Hallaçoğlu:
 MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Başbakan'ın Diyarbakır programına ilişkin "Diyarbakır'a gidildiğinde ilk göze çarpan şu olur, tabelalarda Türkçe'nin hemen altında Kürtçe de aynı şeyler yazıyor. Normalde gayri hukuki bir uygulama bu. Çünkü anayasamızda devletin resmi dilinin Türkçe olduğu yazdığı müddetçe o tabelaların izin verilmeden asılması yanlıştır" dedi.
Halaçoğlu, Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaretinde yaptığı açıklamada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır programını değerlendirdi. Programa ilişkin "BDP'nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin gelişine karşı çıkıyor görünmesinin, Suriye'de PYD'nin özerklik ilan etmesinin, demokratikleşme paketinin ve Suriye'de meydana gelen olayların yansımasının hepsininin birden ele alınması gerektiği" görüşünü savunan Halaçoğlu, şunları söyledi:

"Diyarbakır'a gidildiğinde ilk göze çarpan şu olur, tabelalarda Türkçe'nin hemen altında Kürtçe de aynı şeyler yazıyor. Normalde gayri hukuki bir uygulama bu. Çünkü anayasamızda devletin resmi dilinin Türkçe olduğu yazdığı müddetçe o tabelaların izin verilmeden asılması yanlıştır. Fakat burada çok ciddi bir gelişme yaşanmaktadır. PYD'nin Suriye'de kök salması ve 30 bin kişilik bir askeri güç oluşturması Barzani ile siyasi bir rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Türkiye'nin güneydoğusundaki gelişmekte olan Kürt milliyetçiliği, Türkiye hükümeti tarafından Pkk'ya tanınan birtakım imtiyazları ele alırsanız PYD'ye karşı Türkiye'nin Barzani kozunu oynuyor olarak düşünülebilir."

Hükümetin Suriye politikasını da eleştiren Halaçoğlu, "Suriye'de Esed'in devrilmesinden sonra ortaya çıkacak yeni iktidarın tamamen El-Kaide eğilimli koyu bir radikal İslam yönetimi olacağı, ABD'nin bu yüzden Esed'i devirme fikrinden vazgeçtiği" iddiasında bulundu.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a bir söz verildiğini öne süren Halaçoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İmralı dışında daha rahat hareket edebileceği bir ortam sağlanması, Oslo görüşmelerinin de bir sözü bu. Ancak Öcalan bir bağımsız doktorlar heyeti tarafından muayene edilecek, prostat kanseri teşhisiyle serbest bırakılacakken bunu ben bizzat kendim ifşa ettim. İfşa ettikten sonra bağımsız doktorlar heyetini Abdullah Öcalan istemesine rağmen İmralı'ya bu doktorlar gittiler 'herhangi bir hastalık yok' demek zorunda kaldılar. Şimdi bir genel af düşünülüyor. Bu genel af ile hapishanedeki subaylar serbest bırakılırken Abdullah Öcalan'ın da bunlara bağlı serbest bırakılması gibi bir düşünce bunun altında var. Zannediyorum hükümet Türkiye, Suriye ve Irak'taki Kürtleri de kendi kontrolüne almak suretiyle bir yapı meydana getirmeye çalışıyor. Böyle bir politikaya girmiş görünüyor. Barzani ile görüşmenin temelinde de bunun olduğunu düşünüyorum."

Ziyarete, Mhp Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, Mhp Merkez Yürütme Kurulu Üyesi İbrahim Karayiğit ve parti yöneticileri de katıldı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HAYRİ AKDERE 3 yıl önce

genel af olsun da kim çikarsa çiksin bizim yüreyimiz yaniyor bir evden 4 kişi 53 sene ceza olurmu namusunu koruma cezasi bu

Avatar
ayse 2 yıl önce

afffffff gelsin nolur ya

banner211