yolundaki bütün hareketlerin ve Devletimizi bölme yolundaki her adımın karşısında duracağız. Ne siyasi çözüm, ne özerklik, ne de federasyon asla kabul etmeyeceğimiz şeylerdir.
 
* Türk Birliği ülküsü, yeryüzündeki bütün Türklerin bir millet ve devlet halinde, bir bayrak altında toplanması ülküsüdür. Bunun tahakkuku, bazı kimselere ilk bakışta imkansız gibi görünebilir. Birçok kimseler, bunu zararlı bir hayal olarak da vasıflandırabilir. Fakat unutmamak lazım ki, her hakikat önce bir hayal ile başlar. Yine hatırlamak gerekir ki, 1919 yılında hür ve müstakil bir Türkiye kurmak için Anadolu’da dünyanın galiplerine karşı savaşa girişmek de çılgınlık ve hayal diye vasıflandırılmıştı.
Şerafettin Elçi’den alıntılar:

* Kürt sorunu çözülmelidir. Bize göre en makul çözüm formülü federatif sistemdir. Federal sistemde iktidarın kullanımı tek merkezli değil, çok merkezlidir. İktidarın kullanımı birden fazla merkeze dağıtılmıştır. 
            
* Şoven Türk milliyetçiliğine dayalı, köhnemiş, süresini tamamlamış, tekilci devlet düzenine karşıyız. Elbette her devletin bir ordusu vardır. Ancak ordunun devleti olamaz!

* Ben parti ve kişi olarak şiddeti dışladım hep ama silahlı mücadele olmasaydı Kürtlerin Türkiye’nin gündemine oturması Kürtlüğün konuşulabilir düzeye gelmesi mümkün olmazdı. 

* Beğenirsiniz beğenmezsiniz milyonlarca insan taparcasına seviyor Öcalan’ı. Binlerce insan onun bir sözüyle ölüme gitmeye hazır. Böyle bir insanı tamamen dışlayarak Kürtleri ikna edemezsiniz. 

* Çözümün formülü basit: Kürtleri tatmin etmek, Türkleri ikna etmek. 
 
- Kürtleri dört madde ile tatmin edersin: 

1. Kendi kimliklerinin anayasal güvenceyle tanınması. 2. Kürt dilinin eğitim dahil, kamusal ve özel alanda serbestçe kullanılması. 3. Kürtlerin kendi kimlikleri ve ülkelerinin adlarıyla örgütlenme hakkı 4. Kendi bölgelerinde bir öz yönetime kavuşması.
 
* PKK, hatta diasporadaki Kürtler ikna edilmeden bu iş olmaz zaten. Ama Öcalan’ın razı olmayacağı bir formüle de PKK onay vermez... Barzani çok önemli rol oynayabilir çünkü gerilla onu dikkate almaya mecburdur. Ayrıca her Kürt Barzani’ye güvenir. Barzani Kürtlüğe zarar veren bir formülü ne benimser ne de PKK’ya kabul ettirmeye çalışır. Barzani dışında da bir sürü şahsiyetler çözüme yardımcı olmaya hazır.  
* Şu anda PKK’nın olgunluk dönemindeyiz. Onlar da olgunlaşıp Hanya’yı Konya’yı anlıyorlar. Bizim de gençliğimizde öyle heyecanlarımız vardı. Gençliğim PKK’ya rast gelseydi, ben de katılırdım. Hepsi itirafçı olup ihanet edenlerdir. Kendi dışından ona muhalefet edenlere PKK dokunmuyor.Yıllardır bunu yaşıyorum. Benden çok rahatsızlar ama hiç tehdit almadım. Düne kadar PKK’nın eteği altında olan sonra aniden anti-PKK’cı olanlara haliyle kızıyorlar. 

* Biz özgür bir halk olarak, kendi özgür irademizle dilimizle bu coğrafyada egemen ve kendimizi yönetmen istiyoruz ve Birleşmiş Milletler (BM) ölçülerine göre bir halkız. Halk statüsüne sahibiz.

* Önemli olan temel meselelerde anlaşmak, gerisi teferruat. Evet onlar demokratik özerklik diyor, biz federatif sistemi savunuyoruz. Ama asıl önemli olan halkın öz yönetimini savunmak. Burada benzer şeylerden söz ediyoruz. Ben Türkiye’nin eninde sonunda federal sisteme kavuşmak zorunda olduğunu, Türkiye’nin yapısına en uygun modelin bu olduğunu düşünüyorum. 

AKP’deki arkadaşlar diyeceksiniz ki bu demek? Partiniz rahmetli Türkeş’in isminin bir üniversiteye verilmesini reddetti ancak Elçi’nin ismini bir havaalanına verdi. Size hayırlı olsun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211