Hayal Balonu Kafalarında Patlayacaktır
 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel  Başkanı  Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli, "Sizin doğrunuz Öcalan'ın doğrusu olsun,  bizim  doğrumuz Türk milletidir. Sizin piriniz Öcalan, rehberiniz PKK, bölünme trafonuz Kandil olsun;  bizim  yeminimiz Türk milletinin varlığı korumak ve Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü sağlama almaktır. İkazla bildiririm ki, Milliyetçi Hareket Partisi ve Türk milleti  son  sözünü henüz söylememiştir. Duyduk duymak demeyin. MHP çözüm  süreci  denilen, çözülme ve çöküş planına karşıdır" diye konuştu.

 Türkiye'nin değişik ebat ve nitelikteki meselelerinin üst üste birikerek kalın, katı ve çok katmanlı bir tabakaya dönüştüğünü belirten Bahçeli, "Türkiye kanama geçirmekte, pansuman tedaviler, ayaküstü müdahaleler artık fayda vermemektedir. AKP hükümeti 10 yılda ülkemizi yangın yerine çevirmiş, ayrımcılığa prim vermiş, bölücülüğü şevklendirmiş, yanlışı kurumsallaştırmıştır. Rotasını şaşıran, her yönden iflas eden, milli kimlikle yolunu çoktan ayıran Adalet ve Kalkınma Partisi; Türkiye'yi kapkara, zehirli sarmaşıklarla çevrili bir sürecin içine getirmiştir. Biliniz ki, Türkiye böyle gidemeyecektir" dedi. 

"KARADENİZ'DEKİ MİLLİ DURUŞ TAKDİR EDİLECEK BİR DÜZEYDEDİR"

Bahçeli, "Türkiye'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü Karadeniz'in değişmeyecek, düşmeyecek ve geri tepmeyecek iradesidir. Karadeniz'deki milli dalga, Karadeniz'deki milli infial ve Karadeniz'deki milli duruş imrenilecek ve takdir edilecek bir düzeydedir. İnşallah önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimlerinde Karadeniz AKP'ye haddini bildirecek, gününü gösterecek ve milli uyanış çığıyla bu zihniyeti boğup atacaktır" diye konuştu. 

"BAŞBAKAN ÇANAKKALE'DE BOŞA KÜREK ÇEKMİŞTİR"

Başbakan Erdoğan'ın dünkü konuşmasındaki 'Çanakkale'yi anlamayan milleti de, milliyeti de, milliyetçiliği de anlayamaz açıklamasında bulunmuştur' ifadeleri değerlendiren Bahçeli, "Başbakan Türk milletine yapılan haksızlıkları sen unutabilir, küçümseyebilir ve yok farz edebilirsin. Ama biz unutmadık, unutturmadık ve unutmayacağız. Şu işe bakınız ki, Başbakan Erdoğan Çanakkale'de, aziz şehitlerimizin huzurunda, tüm Türkiye'nin önünde bir kez daha yalan ve riyaya çakılmış kalmıştır. Madem Çanakkale'yi anlamadan milleti, milliyeti ve milliyetçiliği anlamak bu zihniyete göre mümkün değildir, o halde Başbakan Çanakkale'de boşa kürek çekmiş, havanda su dövmüş ve gereksiz yere patinaj yapmıştır" dedi.

"SEYİT ONBAŞI, 215 OKKA MERMİYİ SENİN YOLUNDAN GİTTİKLERİNE HADDİNİ BİLDİRMEK İÇİN KALDIRMIŞTIR"

Bahçeli, "Başbakan nafile yere çırpınma, sen milliyetçiliği ve milleti bilmediğinden ve hatta hasım olduğundan dolayı, Çanakkale'yi de anlayamazsın, Çanakkale'nin sırrına da eremezsin. Çanakkale'de yükselen millet evlatları; vatanı bölmeye, Türklüğü kovmaya, hürriyetimizi çalmaya çalışan alçaklara karşı kanlı gömlekleriyle mücadele etmişler, ülküleriyle devleşmişlerdir. Senin ise giydiğin gömleğinin önünde ABD, arkasında AB, bir yanında Barzani, diğer yanında Öcalan ve PKK yazarken, nasıl olur da Çanakkale'ye anlam yüklemeye, ne hakla çiğnediğin milliyetçiliği kendine mal etmeye cüret edersin?Türk milletini birbirine düşürmeye, dayanışma ve kardeşlik rabıtasını hançerlemeye tam mesai içinde çabalarken, neyin milliyetinden, kimin milletinden bahsedersin? Seyit Onbaşı, 215 okka mermiyi senin yolundan gittiklerine haddini bildirmek için kaldırmıştır" diye konuştu.

"ŞEHİDE KELLE DERKEN; BİZ, 'ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ' DİYORDUK"

Bahçeli, "Çözüm süreci işportasında Türk milletini kelepir fiyatla devretmeye girişenlerin, kıyılarımızı kirleten düşmanların bugünkü uzantılarıyla müzakere edenlerin, samimiyetle anlayacakları ve kabullenecekleri bir yer değildir Çanakkale. Ve elbette Çanakkale, İmralı canisi ve örgütüyle hayâsız bir biçimde sürdürülen çözüm süreci için dua istenecek, destek talebinde bulunulacak ve manevi değerlerimizin istismarıyla gözleri boyayacak bir yer de değildir, olmayacaktır ve inşallah da olamayacaktır. Bize Çanakkale şehitlerine sahip çıkmadığımız iftirasını da yüzü kızarmadan atan Başbakan bilsin ki; Türk tarihinin herhangi bir kesintinde millet ve vatanı için mübarek kanlarını akıtan aziz şehitlerimiz bizim her şeyimiz, vazgeçemeyeceğimiz sevdamız, yeri dolmayacak eşsiz ve yüksek emanetlerimizdir. Başbakan Erdoğan, şehide kelle derken; biz, 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' diyorduk" dedi. 

"MERAKIM AKP MİLLETVEKİLİ NASIL KUTLAYACAĞIDIR"

İki gün sonra baharın gelişini haber veren Nevruz Bayramı'nı milletçe kutlayacaklarını söyleyen Bahçeli "Nevruz da bizim bir kültür değerimizdir, asırlarca milletimize baharın doğuşunu müjdeleyen iftiharımızdır. Nevruz, kavuşmanın, paylaşmanın, engin muhabbetin, hoşgörü ve sevginin gür akan ve debisi yüksek milli ve manevi nehridir. Bu nehirde bin yıllık kardeşliğimiz akmaktadır. Nevruz Bayramı'na henüz zaman varken, AKP iktidarı geçtiğimiz Pazar günü PKK maşası BDP ve bölücü mihraklara ortam açmış, kutlama yapmaları için ikramda bulunmuştur. Merakım AKP milletvekili değerli arkadaşlarımın, bu ortam içinde Nevruz Bayramı'nı hangi duygularla ve nasıl kutlayacağıdır" diye konuştu.

"BUGÜNE KADAR NEYDE GERİDE KALMIŞLAR, HANGİ EKSİKLİKLERİ OLMUŞTUR?"

Verilen tavizlerin PKK ve yandaşlarını şımarttığını ve coşturğunu, adeta bağımsız Kürdistan'ın provalarını yapıldığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu ortamda Türk bayrağı provokasyon vasıtası olarak görülmüş, millet ve vatan değerlerini savunanlar provokatörler olarak itham edilmiştir. AKP'nin yönetimindeki Türkiye'de; Türklük suç, milliyetçilik suçlu, millet kusurlu, bayrak tahrik, Türkçe ayıp, vatan pay edilecek sahipsiz arazi olarak görülür duruma gelmiş ve bu şekilde tanımlanmıştır. Türkiye'de tüm milli kural ve ilkeler aşınmış ve çatallaşmıştır. Konuşmamın bu aşamasında şunu açıkça ortaya koymak isterim ki, Kürt kökenli kardeşlerimize statü talebinde ve bunun yanında İmralı canisine özgürlük çağrısında bulunmak bedbahtlıkla dahi izah edilemeyecek kadar ölçüsüzlüktür. En başta vurgulamak lazım gelirse, Kürt kökenli kardeşlerimiz, milletimizin eşit, saygın ve yeri dolmayacak fertleri, bin yıllık kardeşliğin mukaddes temsilcileridir. Bugüne kadar neyde geride kalmışlar, hangi eksiklikleri olmuştur?"

"KURTAR PKK'YI, MAHKUM ET TSK'YI"

Bahçeli, "Görüldüğü kadarıyla, Başbakan Erdoğan, başkan olabilmek, Türkiye'nin bölünme şifrelerini taşıyan küresel kanlı projeleri hazmettirebilmek, Anayasa'nın ilk üç maddesini kaldırmak için yapmayacağı bir şey olmadığını icraatları ve beyanlarıyla kanıtlamaktadır. Bu zihniyetin gözünü kan, ruhunu hırs bürümüştür. AKP, bebek katiliyle yapılan görüşmeleri sıklaştırmış ve süreç denilen ihanet adımlarını hızlandırmıştır. Dün itibariyle, yeni bir BDP'li heyet İmralı canisiyle görüşmüş, Kandil'den, Avrupa'dan ve partilerinden yazılan cevabi nitelikli mektupları huşu içinde adrese teslim etmiştir. Bölücü siyasetin duayenleri, AKP icazetiyle, şehitlerimizi andığımız, Çanakkale Deniz Zaferi'ni idrak ettiğimiz ve hatta Ergenekon Davasında müebbet ceza taleplerinin yağmur gibi yağdığı bir günde, İmralı canisiyle buluşmuşlardır. 

Başbakan Erdoğan Çanakkale'de şehitlerimizi istismar ederken, az ötede teröristbaşıyla 3 BDP'linin buluşmasını ve kucaklaşmasını ayarlamış, bölücü çöpçatanlığa soyunmuştur. Terör kurmak ve terörist olmakla suçlanan genelkurmay başkanları, ömür boyu ceza teklifiyle eziyete ve hukuksuzluğa uğrarken, gerçek teröristbaşı sözde çözüm ve barış ortağı olarak takdim edilmiş, mesajları kamuoyuna hevesle aktarılmıştır. Diyebilirim ki, Başbakan Erdoğan, İmralı canisiyle yürüttüğü pazarlıkların ana teması olan 'Al Başkanlığı, Ver Özerkliği' takasına yeni halkalar eklemiştir. Bu çerçevede görünen gerçek şudur: 'Al PKK'yı, Al Özerkliği, ne Yaparsan Yap TSK'yı', 'Çıkar PKK'yı, İçeri At TSK'yı' , 'Kurtar PKK'yı, Mahkum Et TSK'yı.' Olan budur, tüm gelişmelerin istikameti buraya doğru gitmektedir" dedi.

3'NCÜ BDP HEYETİ

Başbakan Erdoğan'ın PKK'yla birlikte, Türk milletine ve Türk ordusuna tuzak kurduğunu, karaya çaldığını ve değirmen gibi öğüttüğünü belirten Bahçeli, "Yazık ki, Türkiye çok kötü bir duruma düşürülmüştür. Türk milleti ihanetin tüm renk ve yüzleriyle karşı karşıya kalmıştır. İmralı canisiyle görüştükten sonra açıklamalar yapan 3'ncü BDP heyeti, aziz milletimizin ve büyük ülkemizin kimlerin, hangi niyetlerin eline kaldığını berrak şekilde yeniden göstermiştir. Mudanya'dan İmralı'ya giden, Ataköy'den de çıkan bölünme elçileri, teröristbaşının kanlı kalemiyle yazdığı mesajını Türkiye'ye duyurmuşlardır.İmralı canisi de Başbakan gibi Türkiyelilik zırvasıyla karanlık görüşlerini yanaşmaları aracılığıyla vermiş ve her şeyin merkezine kendisini koyduğunu yeniden göstermiştir" diye konuştu. 

"TÜRK MİLLETİ BÖYLESİ BİR İKTİDARA LAYIK DEĞİLDİR"

Bahçeli, "Başbakan Erdoğan, canibaşının yıllardır takipçisi olduğu hain isteklerine yapışmış, köle gibi tutunmuş ve her değerimize bölücü mercekle bakar hale gelmiştir. Türkiye'yi yöneten bu iktidar anlayışı pandoranın kutusunu açmış, bölücü terör örgütüne ruhunun ve vicdanının tapusunu bedelsiz devretmiştir. Başbakan'ın ileri demokrasisi, gerçek anlamda PKK demokrasisidir. Başbakan'ın ustalık dönemi, hem çılgınlık hem de PKK ustalığının garanti edilmesine hizmet etmektedir. PKK rest çektikçe AKP pusmaktadır. PKK sözde jest yaptıkça AKP mest olmaktadır. İmralı canisi mesaj verdikçe Başbakan sinmekte, saklanmakta, ağzını dahi açamamaktadır. Türk milleti böylesi bir iktidara layık değildir. Türkiye bu şekilde daha fazla gidemeyecek, milli kantar ihanet yükünü daha fazla çekemeyecektir" dedi.

"TBMM PKK HEDEFLERİNE SEFERBER EDİLECEKTİR"

Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde İmralı canisi, muhtemeldir ki; Sözde demokratikleşme ve çift taraflı ateşkes çağrısında bulunacak, Rahat hareket etmesi için yeni imkânlar isteyecek, yani serbest kalmanın arayışında olacak, TBMM'nin devreye girmesini bekleyecek, yasal ve anayasal değişiklikler talep edecek, Bu çerçevede, PKK'nın, mekap yöntemiyle sınır dışına çıkması temennisinde bulunacak, Ve özerk bir yönetimin hayata geçirilmesini şifreli sözlerle muhataplarına iletecektir. Adalet Bakanı'nın sözlerinden anlaşıldığı kadarıyla TBMM'i PKK hedeflerine seferber edilecektir" diye konuştu. 

"DUYDUK DUYMAK DEMEYİN"

Türk milletinden yüz bulan, bununla yetinmeyerek astarını da isteyen AKP köhnemişliğinin, TBMM'ni eşkıyanın oyuncağı haline çevirmesine göz yummayacaklarını, izin vermeyeceklerini ve bu şehit emanetinin şerefiyle de oynatmayacaklarını belirten Bahçeli, şunları söyledi: "TBMM'ni Kandil'e çevirmeye gayret eden ahlaksızlar dikkat ediniz. Öcalan'ı sözde barış ve çözüm elçisi sıfatıyla millet huzuruna çıkarmaya çalışan pervasızlar ayağınızı denk alınız. Köklü çözüm peşinde olduklarını söyleyenler size söylüyorum. Başaramayacaksınız, muvaffak olamayacaksınız, firavun tavırlarınızla önümüzü tıkayamayacaksınız. Sizin doğrunuz Öcalan'ın doğrusu olsun, bizim doğrumuz Türk milletidir. Sizin piriniz Öcalan, rehberiniz PKK, bölünme trafonuz Kandil olsun; bizim yeminimiz Türk milletinin varlığı korumak ve Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü sağlama almaktır. İkazla bildiririm ki, Milliyetçi Hareket Partisi ve Türk milleti son sözünü henüz söylememiştir. Duyduk duymak demeyin" dedi.

"HAYAL BALONU KAFALARINDA PATLAYACAKTIR"

Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi çözüm süreci denilen, çözülme ve çöküş planına karşıdır, her daim kararlılıkla karşı duracaktır. Türk devletinin kolonlarını devirmeye, Türk milletinin maddi ve manevi hazinesini çarçur etmeye, milli kimliğini bölücülük alevinde yakmaya kalkışanlar; Milliyetçi Hareket Partisi olduğu sürece kabusu yaşayacaklar, seraba batacaklar, hayal balonu kafalarında patlayacaktır" diye konuştu.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211