'Ayasofya, İstanbul'un fethinin sembolüdür'
 Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılması için 6 ay önce kanun teklifi verdiğini anımsattı.

Halaçoğlu, aradan geçen zamana rağmen komisyona sevk edilmeyen teklifin doğrudan Meclis gündemine alınması için başvurduğunu söyledi. Ayasofya konusunun son günlerde farklı alanlara çekildiğini ifade eden Halaçoğlu, siyaseten kullanılma gibi bir durumun olduğunu öne sürdü.

Bu konunun cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanılacağının düşünüldüğünü savunan Halaçoğlu, "Adaylardan biri olacağı söylenen Sayın Başbakan'ın Ayasofya'da namaz kılarak ibadete açacağı belirtiliyor. Cemaatin girişimde bulunduğunu görüyoruz. Bağımsız Burdur Milletvekili Hami Yıldırım tarafından da kanun teklifi verildi. Kampanya başlatıldı. Hükümet ile cemaat arasındaki sürtüşme nedeniyle bu konu polemik haline getirildi" diye konuştu. Halaçoğlu, Ayasofya'nın, Türkiye'nin özgür, bağımsız devlet olmasını ortaya koyabilecek önemde olduğunu dile getirdi. Halaçoğlu, bunun, siyasete alet edilmemesi gereken çok önemli bir husus olduğunu vurguladı.

Ayasofya'nın, İstanbul'un fethinin sembolü olduğunu ifade eden Halaçoğlu, fethedilen bir yerde en büyük mabedin cami haline getirildiğini anlattı. Halaçoğlu, bunun bir seçim arifesinde açılmasının, hatta Heybeliada Rum okulu ile eşdeğer tutulmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Halaçoğlu, bağımsız devletlerin, ülkelerinde neyi açıp kapatacaklarının kararını kendilerinin verebilmesi gerektiğini kaydetti. Teklifinde, "Ayasofya yeniden cami olarak ibadete açılmıştır" hükmünün yer aldığını belirten Halaçoğlu, bazı kişilerin, "Ne lüzum var, yanı başında camiler var" diyebileceğini söyledi. Halaçoğlu, bunun geçerli olmadığını, birçok mabedin birbirine çok yakın olduğunu kaydetti. Halaçoğlu, Ayasofya'nın sadece cami olarak ibadete açılacak yer değil, aynı zamanda İstanbul'un hakimiyetini simgeleyen önemli bir mabet olduğunu dile getirdi.

Halaçoğlu, "Ayasofya'nın bir Hristiyan dini merkezi gibi kabul edilmesini de kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü bizim Balkanlar'daki birçok mabedimiz kilise, lokanta, taverna haline getirildi, çok önemli paşa, akıncı beylerimizin türbeleri kilise haline getirildi. Batılıların buna itiraz etme hakkı bu çerçevede yoktur. Türkiye, şayet bağımsız bir devletse, kendi kararını kendisi alması konusunda Batı'nın şu veya bu şekilde yönlendirme yapması, baskısı kabul edilemez. Bundan dolayı Ab'ye almayacaksa almasınlar. Zaten almayacaklar" diye konuştu. Halaçoğlu, teklifinin siyaset dışı olduğunu, siyasi rant düşüncesiyle hazırlanmadığını kaydetti.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211