“Çekin mülevves ellerinizi Ülkücülerin üzerinden!”
 MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, son dönemde MHP'nin yükselişinden ve AKP'nin PKK ile pazarlıklaır karşısında vatana sahip çıkmasından rahatsız olan yandaş medyanın ülkücülere yönelik iftira ve hakaretlerine yönelik açıklama yaptı.

Yalçın'ın açıklaması şu şekilde:

AKP yandaşı bir takım köşe yazarları, MHP ve Milliyetçi Ülkücü Hareket’e yönelik saldırılarını ısrarla sürdürmekte, ellerindeki husumet taşlarını üzerimize fırlatmaya devam etmektedir. AKP iktidarı tarafından başlatılan İmralı süreci, şöhret bahşeden yeni bir geçim kapısı, yeni bir yazarlık türü ihdas etmiştir: Yancı yazarlık! AKP’li oyun kurucularını seyrederken kuruyemiş ve meşrubat kabilinden menfaat devşirip bir yandan da oyuna karışan yancı yazarların sayısında artış kaydedilmektedir. Kamuoyunda esamisi okunmayan, okuyucu kitlesi olmayan çok sayıda yancı köşe yazarı, MHP ve Ülkücüler üzerinden kendilerine şöhret temin etmek için çabalamaktadır.

İktidar yanlısı bu kalem erbabının görevi; karartma yapmak, MHP ve Ülkücü Hareket’in verdiği siyasi mücadeleyi iftira ve yalanlarla haleldar etmektir. Sözüm ona “Barış ve kardeşlik gelecek, akan kan duracak” iddiasıyla, bunlar tarafından biteviye sosyal barış dinamitlenmekte; siyaset, çatışma ortamına sürüklenmektedir.

MHP’ye düşmanlığı meslek, geçim ve şöhret kapısı hâline getiren tetikçilerin tuttuğu, insanları ve fikirleri küçümseyen bu bencil ve çıkarcı yol yanlıştır. Bu yol, Türkiye’yi sevgisizliğe, hoşgörüsüzlüğe, siyasi kaosa ve iç savaşa götürmekten başka işe yaramayacaktır.

MHP’ye ve Ülkücülere her türlü hakareti ve aşağılamayı reva gören bu gibiler, eylemlerini de meşru hak saymakta, hak ettikleri cevabı alınca da “MHP yöneticileri bize hakaret etmekten başka bir şey yapmıyor” diye sızlanmaktadır.

İmralı süreci başladığından beri gizli pazarlık girişimlerine niçin karşı olduğumuz, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli tarafından defalarca ayrıntılı surette açıklanmıştır. Sayın Bahçeli tarafından terörle mücadele konusunda partimizin görüş ve önerileri kamuoyuna defalarca aktarılmıştır. MHP’nin öteki yöneticileri tarafından da bu yönde sayısız beyanda bulunulmuştur. MHP’nin tutumu, partimize oy veren milyonların İmralı sürecine bakışını ortaya koymaktadır. Ancak yandaş kalemşörler, gerçekleri köşelerine taşıyacak yürekliliği ve dürüstlüğü sergileyememektedir.

 Kimileri, “Ülkücü kanı bu kadar ucuz mu ki her defasında onu masaya sürüyorsunuz” diyerek; Allah’tan korkmadan, iğrenç ve ahlak dışı bir üslupla MHP’nin politikalarını yermektedir. Bu dil, Ülkücü gençlerin meydanlarda “Öl de ölelim, vur de vuralım” diye niçin bağırdığını anlamak istemeyen sağırların ve körlerin lisanıdır. Meydanlara toplanan halkın ve gençlerin kendiliğinden oluşan tepkisini organize ve mizansen olarak göstermek suretiyle utanmadan AKP tetikçiliği yapanların lisanıdır. Bu gibiler, buğz ve nefretten beslenen kelimelerini, ihanet kurşunundan daha beter bir üslupla MHP camiasının üzerine yöneltmektedir. Bunlar, sıcak yataklarında keyifle uyuyabilmek ve AKP iktidarı sayesinde elde ettikleri dünya nimetlerini kaybetmemek için çırpınmakta; fildişi kuleden memleket meseleleri hakkında dahice! yorumlar döktürüp nefislerini tatmin etmekten başka çıkar gözetmemektedir.

Bahse konu yazarlar, yıllardır kandan besleniyor diye itham ettikleri Ülkücülerin 1984 yılından beri teşeküllü olarak sokaklarda hangi bir eyleme kalkıştığına, bir vatandaşımızı vurup öldürdüğüne tek örnek verebilir, bir tek delil gösterebilirler mi?

Ülkücüler, şimdi meydanlara inip haykırmaya başladılarsa, bu, vatanın bütünlüğünün ve bin yıllık kardeşlik hukukunun ortadan kaldırıldığını gördükleri içindir. AKP yaranı demokrat geçinmekte,  ama Ülkücü gençlerin meydanlarda verdiği demokratik tepkiye bile tahammül edememektedir. Buna karşılık Diyarbakır’da sahnelenen Bölücülük Bayramında Türk bayrağının olmayışını, bölücü başının Türk milletinin egemenlik haklarını yok sayan mektubunun okunuşunu, kardeşliğin ve barışın nişanesi görecek kadar gözlerini karartabilmektedir. Ön yargıların, sevgisizliğin ve bölücülüğün girdabında boğulmak, vatan evlatlarının çığlığına tercih edilmektedir.

Ülkücü gençler, Türk milletinin bölücülüğe ve ihanete karşı kendiliğinden teşkilatlanmış fertleridir. Onları, herhangi bir menfaat ve dünya kazancı için hiç kimse kurşunun üzerine süremez.  Ülkücüler, geçmişte Yeşil Kuşak Projesi için değil, vatanın ve milletin bölünüp parçalanmasını önlemek için kara toprağa girmişler, şehit olmuşlardır.

Hâl böyle iken; aynı yandaş korosu Ülkücülerin Yeşil Kuşak Projesi için ölüme gönderildiğini öne sürerek Marksistlerle aynı dili kullanmakta, “Türk askerleri boşuna öldüler” diyen mazbatalı terörist Emine Ayna ile aynı makamdan okumaktadır. Bunlar; 1984 yılından beri Türkiye’yi kana bulayan bölücü terörü ortadan kaldırmak ve vatanın bölünmez bütünlüğünü temin etmek için canlarını feda eden güzide asker ve polisimiz için de yarın, “Büyük Ortadoğu Projesi için beyhude yere öldüler” derlerse kimse şaşırmamalıdır.

Binlerce vatandaşımızın kanına giren eli kanlı katillerle İmralı süreci başladığından beri aynı safta durmak, şeref ve haysiyet olarak AKP kurmaylarına ve tasdikçi korosuna yeter.

MHP olarak; iktidarı ve şakşakçılarını Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in kutsalları üzerinden politika yapmamaları için uyarıyor, “Çekin mülevves ellerinizi Ülkücülerin üzerinden!” diyoruz.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211