Davutoğlu: Suriye hükümetine yalvardık
 Çeşitli temaslarda bulunmak üzere dün Gaziantep’e gelen ve Nizip Konteyner Kent’te kalan Suriyeli sığınmacılar ile oruç açan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bugün öğleden sonra Mücahitler Mahallesi’nde yaklaşık 800 Suriyeli çocuğun eğitim gördüğü okulu ziyaret etti. Bakanlar, kendilerini karşılayan çocuklarla sohbet edip oyuncak dağıttı. Suriye’deki eğitim müfredatına göre eğitim gören öğrencilerin sınıflarını gezen bakanlar, yetkililerden bilgi aldı. İki bakan, kendilerine Arapça şarkı söyleyen Suriyeli çocuklar ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bakanlar Davutoğlu ile Şahin, ziyaretin ardından sivil toplum kuruluşları ile toplantıya katıldı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Şehit Kamil Kültür Merkezi'nde sivil toplum kuruluşu üyeleri ile konferansta bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başlayan konferansa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin ve sivil toplum kuruluşu üyeleri katıldı. Konferansta konuşan Bakan Davutoğlu, karışıklıkların başlamasından önce Suriye hükümetine yalvardıklarını ve demokratik bir seçime gitmelerini istediklerini söyledi.
Türkiye'nin her zaman mazlumun yanında olacağını ifade eden Bakan Davutoğlu, "100 bin Suriyeli kardeşimiz, katledilmişse, milyonlarcası evlerinden edilmişse ve şu anda biz Ramazan'da burada otururken, Humus'ta hava bombardımanlarıyla oruç bile tutmaları imkansız kılınan kardeşlerimiz varken, biz onları kaderlerine terk edebilir miyiz. Bu millet madem ki gariplere sahip çıkmıştır, asla başlarını öne eğdirmeyecektir. Eğer biz bunlara sahip çıkmazsak, bu toprağı bize bırakan şehitlerimiz ahrette yakamıza yapışıp biz size böyle mi miras bıraktık diye hesap sorar. Biz şehitlerimizin katına doğru bir sicille çıkmak için mazlumun yanında olacağız" diye konuştu.
Suriyelilerin Türkiye'ye alınması konusunda hakkında 2 defa gensoru verildiğini hatırlatan Bakan Ahmet Davutoğlu, "Hakkımda 2 defa gensoru verildi. Başbakan'a çok tenkitler yöneltildi. Ne yapsaydık, bugün bize burada dua edenler, sınırın öbür tarafında olsalardı, asırların getirdiği o kardeşliğe rağmen aç ve susuz kapımızın önünde bekliyor olsalardı, bu bize yakışır mıydı? Biz bu topraklarda varsak. bu milletten güç alarak sorumluluk üstlenmişsek, hiçbir zaman zalimin yanında yer almayacağız, ebediyete kadar bu milletin başını eğdirmeyeceğiz" dedi.

MISIR'DA DEMOKRASİYE GÖLGE DÜŞTÜ
Mısır'daki askeri darbeyle demokrasiye gölge düştüğünü de ifade eden Bakan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Şimdi de Mısır'da demokrasiye gölge düşürmek isteyenlere karşı tutumumuz çok açık. Halkın iradesiyle iktidara gelenler, ancak halk iradesiyle götürülebilirler. Burada tereddüt ederseniz, şunu derseniz; Türkiye'de gizli açık 3-4 askeri darbeden geçmiş bir ülkeyi tam demokratik bir ülke haline getirmek için 10 yıl verdiğiniz mücadeleyi göz ardı edip, Mısırlılar'da benzer darbe ya da yarı darbe altında yaşasınlar buna razı olsunlar deyip sessiz kalmak bize yakışır mı? Onu için en başından itibaren bu olay için şunu söyledik; bizim savunduğumuz bir kişi ya da bir grup değil, bizim savunduğumuz seçilmiş bir cumhurbaşkanının iradesidir. Çünkü o cumhurbaşkanı, Mısır halkının iradesini yansıttığı için seçilmiştir. Yanlış yapılan bir şey varsa, onun hesabını soracak olan Mısır halkıdır. Hiçbir otorite bunu soramaz."

SURİYE HÜKÜMETİNE YALVARDIK
Suriye'de çatışmalar başlamadan önce hükümete yalvararak demokratik bir seçime gitmeleri gerektiğini söylediklerini ifade eden Bakan Ahmet Davutoğlu, "Suriye'de çatışmalar başlamadan, Suriye yönetimine ki, o zaman ilişkilerimiz iyiydi, Suriye yönetimine aylarca yalvardık. Başbakanımız; 'Kendi halkına zulüm etme, ordu ile halkı karşı karşıya getirme, ne destek istiyorsan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti arkanda. Yeter ki biran önce halkın ile barış ve halkın iradesine dayalı seçimleri gerçekleştir' dedi. Bu olmuş olsaydı bugün Suriye; Sünni, Arap, Türkmen, Kürt halkıyla yıldız bir ülke olurdu. O günlerde gördük ki, eğer böyle olmazsa bu coğrafyalarda eğer halk iradesine dayalı yapılar kurulmazsa, bu coğrafyalarda, kalıcı barış da oluşmaz. Bundan sonrada bölgemizde bütün kardeş halkların, kendi iradelerine sahip çıkmaları için her türlü çabayı göstereceğiz" diye konuştu.

EKONOMİDE SINIR TANIMAYACAĞIZ
Türkiye olarak ekonomik sınırları genişletmek için hedeflerinin diğer ülkelerle vizeleri kaldırmak olduğu söyleyen Davutoğlu, "Yapmamız gereken diğer ülkelerle vizeleri kaldırmak. Coğrafi ve siyasi sınırlarımızı sabit tutacağız, ekonomik sınırlarımızı genişleteceğiz. Ekonomide sınır tanımayacağız. Ortadoğu'da, Balkanlar'da yaptığımızın ana sebebi budur. Vizeleri kaldırarak, iş adamlarımızın önünde ki engeli kaldıracağız. 65'e yakın ülke ile vizeleri kaldırdık. Her ülke ile ilk görüştüğümüz şey vizeleri kaldırmak. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı, geçen ay ziyaret ettiğinde baktım vize var, dedim ki bu vizeyi kaldıralım. Unutmayın dedim; Çanakkale'ye savaşa gelen Yeni Zelandalılar'dan biz vize sormadık. Siz de bizden vize sormayacaksınız. Herkesle vizeleri kaldıracağız. Kısa zamanda Avrupa Birliği ile de vizeleri kaldıracağız. İş adamlarımız, Avrupa'ya rahat bir şekilde gidip gelecek" dedi.

BÜYÜK İSYAN ÇIKARMAYA ÇALIŞTILAR
Konuşmasında son olarak Taksim Gezi Parkı eylemlerinde küçük çevre sorunuyla, büyük isyan çıkartılma çabası olduğunu belirten Bakan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Küçük bir çevre sorunundan, büyük bir isyan çıkarmaya çalıştılar. Bir anda Türkiye'yi türbülansa sokmak istediler. Başaramayacaklar. Çünkü artık bu millet özgüvenini yakaladı. Bütün bu yaşanan olaylarda Suriye'ye sessiz kalan, dünyadaki zulme sessiz kalan, uluslararası basının ortada olay bile yokken savaş muhabirlerinin yayın yapması öz güvenimizi sarsmaya çalışmaktır. Öyle bir psikolojik türbülansa sokmak istediler ki paniğe kapılalım, ayaklarımız titresin ne yapacaklarını bilmesinler diye bunu yaptılar. Eğer bu topraklara basan ayaklar, bastığı yerden eminse o ayak o diz titremez. Bu şekilde gelen bir dalga bizi daha güçlü kılar."
Konuşmanın ardından Müslüm G. adlı vatandaşın elindeki dosyayı Bakan Ahmet Davutoğlu'na ulaştırmak istemesi, salonda hareketliliğe neden oldu. Polis tarafından etkisiz hale getirilerek gözaltına alınan Müslüm G, konunun anlaşılmasının ardından serbest bırakıldı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211