CHP'Lİ KOÇ; ÜLKEYİ STRATEJİK BİR KAOSUN İÇİNE SOKTUN
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nde bir basın toplantısı düzenledi. Son dönemde yaşanan sokak olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Beşir Atalay'ın CHP'ye yönelik sözlerine yanıt veren Koç: "İmralı'da masa kuranların baş sorumlularından birinin Cumhuriyet Halk Partisi için söylediklerinin hiçbir anlamı hiçbir ağırlığı kanımca yok" dedi.

Başbakan Davutoğlu'nu yerden yere vuran Koç:  "İhanet diyor, Davutoğlu. Asıl ihanet nedir biliyor musunuz? Asıl ihanet, gözlemci edasıyla gruplar arası çatışmada çok sayıda vatandaş öldü diyecek kadar gaflet ve delalet içinde olan o içişleri bakanı müsveddesini görevde tutmaktır. Böyle bir yorum yapılabilir mi? Kendi bakanlığına bağlı 2 kahraman polisimizi şehit verdikten sonra yapıyor bu açıklamayı. Davutoğlu, bunu yapamaz çünkü onu başbakanlık koltuğuna 23 Nisan çocuğu gibi oturtan iradeyle içişleri bakanını kendi özel yolsuzluk dosyalarının kapatılması göreviyle o makama getiren irade aynıdır da onun için" açıklamasında bulundu.


 "SORUMLULUĞUNUZ YOK MU SİZİN?"

Konuşmasına aynı saatlerde düzenlediği basın toplantısında CHP'yi eleştiren Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay'a yanıt vererek başlayan CHP'li Koç, "İmralı'da masa kuranların baş sorumlularından birinin Cumhuriyet Halk Partisi için söylediklerinin hiçbir anlamı hiçbir ağırlığı kanımca yok" ifadelerini kullandı.

Bu provokasyonları kim yapıyor, diye soran Koç, "Ahmet Davutoğlu Bey, aslında acınacak bir halde. Bunu yüzünden anlamak mümkün. Ruh dünyasını analiz etmek mümkün. Farkında değil. 2 emniyet görevlimizin de aralarında odluğu 35 insanımızı kaybettik son 3 günde. 360 kişi yaralandı. Yüzlerce belki binlerce özel iş yeri ve kamu binası kundaklandı. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Atatürk heykelleri yıkılıyor. Türk bayrakları yakılıyor. Bir tane Türk bayrağı yakan Atatürk heykeli yıkan bir tek kişiyi kameralar ortada bir tek kişiyi kulağından tut ve bu milletin önüne getir. Sorumlu budur de. Kim yapıyor bu provokasyonu? Utanmıyor musunuz siz? Bütün Türkçesi kıt adamları içişleri bakanı, parti sözcüsü, bay Davutoğlu Ahmet, hepiniz sırayla bütün televizyon saatlerini işgal ederek ne anlatmaya çalışıyorsunuz millete? Bu milletin canı yanıyor canı. 30 yıldır bütün tehditlere rağmen kardeşliğini birliğini korumayı başarabilmiş bu millet, son günlerde büyük bir tedirginlik yaşıyor. Sokaklar kaynıyor. 12 yıldır sorumluluğunuz yok mu sizin? Sorumluluğunuz yok mu sizin? Bu nasıl bir siyasi aymazlık?" diye konuştu.

"ASIL İHANET İÇİŞLERİ BAKANI MÜSVEDDESİNİ GÖREVDE TUTMAKTIR"

Başbakan Davutoğlu'nu eleştiren Haluk Koç, "Şu başbakan sıfatı yakasına iliştirilmiş kişinin küstahlığına bir bakın, aymazlığına bir bakın. Parti sözcüsünü kale bile almıyor. İhanet diyor, Davutoğlu. Asıl ihanet nedir biliyor musunuz? Asıl ihanet, gözlemci edasıyla gruplar arası çatışmada çok sayıda vatandaş öldü diyecek kadar gaflet ve delalet içinde olan o içişleri bakanı müsveddesini görevde tutmaktır. Böyle bir yorum yapılabilir mi? Kendi bakanlığına bağlı 2 kahraman polisimizi şehit verdikten sonra yapıyor bu açıklamayı. Davutoğlu, bunu yapamaz çünkü onu başbakanlık koltuğuna 23 Nisan çocuğu gibi oturtan iradeyle içişleri bakanını kendi özel yolsuzluk dosyalarının kapatılması göreviyle o makama getiren irade aynıdır da onun için" ifadelerini kullandı.

ÜLKEYİ STRATEJİK BİR KAOSUN İÇİNE SOKTUN

Davutoğlu'nun 'Kılıçdaroğlu'nun aklına ihtiyacımız yok' açıklamalarını değerlendiren Koç, "Bir defa akıllı insanlar, akıl danışır. İstişare önemli bir müessesedir. Aklına ve şeyine ihtiyacım yok, diyor. Aklına ihtiyacın olmadığını anladık açıklamalarından. Şeyden ne kast ediyorsun, onu söyle? Şey dediğin neyine ihtiyacın yok? Onu da cevaplandıralım ayrıca. Panik içinde yapılan, güya devlet adamı kimliğindeki insanların açıklamaları bunlar. Stratejik Derinlik, iddialarıyla başbakanlık koltuğuna oturtuldun, iliştirildin. Daha 40'ını çıkarmadan ülkeyi stratejik bir kaosun içine soktun. Selef kim bunun? Şimdi suflörlük yapıyor. Selefi ve suflörü yukarıda oturuyor, Erdoğan. Şam'da namaz kılma rüyası, neye mal oldu Türkiye'ye? Hala aynı rüyayı görüyorlar. Şantaja, yıkıma, provokasyona, sokakta çatışmaya, tehdide, sıkı yönetim tarzı uygulamalara, linçlere, sokak çatışmalarına bunlara sebep oldu. Vesayetle mücadele ettiklerini söylüyorlar. Vesayetin eski modelini getirdiler Türkiye'ye dayattılar, yaşattıklarıyla. Bu faturanın sorumluları ortada. Şimdi utanmadan konuşuyorlar. Şimdi Şam'da namaz kılma hülyası sona erince soluğu Çankaya Köşkü'nde aldı birisi biliyorsunuz" dedi.

"SENİN TAMPON BÖLGEDEN KASTIN NE?"

Tampon bölgeden ne amaçlandığını soran CHP'li Koç, "Hala Esad'la yatıp Esad'la kalkıyorlar. 40 kere söyledik. Suriye'de yaşayan Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Şii herkes demokratik laik bir sistem içerisinde Suriye'de yaşayabilmeli dedik. Suriye'nin toprak bütünlüğü dedik. Dünkü CHP'nin önerisini akılları sıra hedef saptırarak değerlendiriyorlar. Senin tampon bölgeden kastın ne? Tampon bölgeden sen ne amaçlıyorsun? Senin hedefinde ne var? Senin hedefinde güya IŞİD' şimdi rehine olayı hallolduktan sonra karşıymış gibi gözükerek elinle besleyip büyüttüğün o radikal terör örgütüne karşı gibi gözüküp uluslararası koalisyonda Suriye'ye dönük bir harekatın meşruiyetini kazanmak istiyorsun. Bunu görmeyecek kadar saf mıyız biz? Sizin hayallere dayalı dış politikalarınız sayesinde Suriye topraklarında Suriye rejimine karşı savaşacak. Başka kapıya" şeklinde konuştu.

Faiz lobisi bitti. Şimdi kaos lobisi çıktı

Ak Parti Milletvekili Emrullah İşler'in sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaşanan olaylar ile ilgili yaptığı açıklamaları eleştiren Koç, şöyle konuştu: "Faiz lobisi bitti. Şimdi kaos lobisi çıktı. Bütün lobiler sırayla Türkiye'deki her süreçle ilgili suçlanacaklar herhalde. Türkiye Cumhuriyeti'nde başbakan yardımcılığı yapmış bir kişi, bir tweet atıyor. 'IŞİD öldürüyor ama işkence dahi yapmıyor' diyebiliyor. Bu mantıkta kaç kişisiniz siz AKP içinde. Peki IŞİD işkence yapmıyor ise o kafa kesenler kimler? Sizin silah verdikleriniz mi? Sizce yangına kim benzin döküyor. Sayın Davutoğlu, Sayın Atalay, Sayın özel görevli Efkan Ala kim bu benzin dökenler? Yıllarca çözüm çözüm dediniz. Neyi çözeceksiniz, nasıl çözeceksiniz? Kürt yurttaşlarımızın da dikkatine sunuyorum. Birlikte yaşamaya bu coğrafya bizi mahkum ediyor. Hep beraber eşit hukuku paylaşan eşit yurttaşlar olarak birlikte yaşam iradesini demokrasi ve özgürlüklerimizi geliştirerek sağlamak zorundayız. Bu demokratikleşme gizli kapaklı toplantılarla pazarlıklarla kimseye ihale edilemez"

"HERKESİ SAĞDUYUYA BİR KEZ DAHA ÇAĞIRIYORUZ"

Sağduyu çağrısı yapan Haluk Koç, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak herkesi sağduyuya bir kez daha çağırıyoruz. Herkesi itidalli davranmaya bir kere daha çağırıyoruz. Hep beraber bütün sorunlarımızı aşmak için meşru siyasi zeminde meşru siyasi aktörlerce bu çabayı göstermek zorundayız. Radikal terör örgütlerinin oyuncağı haline gelen bu iktidar basiretsizliği ile Türkiye'yi sürekli kanatmaktadır" ifadelerini kullandı.

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Koç, Selahattin Demirtaş ile Abdullah Öcalan arasında akıllı telefon uygulaması aracılığıyla gerçekleştiği iddia edilen mesajlaşma sorusu için "Cumhuriyet Halk Partisi'ne sataşma becerisi gösteren parti sözcüsü Beşir Atalay'a sorun çünkü bu işin 5 mimarından bir tanesi. Hangi yolla hangi yöntemle nasıl oluyor bu iş? Sorunun muhatabı Beşir Atalay'dır" değerlendirmesinde bulundu. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211