Büyük iddia, Seçimlerden sonra zam yağmuru

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan TANRIKULU: "Ekonomideki Başarısızlık, Seçimlerden Sonra Zam Yağmurunu Beraberinde Getirecek"dedi

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu; “devletin resmî kurumları tarafından son açıklanan başarısız ekonomik rakamların, vatandaşımıza yerel seçimler sonrası zam yağmurunun başlayacağının habercisidir” dedi.

Tanrıkulu yaptığı açıklamada; “17 Aralık’tan bu yana görülmektedir ki; bugüne kadar elde edilen maddî menfaatler gizlenmeye çalışılmakta, ülkemizin en temel ihtiyacı olan adalete müdahale edilmekte, kamu ihalelerine fesat karıştırılarak yandaşlara göre şekillendirilmektedir. Bu antidemokratik uygulamaları bir şekilde kabul edenler ise, süreci gizlemeye, suç örtmeye ve meydanlarda başka partileri karalayarak, kendilerine destek aramaktadırlar.

Ancak uluslararası kuruluşlar bu beyhude çabaları nazara almamakta ve gerçek tespitlerini yapmaktadırlar. Merkezi Berlin´de bulunan ‘Transparency International’, yani Uluslararası Saydamlık Örgütü’nün raporlarında bu yüzden 177 ülke arasında 50’li sıralardan ülke olarak kurtulamamaktayız.

Suçlarını gizlemeye çalışanlar diğer taraftan da ekonomimize verdikleri zararı dile getirmeyerek, vatandaşlarımızın bu rakamlar altında ezilmesine göz yummaktadırlar. Daha şimdiden Ekonomiden sorumlu bakanlar seçimlerden sonra yeni fiyat ayarlamalarının yapılacağını, Enerji’den sorumlu bakan ise seçimlerden sonra doğalgaz fiyatlarını gözden geçireceklerini ifade etmeye başlamışlardır.

İç talep daralmasından dolayı, zaten düşük gerçekleşecek büyüme rakamlarını gizleyerek, cari açığı 2014’te düşüreceğiz gibi şark kurnazlıkları esasen ekonomi çevrelerince de çok ciddiye alınmamaktadır. Büyüme rakamları ile doğru orantılı hareket eden cari açığın sürdürülebilir seviyelere indirilmesi için daha gerçekçi hedef ve politikalar hayata geçirilmelidir.

İktidarın neden olduğu siyasî ve ekonomik riskler her geçen gün daha da artmaktadır. Ülkemizin bozulan siyasî istikrarı, ekonomik istikrarını da etkilemektedir. Bunun en güzel kanıtı tüketici güven endeksinin son dört yılın en düşük seviyesine gerileyerek, Şubat 2014’te 69,2’ye düşmesinde görülebilmektedir. İnsanlarımız gelecekten umutsuz ve mutsuzdur. Geleceğine güvenini yitiren vatandaşımız parasını zorunlu giderleri dışında harcamamaktadır. Girişimcilerimiz ise yeni yatırımlar yapmayarak, işçi çıkarmalara başlamışlardır.

Enflasyon ise adım adım yükselişini sürdürmeye devam ederek yüzde 8’ler seviyesine gelmiştir. 2014 için tahminler bu yükselişin devam edeceği yönündedir. İyi ve kaliteli bir geleceği hak eden vatandaşımızın alım gücü her geçen gün daha da düşmektedir. Artan yüksek enflasyon sanayinin rekabet gücünü de eritmektedir. Bu bakımdan Merkez Bankası artık ulaşmayı beceremediği hedefleri bir kenara bırakıp, bizim en kırılgan ülkeler arasında liderliğe oturmamızın nedenlerinden biri olan enflasyonla mücadeleye odaklanmalıdır.

Döviz açık pozisyonlarıyla baş etmeye çalışan şirketlerimizin Aralık 2013 sonu itibariyle döviz pozisyon açıkları 174 milyar dolara ulaşmıştır. Kısa vadeli yükümlülükleri ise bir önceki yıla göre yüzde 15 artış göstererek yaklaşık 95 milyar dolara çıkmıştır. Merkez Bankası Başkanı’nın kur tahminine güvenerek (2013 sonu için 1,92 TL) ağzı yanan ve zarar eden girişimcimiz önümüzdeki dönem için kur tahmini yapamamakta içinde bulunduğu zarar sarmalından kurtulamamaktadır.

Ülkemizde yaşanmakta olan tedirginlik işsizlik rakamlarına da yansımıştır. 2013 yılında işsizlik bir önceki yıla göre 0,5 puan artış göstermiş ve yüzde 9,7’ye çıkmıştır. Kentlerde işsizlik daha da artarak %11,5 seviyelerine yükselmiştir. Genç işsizlik bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla %19’lara dayanmıştır. Geniş tanımlı işsizlik oranları açıklanan rakamlardan çok daha yüksektir. İşgücüne katılan her iki kişiden biri halen işsizdir.

İktidarın gizlemeye çalıştığı başarısızlıklarla dolu karnesi OECD raporlarına (The Global Competitiveness Report 2013-2014) da yansımış; OECD sıralamasında hukuk alanında ilk yüze girmeyi başaramayan Türkiye, 148 ülke arasında işgücü piyasası verimliliğinde 120, kadınların iş dünyasına katılımında 134, enflasyonda ise 125. sırada yer alabilmiştir.

Geldiğimiz noktada ülkemizin yarınlarına duyulan güvensizlik; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi performanslarının izlendiği MSCI (Morgan Stanley Capital International Index) endekslerinde de kendini göstermiştir. MSCI Türkiye endeksi son bir yılda yüzde 40,5 değer kaybıyla diğer ülkelerden negatif ayrışmıştır. Bu ayrışmanın gözlendiği bir başka veri olan ülkemizin CDS (Credit Default Swap) risk primleri de ciddî oranda artarak, kırılgan beşli olarak adlandırılan ülkelerden bizi ayırmıştır.

Hazine eskisine göre yüzde 40 daha pahalıya borçlanabilmekte ve bu bağlamda 2014 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan önümüzdeki 3 aylık dönemde toplam 40,8 milyar TL'lik iç borç servisine karşılık 44,1 milyar TL'lik iç borçlanma gerçekleştirmeyi plânlamaktadır.

Tüm bu veriler bizlere geminin karaya oturacağını, buna rağmen günü kurtaran siyasî söylemlerden başkaca bir tavır sergilenmediğini göstermektedir. İktidarın seçim meydanlarında kullandığı takla attırılmış rakamlar yerine ekonomimizi tehdit eden ve bizlerin dile getirdiği rakamlar ile gelecek için ayakları yere basan çözüm önerilerinin konuşulmasının vakti çoktan gelmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, iktidar tarafından vatandaşlarımızın omuzlarına yüklenecek, ceplerine el atılacak yerel seçimlerden sonrasına ertelenen uygulamalardan vazgeçilmesini istiyoruz. Zirâ vatandaşımızın daha fazla kandırılmaya mecali kalmamıştır.

Ağır ekonomik şartlar altında ezilen milletimizin bu iktidardan hesap görme vakti gelmiştir. Zaman bu zaman olup ülkemizin geleceği adına oy kullanacak vatandaşlarımız, Milliyetçi Hareket Partisi’ni taçlandırarak mevcut iktidara en güzel dersi ve cevabı bu seçimlerde mutlaka verecektir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211