“Kayıt dışı ekonomi hakların gaspıdır“

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul TÜRKEŞ basın açıklamasında bulundu.

Türkeş: "2 Ocak 2014 tarihi itibarıyla Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre dolaylı verginin toplam vergi gelirleri içindeki payı %70 olmuştur." dedi


Doğrudan alınan vergi bir adalet timsali iken, dolaylı alınan vergi sosyal adaletsizliğin göstergesidir. Bilindiği üzere doğrudan vergi, devletin maaşlardan, tüccardan, sanayiciden; yani gelirden yaptığı kesintidir. Oysa dolaylı vergi, günlük hayattaki tüketimi esas alır, yani gıda maddelerini, giyim-kuşamı vb.Biri gelir ve sermaye üzerinden, diğeri ise temel ekonomik işlemler üzerinden belirlenir – aradaki fark budur.

HALKTAN ÇALIYORLAR

Gelir üzerinden sağlanan vergi adildir. Adildir, zira bir fert ne kadar kazanıyorsa, ödediği vergi miktarı da kazancıyla orantılı şekilde artar. Zengin daha çok kazandığı için daha çok vergi öderken, yoksul daha az kazandığı için daha az vergi öder.

Peki, dolaylı verginin payı niçin bu kadar yüksek? Çok basit. Türkiye’de çok kapsamlı bir kayıt-dışı ekonomik sistem tesis edilmiştir. Özellikle varlıklı tabakada yer alan fertler gelirlerinin büyük bir kısmını devlete beyan etmiyorlar, yani kaçırıyorlar. Daha keskin bir ifadeyle açıklarsak toplumdan, halktan çalıyorlar.

Hükümet gerekli takibatı yapmıyor (ya da yapamıyor), tedbirleri alamıyor (veya almıyor) ve bu kaçakçılığa alenen göz yumuyor. Devlet, gelirler doğru beyan edilmediği için vergiden gerekli kazancı sağlayamıyor ve kasasını dolduramıyor. Devletin kasası dolmadığı için de dolaylı vergilerin payı artıyor, yani yükün tamamı zengin-fakir ayrımı yapılmaksızın tüketicinin sırtına bindiriliyor.

17 Aralık 2013’te ayyuka çıkan rüşvet ve yolsuzluk skandalı, Hükümetin bu meseleye bakışını da açıkça ortaya koymaktadır. İstifa eden Bakanların oğullarının ve Halkbank Genel Müdürü’nün evlerinde bulunan paralar, kayıt-dışı ekonominin en somut delilleridir.

Kayıt-dışı ekonomi olduğu için hırsızlık vardır, yağma vardır, talan vardır. Kayıt-dışı ekonomi; halkın eğitim, sağlık, ulaşım, barınma ve beslenme hakkının gaspıdır.

Dolaylı vergiler zengini, varlıklı olanı vurmaz. Yüksek gelir elde edenler için ekmeğin, suyun, meyvenin, sebzenin, etin fiyatının artması hiçbir mana ifade etmez. Dolaylı vergi; halk kitleleri için, yoksullar için ise öldürücüdür. Mütevazı ve hatta düşük bir geliri olan vatandaş için kuruşların dahi bir kıymeti, bir ağırlığı vardır. AKP, dolaylı vergi yüküyle; hayata karşı en savunmasız, en zayıf, en çaresiz olanları vurmaktadır.

AKP İKTİDARI MİADINI DOLDURMUŞTUR

AKP iktidarı, 11 yıllık iktidarının nihayetinde daha devletin en “temel” işlevlerini yürütmekten acizdir. AKP iktidarı ne vergi toplayabilmekte, ne can ve mal emniyetini temin edebilmekte, ne de hukuk gereksinimlerini karşılamaktadır. Her koldan, her şubesiyle çatırdayan ve çürüyen bir iktidar yapısı mevcuttur.

Devlet otoritesi çökmüştür ve yeniden diriltilmelidir. Devletin otoritesine en çok mazlumlar, en çok korunmasızlar ihtiyaç duyarlar; haklarının layığıyla savunulması için. AKP iktidarı artık miadını doldurmuş ve Türkiye için “yeniden inşa” süreci başlamıştır.

Türk kamuoyuna ilan ediyoruz ki, sadece Milliyetçi Hareket Partisi devleti canlandırabilecek ve herkese haklarını teslim edebilecek kudrete sahiptir. 2014, bu anlamda, milletin kendi iktidarına vesile olacaktır.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211