Başbakan Eşinin Konuşma yetkisi yoktur

CHP'li Koç, "Kadını öteleyen tavıra karşıyız. Başbakan'ın Sayın eşlerinin resmi temsil yetkileri yoktur" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "Japonya Büyükelçiliğinde yaşanan bazı olaylar var, bunlar hoş olaylar değil. Bunların onaylanması, takdir edilmesi hiç kimse tarafından düşünülemez. Kadını öteleyen, sonraki konumuna getiren her tavıra karşıyız. Fakat genel diplomatik teammülleri de hatırlatmak gerekir. Başbakan'ın Sayın eşlerinin resmi temsil yetkileri yoktur" dedi. 

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. 

Koç, düzenlediği basın toplantısında MYK'nın gündemi ve güncel konular hakkında değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün partisinin TBMM grup toplantısında yerel seçimlere yönelik aday açıklamasında bulunduğunu hatırlatan Koç, Erdoğan'ın bunu TBMM çatısı altında bir gösteriye dönüştürdüğünü ileri sürdü. Aday tanıtımında kullanılan kısa filmlerin, bu kentler Recep Tayyip Erdoğan tarafından keşfedilmiş yerlermiş, tüm hizmetler AK Parti iktidarı döneminde yapılmış ve geçmişleri yokmuş gibi hazırlandığını ifade eden Koç, Türkiye'nin gerçeklerinin ise itinayla gizlendiğini ileri sürdü.

Koç, Erdoğan'ın tanıtım toplantısında devletin icraatlarını, iktidar olarak kullandıkları yatırım bütçelerini ve hatta CHP'li belediyelerin hizmetlerini AK Parti belediyelerinin başarısı olarak topluma sunduğunu savunarak, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in TBMM'nin ve Meclis televizyonunun buna alet edilmesine seyirci kalmasını eleştirdi. Koç, şöyle konuştu:

"Anayasa masasından kaçmanın aracısı haline getirildin Sayın Çiçek. Şimdi bu çirkin, eşitsiz siyaset yaratma nedenin de bir parçası, aracı haline getirilmiş oluyorsun. TBMM, bu tür gösterilerin yeri değildir, mekanı değildir. Her konuda, havaya suya konuşan Cemil Çiçek'in, bu konuda bir uyarı, değerlendirme yapması gerekir diye düşünüyoruz." 

 Meclis televizyonu da dahil olmak üzere 30'a yakın televizyon kanalının üzerlerinde hissettikleri baskı nedeniyle bu gösteriyi canlı yayınladıklarını savunan Koç, aday tanıtım toplantısına dönüşen yayın için "zorunlu değil ama mecburi" nitelemesinde bulundu.

Koç, Erdoğan'ın, TBMM AK Parti Grup toplantı salonunu partisinin genel merkezi ya da ücreti karşılığı kiralanmış bir spor salonu gibi kullandığını da belirterek buna tepki gösterdi.

-"Emniyet insanları inançlarına göre sınıflayamaz"

Konuşmasında dün bir gazetede yer alan Gezi Parkı odaklı olaylara ilişkin rakamsal verilerin yer aldığı habere de değinen Koç, haberde olaylara katılan ve gözaltına alınan kişilerin yüzde 78'inin alevi olduğu bilgisinin yer aldığını hatırlattı. Emniyet teşkilatının insanları kökenlerine ve inançlarına göre sorgulama yetkisine sahip olmadığını vurgulayan Koç, "Sorulması gereken soru şu; senin yönettiğin emniyet teşkilatının elinde bu ülkenin insanlarını soylarına, kimliklerine, inançlarına göre sınıflayan bir bilgi birimi var mı, yok mu?" diye sordu. Bunun acı bir tablo olduğunu belirten Koç, konunun hafife alınmaması üzerinde özenle durulması gerektiğini söyledi.

-"Sisi bir darbeci, diktatör de El Beşir ne? Bir demokratik ürün mü?"

Dış politika konusunda da Hükümeti eleştiren Koç, özellikle Suriye ve Mısır konusunda ciddi hatalar yapıldığını savundu. Başbakan Erdoğan'ın dış politikada ulusal çıkarları öteleyerek kendi kafasındaki saplantılara göre şekillendirdiğini ifade eden Koç, "Sayın Başbakan, Mısır, Mısır, Mısır... Sudan'ın Mısır'dan farkı nedir? El Beşir ismi sana ne hatırlatıyor? Sisi bir darbeci, diktatör de El Beşir ne? Bir demokratik ürün mü?" değerlendirmesinde bulundu.  

Türkiye'nin dış politika yalnız, güçsüz ve itibarsız hale getirildiğini kaydeden Koç, iktidarın bu durumu görmezlikten geldiğini de söyledi. Koç, Başbakan Erdoğan'ın kendi görüşüne göre dış politikada dost, düşman tayin edemeyeceğine işaret eden Koç, Hükümete yönelik bu uyarıları yapmayı sürdüreceklerini bildirdi.

- "Resmi sıfatı olmamasına rağmen Başbakan'ın Sayın eşlerinin konuşması yapması yadırgatıcı bir durum" 

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in Japonya Milli Günü resepsiyonunda Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a yönelik hareketine ilişkin değerlendirmede de bulunan Koç, şunları söyledi:

"Japonya Büyükelçiliğinde yaşanan bazı olaylar var, bunlar hoş olaylar değil. Bunların onaylanması, takdir edilmesi hiç kimse tarafından düşünülemez. Kadının toplumun ve yaşamın her alanında söz sahibiolmasını savunan bir partiyiz. Kadını öteleyen, sonraki konumuna getiren her tavıra karşıyız. Bu bizim kendi siyasi doğrularımız. Fakat genel diplomatik teamülleri de bir şekilde hatırlatmak gerekir. Başbakan'ın Sayın eşlerinin resmi temsil yetkileri yoktur. Sosyal olanlarda özel temsil durumları, konumları vardır. Yabancı devletlerin ulusal günlerinde, o ülkelerin büyükelçiliklerinde yapılan resepsiyonlarda o ülkenin büyükelçisi konuştuktan sonra davette bulunan en yüksek yetkili, resmi Türk davetli konuşur, teamül budur."

Japonya'nın Ankara Büyükelçiliğindeki resepsiyonda iki bakan bulunduğunu hatırlatan Koç, "Resmi sıfatı olmamasına rağmen Başbakan'ın Sayın eşlerinin konuşması yapması aslında yadırgatıcı bir durum. Açıklamalarına göre Japonya Büyükleçiliğinin böyle bir isteği, talebi olduğu da ifade ediliyor" dedi.  

Japonya Büyükelçiliğinin Japonya'nın resmi toprakları olduğunu vurgulayan Koç, "Orada Türk korumaların bir milletvekiline yaka paça saldırarak, darba yakın eylemlerde bulunması asla kabul edilemez. Bir Sayın Bakanın ulu orta, hakarete varan sözler ifade etmesi, bu da hoş değildir" diye konuştu. 

Demokratik ülkelerde başbakanların eşleri, oğulları ve kızlarının resmi devlet görevlisi statüsünün taşımadığını belirten Koç, ancak Türkiye'de bunun tersi bir durumun sergilendiğini söyledi. Koç, "Yaşanan tablo hoş, şık değildir. Ama Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir devlettir. Diktatörlük, hanedanlık, padişahlıkla yönetilmemektedir. Kendilerini bu sıfatla hayal edenler olabilir, bugün olduğu gibi. Bu durumu hoş karşılayanlar da olabilir. Ama hiç kimse özel konumunu resmi temsil göreviyle birbirine karıştırmaması gerekir" değerlendirmesinde bulundu. 

- "CHP,  Zeyit Aslan'a AKP ne yaptıysa onu yapar" 

Koç, CHP'nin Kamer Genç'e yönelik bir tavrı olup olmadığının sorulması üzerine ise "CHP ne yapar? Zeyit Aslan'a AKP ne yaptıysa onu yapar. TBMM'nin ortasında en ağza alınmaz küfürleri edenler AKP'nin süzgecinde nasıl değelendirildiler? Kamer Genç bir küfür etmiyor, sözlü tepkide bulunuyor."   

-"Tırtıl olsa metroyu kazardı" 

CHP'nin yerel seçim adaylarının ne zaman açıklanacağı sorusu üzerine de Koç, sürecin devam ettiğini, kesinleşen il ve ilçe belediye başkan adaylarının isimlerinin açıklandığını hatırlattı. 

Koç, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in CHP'nin adayına ilişkin "Muharrem olsa iyi olur" ifadesini kullandığı belirtilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

"Bahsettiğiniz kişinin üslubuna gelince sorumlu olan, tekrar aday olan bir belediye başkanı önce kendi yaptıklarının hesabını versin. Tırtıl olsa Ankara'da Genelkurmay'dan Çayyolu'na kadar olan metroyu kazardı şu ana kadar. Ben kimseye tırtıl demedim, tırtıl olsa, taksitle de olsa bu metroyu bitirirdi. Muhattaplarına ön ismi ile hitap edecek kadar siyaset sakili durumuna düşenler seçim kampanyasında yıllardır Ankara'ya yaşattıkları eziyetin hesabını vermek için kendilerini hazırlasınlar. Ankaralı Melih Gökçek'ten, yolsuzluktan, çirkin siyasetten bıkmıştır." 

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün'ün sosyal paylaşım sitesi Twitter'da "Ayasofya'nın ibadete açılmasına" ilişkin mesajları olduğunun da ifade edildiği Koç, "Sinan Aygün'ün kendi kişisel görüşür. CHP'nin içinde böyle bir konu tartışılmış değildir" dedi.  

Koç, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaterine eşlik edecek gazetecilerin seçimi konusunda medyada yer alan haberlere ilişkin soruları da yanıtladı.

Ziyarete eşlik edecek heyetin belirlenmesine ilişkin son değerlendirme toplantısının Genel Başkan Kılıçdaroğl'nun programındaki yoğunluk nedeniyle bugün akşam saatlerinde yapılacağını aktaran Koç, bazı yayın kuruluşlarının ise kendi imkanlarıyla ABD gezisini takip edeceğini aktardı. Bu konuda bazı yayın kuruluşlarının aşırı duyarlılık içinde olduğunu söyleyen Koç, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun ya da CHP'nin hiç kimseye karşı ayrımcılık ya da ön yargı içine girmesinin söz konusu olmadığını belirtti.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211