Güvenlik yasası; deafoların üstünü örtmektir
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Celal ADAN Güvenlik Yasası; ülkenin ve milletin güvenliğinden çok iktidarın kendi güvenliğini sağlamak, defoların üstünü örtmek, olduğunu söyledi.

AKP Hükümeti’nin TBMM’ye gönderdiği Güvenlik Yasası; ülkenin ve milletin güvenliğinden çok iktidarın kendi güvenliğini sağlama almak, kendi hukuksuzluğunun ve defolarının üstünü örtmek için hazırlanmış bir yasadan ibarettir.

Gezi olayları ve 17-25 Aralık sendromundan kurtulamayan Hükümet hukukla, mahkemelerle, adaletle yapamadığını bu yasa ile yapmaya çalışmaktadır. Hırsızı yakalayan polisleri hukuk çerçevesinde alt edemeyen bu zihniyet, çıkardığı yasalarla karşıt gördüğü herkesi temizleme operasyonuna girişmektedir. Ellerinden gelse Malta’ya sürgün edecekleri emniyet mensuplarını sudan sebeplerle zorla emekli ederek kendilerini kurtarmak istemektedirler. Bu yasa net bir biçimde tasfiye operasyonuna uydurulmuş bir kılıftır.

Güvenlik Yasası’na gerekçe olarak gösterilen liyakat açıklaması hikâyeden ibarettir. Neye göre, kime göre liyakat sorularının cevabı bellidir. Sadece Emniyet teşkilatında değil bürokrasinin her basamağında ‘bizden olanlar ve olmayanlar’ ayrımı had safhaya ulaşmıştır. Neredeyse bütün devlet memurları iktidar tehdidi altındadır. Bu iktidarın gözünde herkes potansiyel bir tehdittir.

Diğer yandan, sözde çözüm sürecinde gelinen nokta; Milliyetçi Hareket Partisi’nin uzun yıllardır dile getirdiği ikazlarındaki haklılığını bir kez daha göstermiştir. Teröristin ve bölücülerin elinde oyuncak olan AKP Hükümeti, durumu idare etmek için her geçen gün milli devlet geleneğimizden ve bizi devlet yapan olmazsa olmazlarımızdan taviz vermekte, geri adım atmaktadır.

Bölgemizde çıkarları ve hedefleri olanlar AKP sayesinde ihya edilmişlerdir. Ortadoğu’ya yeni bir şekil vermek isteyenler AKP sayesinde meydanı boş bulmuşlardır. Türk düşmanları ne yazık ki cesaretlerini AKP’den almaktadırlar. Türkiye ne yazık ki, bizzat Başbakan Yardımcısı’nın dilinden teröristin itibarını düşünür hale gelmiştir. Terörist başının itibarı için kaygılananlara sormak istiyoruz: Türkiye’nin ve milletimizin itibarı, onuru ve istikbali için de aynı kaygıyı taşıyor musunuz?

Türk askerini peşmergenin eğitimi için görevlendirmek nasıl bir akılla izah edilebilir? Peşmerge denilen adamlar yıllarca Kandil’de PKK’ya yardım ve yataklık edenler değil midir? İmralı canisine sekretarya tahsis etmek nasıl bir gaflettir? Teröriste tazminat ödemek, dağdakilere kamuda kadro vermek, Anayasadan Türk ifadesini çıkarmak; ne tür bir Türk düşmanlığı ile izah edilebilir?

Birkaç oy için herkese yaranma, isyancılardan, bölücülerden ve memleket düşmanlarından özür dileme hastalığına yakalanan Sayın Başbakan en büyük özrü milletimize borçludur. Türkiye’yi her alanda ‘etkisiz eleman’ durumuna düşüren, devletimizin iradesini yabancı güçlere ve bölücülere teslim eden bu iktidar herkesten önce milletimizden özür dilemelidir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211