Büyükataman: Türk milleti artık ucuz numaraları yememektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN’ın “AKP’nin başörtüsü istismarına” ilişkin  basın açıklaması yaptı.

Seçimler yaklaştıkça AKP'nin hiçbir ahlaki ve vicdani ölçü tanımadan bütün yalan ve riya malzemesini son çırpınışlarında cepheye sürdüğünü belirten Büyükataman, "AKP bu konuda da kendisini aşmış, bilinen riya ve takiye özelliklerinin ötesine geçerek bir istismar simsarlığı tiyatrosunun aktörü olarak Türk milletinin karşısına çıkmıştır."dedi

İsmet Büyükataman'ın basın açıklaması şöyle:

AKP’nin yayınladığı reklam filminde, üniversiteden AKP sayesinde mezun olduğu anlatılan “gözü yaşlı” Rabia'nın hikâyesinin anlatıldığı reklam filminde Rabia’nın, “Onur Belgesi” ile “İmam-Hatip Lisesi” diplomasındaki TC kimlik numaraları farklıdır. Reklamda göze çarpan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezuniyet belgesinde “edebiyat fakültesinin dört yıllık lisans programından mezun olmuştur” ifadesi de bilgi çarpıklığını gözler önüne sermektedir. AKP’nin her şeyi gibi reklamı da sahtedir, yalandır, aldatma ve kandırmaya yöneliktir. Ancak Türk milleti artık bu ucuz numaraları yememektedir.

İSTİSMAR SİMSARI

AKP zihniyeti; yıllarca başörtüsü hassasiyetinden geçinmiş, İmam Hatip Liselerinden nemalanmaya çalışmıştır. Hâlen de bu siyasetine utanmadan devam etmektedir.

AKP zihniyetinin sonunun yaklaştığını, AKP kadroları hepimizden daha iyi hissetmekte, görmekte ve bilmektedir. Bu yüzden AKP son günlerde zevali gelen karınca misali kanatlanmıştır.

AKP’nin başörtüsünü siyasi amaçlarla kullanan, “başörtüsü rantiyecisi” ve “istismar simsarı” olduğunu aziz milletimiz net şekilde görmüştür.

Hz. Süleyman’a atfedilen bir hikâye vardır. Bu hikâye tıpkı AKP’nin bugünkü durumunu anlatmaktadır.

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.

Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır.

Ve ona sorar;

“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”

Derviş kendini savunur;

“Efendim, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı.”

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki;

“Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun?”

Kuş kendini savunur.

“Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.”

Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.

“Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder.

Kuş o anda;

“Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır.

“Neden” diye sorar Hz. Süleyman.

Kuş sebebini şöyle açıklar;

“Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar... Siz en iyisi mi, bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkartın... Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.”

Artık takke de hırka da düşmüş, kel görünmüştür. Aziz Türk milleti 07 Haziran’da derviş hırkasına bürünen eşkıyalardan hesap soracaktır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211