Bülent Arınç'ın dış politika stratejisi
 Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Berlin'de Konrad Adenauer Vakfı ve Humboldt Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği “Türkiye'nin Değişimi, 2023 Vizyonu ve Avrupa” başlıklı konferansta konuştu.


2023 vizyonunun, dönüşüm sürecini en iyi şekilde özetleyen ve en somut şekilde gösteren vizyon olduğunu belirten Arınç, “İç siyasette ana hedefimiz demokratikleşmedir. Geleceğe dair somut hedefler koyuyoruz. Bu açıdan 2023, sadece bir partinin seçim söylemi değil, büyük bir tarih felsefesi, siyaset felsefesi ve somut başarılarla gerçekleştirilmiş ekonomik hedeflerin toplamıdır” dedi.

İç siyasetteki demokratikleşme perspektifinde büyük adımlar atıldığını ifade eden Arınç, Türkiye'de konuşulamayan konuların çözüm sürecine girdiğini söyleyerek, şu ifadelerde bulundu:

“Toplumsal barışı temin eden ve siyasetin demokratik, çoğulcu ruhunu koruyan yüzlerce düzenlemeye imza atmayı başardık. Konuşulamayan konular, tartışılmak bir yana, çözüm sürecine girmiştir. Müslüman olmayan vatandaşlarımızın mevcut hakları teminat altına alınmış, talepleri demokratik mekanizmalar çerçevesinde karşılanmıştır. Türkiye'de, daha önce farklı mekanizmalarla engellenen büyük bir diyalog ve tartışma kültürü oluşmuştur. Tabular üzerine inşa edilen bir devlet anlayışından, tabuları kıran demokratik ve çoğulcu ruhu merkeze alan bir Türkiye inşa edilmiştir. Bu süreçte devlet ve sivil toplum kuruluşları arasındaki ilişkilerde büyük bir dönüşüm yaşanmış ve devlet vatandaşını ve örgütlenmesini tehdit olarak gören bir devlet anlayışından, onları teşvik eden bir anlayışa doğru dönüşmüştür.”

2023 VİZYONUNDA HEDEF YENİ BİR ANAYASA

2023 Vizyonunda yeni bir anayasanın en kısa zamanda çıkartılmasının hedeflendiğini ve reformist bir siyaset kültürünün güçlendirilerek, uzlaşma kültürüne dayalı bir siyasetin hakim kılınması, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkiyi normalleştirme sürecinin derinleştirilmesinin amaçlandığına dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Arınç, bu çerçevede kamu yönetimine vatandaşların doğrudan katılımını sağlayacak tüm mekanizmaları daha da güçlendirmeyi ve hızlı karar alabilen, ama hesap verebilen bir siyasal sistem inşa etmeyi hedeflediklerini kaydetti.

TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKA STRATEJİSİ

Dış politika alanında ana stratejinin, büyük bir tarih felsefesi, derin bir coğrafya perspektifi ve çoğulcu bir siyaset vizyonu etrafında normalleşme stratejisi olduğunu belirten Arınç, “Bu alanda da hedefimiz, başından beri bölgesel ve küresel siyasette aktif bir özne olarak harekete geçmek suretiyle, adil bir küresel düzenin ortaya çıkmasına katkıda bulunmaktır. Türkiye'nin dış politikada aktif olduğu alanlar, sürekli olarak artmış, dış politika gündemi zenginleşmiştir” şeklinde konuştu.

Arınç, 2023 yılında bölgesel ve küresel siyasette aktif olunan tüm alanlarda ilişkileri derinleştirme çabasını devam ettiren ve bu çerçevede, AB üyesi olmuş, Ortadoğu ve Afrika ülkeleriyle tecrübe paylaşımını güçlendirmiş bir Türkiye'nin bölgesel ve küresel siyasette istikrar kurucu ülke olmayı hedeflediğini vurguladı.

AB ÜYELİĞİ

Türkiye'nin 2023 Vizyonu çerçevesinde AB ile olan ilişkilerinde stratejik kararlılığını sürdürdüğünü kaydeden Bülent Arınç, AB sürecinin ve gereklerinin daha önce hiçbir iktidarın konuşmaya dahi cesaret etmediği şekilde peyderpey gerçekleştirildiğini ve Türkiye'nin bugün fiilen ve birçok açıdan Avrupa'nın ve Avrupa Birliği'nin bir parçası olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği vizyonuna gereğinden ve hak ettiğinden fazla eleştiri gelmesine gönüllerinin razı olmadığını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Arınç, “Hani sürekli olarak AB bitti diyorlar ya, biz buna prim vermiyoruz” diyerek şöyle konuştu:

“50 yıldır inişli çıkışlı bir ilişkiyi ilk defa biz AK Parti olarak sistematik bir biçimde derli toplu bir siyasetin ve vizyonun parçası kıldık… Günü kurtarmak için değil, gerçekten Türkiye'nin ihtiyaçları ve AB vizyonunun gerekleri çerçevesinde somut ve net adımlar attık. Müzakereleri başlattık, başlattık ama ondan sonra bir şeyler oldu ve AB büyük bir kararsızlık süreci içine girdi. Biz iç tartışmaları, iç sıkıntıları, dinamikleri, genişlemeyle gelen muhtemel sorunları ve zaman zaman Avrupa'nın geleceğine dair kafa karışıklığını anlıyoruz. Büyük ve tarihi bir dönüm noktasındayız. Hem Avrupa için hem AB için hem de Türkiye için.

Bunu nasıl yapacağımız açıktır: Tıkanan başlıkları bir bir açmak, bu sürecin gereklerini hızlandırmak.”

AB ülkelerindeki iç sorunları anladıklarını ve Türkiye'nin, Avrupa'ya yük olmaya değil, yük almaya geldiğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı Arınç, “Türkiye, AB'ye kurucu değerleri etrafında yolculuğuna güçlü bir biçimde devam etmesine destek vermeye geliyor. İçe kapanmaktan kaçınan, cesur kararlar alabilen, yabancı düşmanlığına prim vermeyen, bölgesel ve küresel ilişkilerde tarihi izleyen değil, biçimlendiren ve yön veren bir Türkiyeli AB vizyonunu derinleştirmeye geliyor” diye konuştu.

AB'nin Avrupalı dostu olan bir Türkiye olarak çağrıda bulunduklarını ifade eden Arınç, “Gelin yarım asır sonra, Türkiye'nin yaşadığı büyük dönüşümü, AB'nin tarihi mirasıyla birleştirelim” dedi.

Bugünkü AB liderlerine çağrılarının bu ruhu diriltmek olduğunu söyleyen Arınç, “Kaygıları-korkuları bir yana bırakarak, cesur kararlar almaya hazırlanmak, AB'yi, Türkiye ile beraber, Türkiyeli bir AB olarak dünya siyasetinde söyleyecek bir sözü olma noktasında son derece güçlü kılacaktır” ifadelerini kullandı.

Arınç, 2023'ün Türkiye için cesur bir sürecin yol haritası olduğunu ve önemli sorunun ise Avrupa Birliği'nin bir yol haritasına sahip olup olmadığı sorusu olduğunu söyledi.

Arınç'ın konuşmasını bitirdiği sırada protesto amaçlı seslerini yükselten birkaç kişi salondan dışarı çıkartıldı.






Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211