Destici'den Arınç'a Tepki
Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) Kocaelinde düzenlediği 'Çözüm Süreci mi, Bölünme Süreci mi' adlı panelde konuşan Destici, Türkiye'yi yönetenlerin gaflet ve delalet içinde koltuklarını kaybetmemek için işi buraya kadar getirdiklerini belirterek, “İsteselerdi 30 yılda 30 kere bu PKK yı bitirirlerdi. Malesef bunu yapmadılar. Dışardan gelen baskılara boyun eğdiler. Çünkü iktidarları, koltukları sıcak geldi" dedi.

Başiskele sahilindeki Wellborn Otel'de gerçekleştirilen BBP'nin 'Çözüm Süreci mi, Bölünme Süreci mi' adlı paneline Genel Başkanı Mustafa Destici, Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan, MKYK Üyesi Serhat Duyar, İl Başkanı Av. Şeref Gönenli ve ilçe başkanlarıyla vatandaşlar katıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan yaparken, Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı Ruhittin Sönmez, Rota Haber Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Ünal Tanık ve Yazar Ahmet Türk konuşmacı olarak katıldı.
‘30 YILDIR PKK KAN KUSTURUYOR’

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici yaptığı konuşmada, 30 yıldır PKK’nın kan kusturduğunu belirterek, “Binlerce şehidimiz var. Geleceğimizi çaldılar. Türkiye'yi yönetenler bazen gaflet bazen de ihanet içersinde bugün bunun buraya kadar gelmesini istediler. Türkiyeyi yönetenler isteselerdi 30 yılda 30 kere bu PKK yı bitirirlerdi. Malesef bunu yapmadılar. Dışardan gelen baskılara boyun eğdiler çünkü iktidarları, koltukları sıcak geldi. Koltukları için kendi gelecekleri için ülkenin ve milletin geleceğinden vazgeçtiler. Aynı durum Suriye'nin kuzeyinde yaşanıyor. Sayın Cumhurbaşbakanı 'PKK eşittir PYD diyor' sonra ABD'nin talimatından sonra bir koridor açıyor PKK ve PYD'nin aynen araba gibi geçmesini sağlıyor. İslam dünyasının kalbine bir ihanet hançeri saplanıyor. Bu kabul edilebilir bir durum mudur? Orada kurulacak olan, bir ateist bir dinsiz devlettir. İsrail'den daha tehlikelidir. Türkiye'yi yönetenlerin eliyle bu yapılmaktadır“ dedi.
‘ÇÖZÜM SÜRECİYLE İLGİLİ DİYALOG’

Adına çözüm süreci dedikleri konuyla ilgili bir diyalog yaşandıgını söyleyen Destici konuşmasını söyle sürdürdü:
“HDP’nin Eş Başkanı Demirtaş açıklama yapıyor. Diyor ki 'Sekreterya oluşturulması konusunda, gözlemci bir güç oluşturulması konusunda, İmralı'ya gidecek heyetlerin genişletilmesi konusunda hükümetle aramızda bir mutabakat var. Bunu inkar ederlerse o zaman hodri meydan diyerek İmralı görüşme tutanaklarını açıklarız’ diyerek meydan okuyor. Hükümet sözsücüne de şunu söylüyor, 'Seni başbakan yapmadılar diye ağlamayı bırak, sızlanmayı bırak. Sen de gerçekleri gör ve gerçekleri konuş' diyor. Siz ne beklersiniz? Buna başbakan yardımcısı ya da hükümet sözcüsünün nasıl bir cevap vermelerini beklersiniz. Verdiği cevap onun söylediklerinden bize göre daha utanç verici. Arınç açıklamasında 'Demirtaşın açıklamaları, söylenenler hükümeti zor duruma düşürüyor. Biz bir talepte bulunduk ve o talepleri oturur müzakere eder ve kabul ederiz diyor. Siz bu açıklamalarınızla sadece hükümete değil Öcalan'ı, Apo'yu zor duruma düşürüyorsunuz .Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz ki Öcalan’ı itibarsızlaşmaya çalışıyorsunuz’ diyor.
BÜLENT ARINÇ’A TEPKİ

Konuşmasında, Bülent Arınç'a da seslenen Destici şunları söyledi:
“Öcalan’nın itibarını düşündüğünüz kadar bu büyük Türk milletinin, Türk devletinin itabarını düşünmek hiç aklınızdan geçmiyor mu diye soruyorum. Size bu millet, bebek katilinin İmralı canisinin itibarını koruyasınız diye mi yetki verdi? Size bu millet bu büyük Türk devletinin itibarını koruyasınız diye yetki verdi. Sayın Arınç bu millet sizi milletvekili, bakan, meclis başkanı, başbakan yardımcısı yaptı ve hala gözünüz doymadı mı? Hala siz ne istiyorsunuz bu milletten ? Hala hangi şan şöhrette gözünüz var? Yetmiyor mu? Nasıl bir göz doymazlıktır? Her türlü yetkiyi verdi bu millet. Türkiye’yi yönetenlerin şu andaki durumu şu anda bu. Çözüm süreci mi bölünme süreci mi derken çok hassas davranmaya dikkat ediyoruz. Yapılanları görünce milletimizi gerçekleri anlatma gibi bir yükümlülüğümüz olduğunun farkındayız. Biz çözüm süreci mi bölünme süreci mi derken çok hassas davranmaya dikkat ediyoruz. “
'DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ KARDEŞLERİMİZ SAHİPSİZ BIRAKILDI'

Konuşmasında, "Yeryüzünün her tarafında nerede bir Türk İslam coğrafyası varsa ve orada bağımsızlık kazanılmamışsa mutlaka bir zulüm var" diyen Destici, bu zulmü en acı ve şiddetli bir şekilde yaşayan coğrafyalardan birisinin de Doğu Türkistan olduğunu, buradakilerin sahipsiz bırakıldığını belirterek, "Başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanımıza seseleniyorum. Şu anda Tayland'a sığınan 300 Doğu Türkistanlı’yı Türkiye’ye almaz, onların katline göz yumarsanız iki elimiz yakanızdadır. 300 binlercesini sorgusuz sualsiz güney sınırımızdan Türkiye’ye sokarken 300 tane bizim kardeşimiz olan Doğu Türkistanlıyı zalim Çin'in insafına terk ederseniz bunu iki cihanda da hesabını veremezsiniz" diye konuştu.
'ÇÖZÜM SÜRECİ Mİ, BÖLÜNME SÜRECİ Mİ’
"AKP iktidarının belirgin özelliklerinden bir tanesi de yargı sistemiyle sürekli oynamasıdır" diyen Mustafa Destici, "Kendi iktidarı döneminde de çok çelişkili yargı paketlerini çıkarttı. Kendisiyle çelişti. Hangi dönemde, hangi ay hangi değişiklik işine gelmişse onu yapmaktan çekinmedi" diyerek şöyle devam etti:
"Bugün de yeni bir yargı paketi yolda. Yargının en üst mahkemelerine müdahele yapılmak isteniyor. Bu açıkça yargıya müdaheleden çekinmiyor ama bu adalet sisteminin köküne dinamit koymaktır. Türkiye'de adalet sistemini yerle bir etmektir, Siyasallaştırma, tarafsızlığını ve bağımsızlaslığını ortadan kaldırmaktır. Buna bir dur demek istiyoruz. Bu düzenlemeye karşı olduğumuzu da net bir şekilde ifade ediyorum. Türkiye'nin gerçek gündemleri bir tarafa bırakılarak bir takım suni gündemler getiriliyor. ABD'yi Colomb mu yoksa Müslümanlar mı keşfetti gibi konular ortaya atılıyor. Ama bu konu bilim adamlarının konusudur. Bilim adamlarına bırakıp bunu iç siyaset konusu yaparak gündem değiştirmekten başka bir şey değildir. “
'SEÇİM YAKLAŞTIKÇA ALEVİ AÇILIMI GÜNDEME GETİRİLİR’
"Seçim yaklaştıkça her dönem Alevi kardeşlerimizin problemleri bir alevi açılımı şeklinde gündeme getirilir. Biz BBP olarak Alevi kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesinden taraf olduğumuzu bir Sünni, Alevi kavgası çıkartılmak istendiğini her dönemde Türkiye'yi karıştırmak isteyenlerin bunu bir malzeme olarak kullandıklarını biliyoruz. Alevi kardeşlerimizin elbetteki cem ettikleri cem evlerine sahip çıkılsın. Ama bunları cami ile eş duruma getirmek, denk duruma getirmek bir Alman politikasından başka birşey değildir. Bu düpedüz bölücülüktür. Bu düpedüz yeni bir din inşa etme çaba ve gayretlerinden başka bir şey değildir. Zorunlu din derslerini kaldırılmasını talep etmek gibi hiçbir ehlibeyt sevdalısı, hiçbir Hazreti Ali sevdalısı din derslerinden rahatsızlık duymaz. Duysa duysa ateist ve Marksist anlayışa sahip olup Alevi kimliği altında gizlenenler olur. Aleviliği İslam'ın karşısına koyup din derslerini kaldırmayı telep etmek ya da cami ile denk duruma getirmek bölücülükten başka bir şey değildir. “


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211