Bahçeli:'İnternet baskı altına alınamaz'
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, internet düzenlemesini eleştirerek, "Elbette internet yoluyla işlenen suçların, yapılan hakaretlerin önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur" dedi. 

Bahçeli, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, özel hayatın mahkeme kararı olmaksızın dinlenmesi, kayda alınması ve siyasi spekülasyona malzeme yapılmasını doğru bulmadıklarını belirterek, kanunsuz şekilde kişilerin dinlenip haklarında arşiv düzenlenmesini "büyük bir skandal" olarak nitelendirdi. "Bu şekildeki bir sapma hali, insan hak ve özgürlükleri açısından büyük bir tehdit, hak ve hukuk bakımından endişe verici bir kayıptır" diyen Bahçeli, gündelik hayata böcek iliştirmek, en özelini deşmek ve bu yolla bilgi istiflemekle herkesin ortak mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. 

Bir suçun tespiti, ülke ve millet aleyhine olacak bir ilişki ağının teşhisi için yürürlükteki mevzuat gereğince teknik takip ve dinlemenin makul ve meşru bir yol olduğunu ifade eden Bahçeli, gündeme sızan tape ve ses kayıtlarının da mahkeme kararına binaen yapıldığı, özel hayatla ilgili olmadığını dile getirdi. Bahçeli, "Bu gelişmelerden Başbakan'ın sızlanmasına ve rahatsızlık duymasına lüzum yoktur. Şayet kamuoyuna servis edilen dinleme kayıtları, sızdırılan tapeler bizzat Başbakan'ın mahremiyetini ilgilendirmiş olsaydı, buna en başta biz karşı çıkar ve kararlıkla da lanetlerdik. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değildir" diye konuştu.

 "Başbakan, nereye gitse gözü bizdedir"

 Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın "işi gücü bırakarak MHP'yi takibe giriştiğini" öne sürerek, şöyle devam etti:

"Bu, elbette bizim için memnuniyet vericidir. Başbakan, bizi ne kadar izlerse ne kadar dinlerse ne kadar örnek alırsa o kadar çok şey öğrenecek ve doğruyu görecektir. Ancak kendisi bizden istifade için değil, sesimizi kısmak, ekranlardaki nefesimizi kesmek için çırpınmıştır. Muhtemeldir ki şu anda ekran karşısında başını iki eli arasına alarak odasında terör estiriyor ve merhum Kemal Sunal'ın bir filminde sürekli dayak yiyen 'Mazlum' karakterinin kopyalarını yana döne arıyordur. Başbakan, nereye gitse gözü bizdedir. Başbakan, ne yapsa bir kulağı bize çevrilidir. Başbakan, ne yöne dönse karşısında bizi veya hayalimizi görmektedir. Muhtemeldir ki geceleri bile adımızı sayıklamaktadır. 3 Haziran 2013 tarihinde başlayan ve Fas, Cezayir ve Tunus'u kapsayan ziyareti esnasında şahsımı ve partimizi hedef alan faşizan sözleri gündeme bomba gibi düşmüştür. 4 Haziran 2013 tarihinde TBMM Grup Toplantımızda paylaştığımız görüşlerimizin Haberteyyo ekranlarında yayınlanması Başbakan'ı çileden çıkarmıştır. Başbakan görüş ve düşüncelerimizin ekranların altından verilmesine bile sinirlenmiş, Fas'tan Alo Fatih hattını tuşlamıştır. Medyanın köçeğine dönen malum şahıs ise can havliyle yayınımızı kesmiş ve haberimizi engellenmiştir. 

MHP'nin görüş ve düşüncelerinin ekranlarda alt yazıyla geçmesine bile tahammül edemeyen Başbakan Erdoğan, benzerlerine ancak kapalı devre çalışan dikta yönetimlerinde rastlanacak bir hazımsızlıkla müdahale etmiştir. AKP'nin Pravdası'na dönen medyanın Milliyetçi Hareket Partisi'ne uyguladığı sansür, fikirlerinin kamuoyuna ulaşmasına koyduğu şerh ileri otokrat Başbakan'ın gözetim ve denetiminde tezahür etmiştir. Bu, demokrasi cinayetidir. Bu, bağımsız basın anlayışının havaya uçmasıdır. Özgür, tarafsız ve objektif olması gereken medya organları, Başbakan'ın tahakkümü altına alınmış, çok seslilik, farklı ses ve yorumlar ahlaksızca bastırılmıştır. Başbakan'ın moralini bozan medya çalışanları maalesef işten atılmış, ekmeğinden edilmiştir. Demokrasinin en önemli unsurlarından olan haber alma özgürlüğünün kısılması basın yayın kuruluşlarının Başbakan'ın keyfine ve kirli emellerine teslim olması milli iradeye saygısızlık olduğu kadar, demokratik teamüllere de tamamen aykırıdır. Başbakan, kişi hak ve hürriyetlerine ket vurmuştur."

 "Gerekirse derdimizi tek tek 76,5 milyon vatandaşımıza açıklarız"

 Bahçeli, MHP'nin anketlerdeki oy oranları ile de oynandığını öne sürerek, "Anket simsarları, anket yolsuzluğunun failleri Başbakan'ı memnun ve mutlu etmek için bizden almış BDP'ye ilave etmiştir. Biz katranı kaynatmakla şeker olmayacağını bilmenin yanında, iki fatihten bir insan sureti çıkmayacağını da bu kadar olaydan sonra anlamış bulunuyoruz. Artık yandaş ekran bezirganları gerçekten 'teke tek' kalmışlar, baltayı sert kayaya vurmuşlardır" dedi. 

"Başbakan Erdoğan'ın MHP'nin her sözünü bastırmak, her beyanını kundaklamak için ne gerekiyorsa yaptığını" ileri süren Bahçeli, MHP ile ilgili haberlere daha birçok müdahalenin olduğuyla ilgili derin kuşkuları olduğunu dile getirdi. "Geldiğimiz bu aşamada, 'MHP niye ekranlarda yok, neden basında yer almıyor' diyerek bizi eleştirenler, zannederim her şeyi anlamışlardır. Kronik MHP alerjisinin aldığı boyutu herkes görmelidir" diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"İster anketlerdeki oy oranlarımızla oynasınlar, ister iktidar kahyası fatihler ekranlardan, gazete sayfalarından bizleri mahrum bıraksınlar. Milli irade hırsızları, medya zebanileri, ekran hafiyeleri, istibdatçılar, medyayı istila eden çıkarcılar ister hiç haberimizi vermesinler, ister bizi yok farz etmeye devam etsinler. Ne gam, ne tasa. Gerekirse derdimizi tek tek 76,5 milyon vatandaşımıza açıklarız. Gerekirse dağ bayır demez, gece gündüz dinlemez, son yurdumuzu baştan başa dolaşarak, Milliyetçi Hareket Partisi'nin dimdik duruşunu, milli ve manevi değerlerle karılmış dosdoğru politikalarını sular seller gibi anlatırız. Ve şunu herkes bilsin ki bunları yapacağız. Satılmış ve yandaşlığın esaret tasmasını boğazına geçirmiş, damatlara köşe vermiş medya organları bizi haber yapmasınlar, bizden bahsetmesinler. Biz, iradenin asıl ve muhteşem sahibine koşacağız ve tüm haramzadeleri doğduklarına pişman etmek için iktidar vizesini büyük Türk milletinden isteyecek ve alacağız. O zaman göreceğiz Alo Fatihlerin nereye kaçacağını. O zaman göreceğiz 'Yav Fatih' diyenlerin nereye saklanacağını. O zaman göreceğiz vatan hainleriyle işbirliği yapanların vahim akıbetlerini."

 "Başbakan'ın hukuken, siyaseten ve ahlaken ömrü çoktan dolmuştur"

 Bahçeli, "Başbakan Erdoğan'ın rüşveti, bir memurla sivilin iş tutması, onlar arasındaki muamelenin adı olarak tasvir ettiğini" belirterek, "Başbakan'ın rüşvet tanımından sonra 17 Aralık Operasyonun ibresi değişmeye meyyaldir. Halen 11 tutuklu ve 91 şüphelinin yer aldığı 'Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması'na bakan yeni savcı, tutuksuz olarak yargılananlara yönelik adli kontrol ve yurtdışı yasağı tedbirlerini de kaldırmıştır. Anlaşılan Başbakan ve hükümeti hazmettire hazmettire hırsız ve rüşvetçileri serbest bıraktıracaktır" dedi. 

"Başbakan Erdoğan'ın kendisini ele verme ihtimallerinden dolayı rüşvetçilerin itibarına kafa yorduğunu" iddia eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Devletin kaynaklarını vakum gibi cüzdanlarına çeken, hukuksuz ve haksız şekilde ihale alan fesat yuvalarını eleştirmek Başbakan'a göre ihanettir. Sayın Başbakan sorarım sana, haram yemek, haramzadelerle dirsek temasında olmak, kara paracıların dizlerine kapanmak ihanet değil midir? Devleti sözüm ona casuslara, dış güçlere, kriz lobilerine, kan baronlarına, ajanlara, paralel yapılara teslim etmek ihanet değil midir? Türk milletine, AKP'ye oy vermiş kardeşlerime, tüm vatandaşlarıma alenen küfür etmek ihanet değil midir? Yolsuzlukların örtülmesi, hırsızların kollanması, hukuksuzluğun hakim olması, rüşvetçi bakanlara ait fezlekelerin Meclis'ten saklanması ihanet değil midir? Çalanlara, yiyenlere, hortumlayanlara, soyanlara, arazileri kapatanlara, hazineyi boşaltanlara mihmandarlık yapmak, ortakçı olmak, bunların hepsini sevk ve idare etmek ihanetin en büyüğü değil midir? Yazıktır bu millete, yazıktır Türkiye'ye. Önüne geleni kapan, ardına geleni tepen, işine geleni aklayan, kızdığını haşlayan, hırsızı ve rüşvetçiyi sımsıkı bağrına basan Başbakan'ın hukuken, siyaseten ve ahlaken ömrü çoktan dolmuştur. Son demokratik darbeyi bu zihniyete ve yandaşlarına indirmek AKP'ye oy veren kardeşlerim başta olmak üzere herkes ve hepimiz için vatan ve namus borcudur."

 "Bu çağdışı kararın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur"

 Bahçeli, internet düzenlemesi ile Hükümetin mahkeme kararı aranmaksızın doğrudan doğruya internete erişimin engellenmesi yetkisini aldığını savunarak, düzenlemenin Çankaya Köşkü'nden onay görmesi durumunda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının internet üzerinde vesayet kuracağını ileri sürdü. Bahçeli, şunları kaydetti:

"İnternet erişimini baskı altına alan, sanal medyaya kelepçe vuran bu çağdışı kararın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Elbette internet yoluyla işlenen suçların, yapılan hakaretlerin önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur. Yasaların amacı, özgürlüğü kısmak veya kaldırmak değil, korumak ve genişletmek olmalıdır. Şayet kişi hak ve hürriyetleri güvencede değilse demokrasinin bırakınız yaşamasını isminden dahi bahsetmek imkansızdır. Demokrasiden vazgeçmek, özgürlükten taviz vermek insanlığı askıya almakla eşdeğerdir. Kamuoyu internete getirilen sansüre karşı ortak bir tepkide buluşmuş ve toplumun her kesimi bu yasakçı uygulamayı reddetmiştir. 

Ümit ederim ki Başbakan'ın tahammül edemediği, haberlerinin verilmesine çok kızdığı Sayın Cumhurbaşkanı taleplere duyarsız kalmaz, milletimizin beklentisinin hilafına hareket etmez. Türk milletinin, hukuk ve demokrasi cinayeti işleyen Başbakan ve hükümetinden kurtulması artık kaçınılmaz bir amaç olmalıdır. İlke, ahlak, haya, heyecan ve esasları kalmayan bir hükümetin çöküşü kaçınılmazdır. Bugünkü hazin tablo hiçbir demokratik ülkede olmayan korkunç bir çürümenin ve soysuzlaşmanın ihsas ve ilanıdır. Sizler kanalıyla aziz milletime diyorum ki yalanla ve cehaletle savaşmak için gerçeği bilecek kadar akıllı ve gerçeği söyleyecek kadar yürekli olmaktan başka şansımız yoktur. Türk milletini demokrasi ve özgürlük pankartı taşıyan paryalara kimse dönüştüremeyecektir. Umutlarımızı yakıp yıkan Başbakan eğer ki nefsini ıslah etmezse sonu çok feci ve acıklı olacaktır. Kırk tarakta bezi olan Başbakan'ın aklından zoru yoksa milletin sabrını daha fazla zorlamamalı."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211