Kardeşlik Mitingine Davet

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, 14 Eylül'de Elazığ'da gerçekleştirilecek olan "Kardeşlik Mitingi" dolayısıyla bir açıklama yaptı. Vatandaşları mitinge davet eden Büyükataman, Türk Milleti'ni etnik olarak bölmeye çalışanlara "Türk Milleti, etnik bölücülüğe izin vermeyecektir" dedi.
 
Büyükataman,"Türk milletini "Sen Laz'sın, sen Çerkez'sin, sen Gürcü'sün, vs.." diyerek bölenlerin, ülküsü; Türk milletini yüceltmek, güçlü kılmak ve bir arada tutmak olan Milliyetçi Hareket'i hedef alması gayet doğaldır. Milliyetçi Hareket, Türk milletini kuran ruha sahiptir ve bu ruhla tüm iftiralara, baskılara ve güçlüklere karşı koyacaktır."dedi.
 
Büyükataman'ın açıklaması şu şekilde:
 
"Milliyetçi Hareket Partisi olarak 9 ilde yapmayı planladığımız “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” açık hava toplantılarımızın ilkini Bursa’da  “Kuruluş”, ikincisini İzmir’de  “Bayrak”,  üçüncüsünü Adana’da  “Vatan”, dördüncüsünü Erzurum’da “Birlik”, beşincisini Konya’da “Türkçe” temalı olarak ve milletimizin coşkulu katılımı ile gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
 
Bu açık hava toplantılarına milletimizin teveccühü; Türk milletinin geleceğe güven ve umut ile bakmasını sağlamış, millet düşmanlarının kalplerine korku salmıştır.
 
 “Kardeşlik” temalı altıncı mitingimizi 14 Eylül Cumartesi günü Elazığ ilimizin ev sahipliğinde, inşallah, birlikte gerçekleştireceğiz.
 
Elazığ’daki Kardeşlik mitingi; siyasi rakiplerine “Sivas’ın ötesine geçemezler diyerek” icra-yı hükümet eden bir Başbakan’ın bölücülerle al takke ver külah pazarlık ettiği bir dönemde, Türkiye’nin doğusundan kardeşlik türküleri söylemek üzere planlanmıştır.
 
Türk; Anadolu topraklarında bin yıldır aynı ailenin ferdi olarak yaşayıp kaynaşmış unsurların ortak adıdır. Bu topraklarda yaşayan insanlar, Sivas’ın doğusuyla batısını ayırmadan yüzyıllar boyu kardeşlik ve dayanışma hukuku içinde yaşamış, hemhal olmuştur. Aynı türkülerle duygulanmış, aynı ağıtlarla matem tutmuştur; evlatları aynı ninnilerle büyümüştür. Bu sosyolojik ve kültürel gerçekleri inkâr eden bölücülere inat, Elazığ’dan bin yıllık kardeşliğimizi kimsenin bozmaya gücünün yetmeyeceği mesajı omuz omuza, el ele verilecektir.
 
İç ve dış meselelerimiz ağırlaşmış ve ülkemizi zora sokmuştur. Komşu ülkelerde yangın, iç karışıklık ve genişleyen anlaşmazlık kritik bir seviyeye gelmiştir. Ortadoğu’da dirlik ve güvenlik kalmamıştır.
 
Askeri darbeler, iç savaşı aratmayacak görüntüler, her gün yaşanan katliam ve saldırılar elbette Türkiye’yi de yakından ilgilendirmektedir. Hakikaten de Ortadoğu kangrene dönüşmüş, İslam toplumları felaketlere mahkûm olmuştur.
 
Irak’ta her gün bombalar patlamaktadır. Mısır’da darbeciler can almakta, insanlık değerlerine kast etmektedir. Suriye ise meçhule doğru hızla sürüklenmektedir. Musibetler bir bir başımıza üşüşmektedir.
 
Etrafımız ateş topuna dönüşmüş, komşu coğrafyalar kan deryası, bomba diyarı ve barut fıçısı haline gelmiştir. Ve Türkiye, hükümetin sözde ön alan aktif dış politika balonuyla yalnızlığa gömülmüştür.
 
Ortadoğu ve İslam toplumlarının hazin durumunun sorumlusu sömürgeci güçlerden başkası değildir. Kimyasal silah kullanılmasından, otoriter yönetimlerden ve şiddet vakalarından şikayetçi olan küresel güçler önce aynaya bakmalı ve özeleştiri yapacak cesareti sergilemelidir.
 
Hükümetin düşünmesi gereken önce Türkiye’nin güvenlik ve esenliğidir. Başbakan Ankara’nın gerçeklerine dönmelidir. Aklına estiği gibi hareket etmemeli,  sorumlu ve vakarlı bir siyasetçi duruşu göstermelidir.
 
“İyi şeyler olacak” denilerek atılan yapay adımların, samimiyetsiz çıkışların, bereketsiz tekliflerin geldiği noktada, hepiniz şahitsiniz ki, iyi şeylerden bahsetmek mümkün değildir.
 
Görülmektedir ki,
√     Biteceği söylenen terör  güç toplamış ve tehditlerini artırmıştır.
√     Kandil kadroları tahkim edilmiş, şehirlere teröristler üşüşmüştür.
√     Kardeşliğimiz ağır hasar almıştır.
√     Habur, Oslo ve İmralı üçgeninde taviz ve teslimiyet alenileşmiştir.
√     Analar ağlamasın propagandası çökmüştür.
√     Önce demokratik açılım, arkasından Milli birlik ve kardeşlik ve nihayetinde de süreç olarak isimlendirilen üç ayaklı yıkım ve çöküş projesi ayrışma ve husumet doğurmuştur.
√     PKK talepleri bir bir karşılanmış, bölücülük dirilmiş ve canlanmıştır.
 
Ve bunların hiçbirisi ne müjdelenecek iyi bir şeydir, ne de sözde fırsat ve barış yılı ilan edilen 2013 yılındaki rezaletlerin ve önceki yılların üstünü örtmeye yetecektir.
 
İmralı canisi ile hükümet arasındaki pazarlıklar Başbakan Erdoğan ve hükümetinin maskesini düşürmüş ve aziz milletimiz acı gerçeklerle ve sorumlularıyla üst üste tanışmıştır.
 
Adalet ve Kalkınma Partisi;
√     Hala Habur’u kutsamakta, Habur’daki terörist teslim törenlerini özlemektedir.
√     Hala kanın durmasını müzakereye bağlamakta, İmralı’dan himmet beklemektedir.
√     Hala Kandil’in tehditlerine, terör örgütü mensuplarının küstahlıklarına kulak tıkamaktadır.
 
AKP için İmralı çözüm adresi, peşmerge reisi tek müttefiktir. AKP hükümeti PKK’nın hakaretlerine, savaş ve saldırı tehditlerine birkaç fos ve ucuz çıkış dışında son derece sessizdir. Bu iktidar geriye gitmeye, beraberinde de ümitleri heba etmeye başlamıştır.
 
√     Terörle mücadelede sınıfta kalan AKP hükümetidir.
√     Dış politikada çuvallayan AKP hükümetidir.
√     Düşmanı dost sayan, şehitleri kelleyle bir gören, isyancılarla aynı anlayıştan gıdalanan AKP hükümetidir.
√     Ekonomide sanal başarılarla vakit geçiren, yoksulu kullanan, varlıklıyı havalara kaldıran AKP hükümetidir.
√     Milli ve manevi değerlerimize hücum eden AKP hükümetidir.
√     Demokrasiye bıçak vuran, özgürlükleri gerçek anlamından soyutlayan, hukuku tarafgirliğe mahkûm eden de AKP hükümetidir.
 
Buna dur demek lazımdır.Bu gidişe engel olmak milli bir görev olarak görülmelidir. Değerli Dava Arkadaşlarım,
 
Türk milletini “Sen Laz’sın, sen Çerkez’sin, sen Gürcü’sün, vs..” diyerek bölenlerin, ülküsü; Türk milletini yüceltmek, güçlü kılmak ve bir arada tutmak olan Milliyetçi Hareket’i hedef alması gayet doğaldır. Milliyetçi Hareket, Türk milletini kuran ruha sahiptir ve bu ruhla tüm iftiralara, baskılara ve güçlüklere karşı koyacaktır.
 
Tıpkı Erzurum Kongresi'nde, Sivas Kongresi'nde, ilk Meclis'te bir araya gelen kardeşlerimiz gibi, bu ülkede yaşayan 76 milyon insanımız, bizim için Cenab-ı Allah'ın kutsal bir emaneti ve kutlu ceddimizin mirasıdır ve bölünme heveslilerine karşı bizimle beraberdir. Bu yüksek fikirler, memleketin her köşesinden tertemiz millet evlatlarının katkılarıyla beslenmiş ve bugünün muhteşem değerler manzumesini oluşturmuştur.
 
Hiç kimse Türk milletinin saygınlığını ve hükmü şahsiyetini hafife almamalıdır. Hiç kimse bin yıllık kardeşliğin bozulmasına umut bağlamamalıdır.
Fitne ve fesat dün kazanamadı, Allah’ın izniyle bugün de kazanamayacaktır.
 
Milliyetçi Hareket Partisi milli ve manevi değerler etrafında kenetlenmiş, kökü, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun, Türk milletinin her evladının, her ferdinin yanında ve sözcüsüdür.
 
AKP eliyle cesaretlenen ihanet çemberi ve kuşatma mutlaka kırılacak, aziz Türk milleti mutlaka selamete çıkarılacaktır.
 
Elazığ ilimiz bulunduğu coğrafya ve nüfus yapısı itibariyle hem "Büyük Ermenistan" ve hem de "Büyük Kürdistan" hayallerini kuranların gözünü diktiği bir ilimizdir. Ancak kahraman Elazığ halkı bu bölgede teröre geçit vermemiş ve asla vermeyeceğini de tüm dünyaya en açık şekilde göstermiştir. Gakkoşlar diyarı bu ülkede kökeni ne olursa olsun herkesin kardeşçe yaşayabileceğini gösteren bir örnek olmuştur.
 
Biz Milliyetçi Hareket olarak, geçmişte, bugün ve gelecekte ülkücü-milliyetçi kadroların her kademesinde yiğitçe mücadele etmiş, Türk-İslam ülküsüne gönül vermiş, hizmet etmiş yüzbinlerce kahramanı yetiştirmiş Elazığımızda, Fırat’ın kardeşlik akan sularının hemen yanıbaşında yeniden dünyaya Kardeşlik hukukumuzu ilan etmek ve bu kardeşlik hukukuna darbe vurma niyetindeki iç ve dış güçlere ihtar vermek için bu açık hava toplantımızı düzenliyoruz.
 
Hangi siyasi görüşten olursa olsun, ay yıldızlı bayrağın altında yaşamaktan gurur duyan; birlik beraberlik ve kardeşlikten yana olan, toprak bütünlüğümüzü savunan; millet ve devlet bekasını düşünen her vatandaşımızın açık hava toplantımıza davetli olduğunu belirtmek istiyorum.
Sözlerime burada son verirken katılımlarınız için hepinize en kalbi duygularımla teşekkür ediyor, tüm vatandaşlarımızı 14 Eylül saat 16.00’da Elazığ İstasyon Meydanında yapacağımız “Kardeşlik” mitingimize “bir” olmaya davet ediyorum.
 
Elazığ’da tan ağaracak ve Türk milletinin diktiği kardeşlik fidanları güller açacaktır. Türkiye’yi ve İslam coğrafyasını kan gölüne döndürmeye heves edenler mağlup olacak, Türk ve İslam; Milliyetçi Hareket’le Allah’ın izniyle yeniden zulme uğrayanların kurtarıcısı olacaktır.
Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Ne mutlu Türk’üm diyene."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211