Kılıçdaroğlu'dan Davutoğlu'na Çağrı...
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

 Partisnin grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'na 'halkın refahı için birlikte çalışalım çağrısında bulundu.

Kılıçdaroğlu, "Maden işçilerimiz için toplantı yaptığımızı 10 madde üzerinde uzlaştığımızı ifade etmiştik. Teklifimizi TBMM'ye göndereceğiz. Davutoğlu'na sesleniyorum, 3 sendikanın üzerinde uzlaştığı bu teklifi gelin birlikte parlementodan geçirelim. Size açık net çağrıda buluyorum yer altında çalışanlar bizim çocuklarımızdır. Gelin birlikte bu teklifi yasalaştıralım." dedi.

Maden işçilerimiz için toplantı yaptığımızı ve 10 madde üzerinde uzlaştığımızı daha önce ifade etmiştik. Teklifimizi TBMM'ye göndereceğiz. Davutoğlu'na sesleniyorum, 3 sendikanın üzerinde uzlaştığı bu teklifi gelin birlikte parlementodan geçirelim. Size açık net çağrıda buluyorum yer altında çalışanlar bizim çocuklarımızdır. Gelin birlikte bu teklifi yasalaştıralım.

CHP olarak kanun teklifimizi hazırladık. 1 milyon mevsimlik işçiye sahip çıkıyoruz. Davutoğlu’na sesleniyorum bu teklifimize olumlu bak ve Parlamento’dan çıkaralım. Tabi ben bu çağrıları yapıyorum ama Davutoğlu buna uyar mı uymaz mı bilmiyorum.

17 Aralık yolsuzluk dosyaları ile ilgili ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair Adli Tıp raporunun kayıtları çıktı.

Biz doğru olduğunu biliyorduk. Uluslararası kuruluşlardan yardım istedik. Onlar da doğru dedi. Şimdi Adli Tıp da bunlar doğru diyor. Montaj da yok, ilave de yok. Hepsi doğru biliyoruz. Bu dosyayı bu gerçeklere rağmen kapatmak istediler.

Bu dosyayı bütün gerçeklere rağmen kapatmak istediler. Kapatma görevide Davutoğlu'na verildi. Abisi 2 şart verdi. Bu dosyaları kapatacaksın, savcıları ona göre ayarlacaksın dedi. O da "tamam" dedi. Davutoğlu sen akademisyensin, inançlı, dürüst olduğunu söylüyorsun. O zaman yolsuzlukları araştır. Baban bile kardeşin bile olsa yolsuzlukların üstüne gideceksin. Davutoğlu yolsuzlukların üzerine git kapı gibi yanındayız.

Yolsuzluk topluma girdiği zaman ahlaki değerleri yerle bir eder. Tüm toplumlar bu konuda duyarlıdır. 

Bir uluslararası raporda Türkiye'deki yolsuzluklardan söz ediliyor...  Sayın Davutoğlu o koltukta görev yapmak istiyorsan kararlılıkla git. Bak, biz olmak üzere herkesin takdirini alacaksın. Yürü ve korkma!

Kapatma görevi de ayın Davutoğlu’na verildi. Abisi ‘Senden iki şartım var. Bu dosyaları kapatacaksın ve gündemi getirmeyeceksin’ dedi. O da ‘emredersin’ dedi. Önce AKP’ye genel başkan oldu, sonra da Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Sen akademisyensin. İnançlı olduğunu söylüyorsun. O zaman o koltuğun hakkını ver ve yolsuzlukları sonuna kadar araştır. Kıvıracağın alan kalmadı. Yapacağın tek şey var, dosyaların üzerine gitmek. ‘Kim olursa olsun kim yolsuzluk yaparsa sonuna kadar üzerine gideceğim’ diyeceksin.

Ülkene, bütçene, doğruluğa sahip çık. Yolsuzluklara sahip çıkma. Gereğini yaparsan ana muhalefet partisi olarak kapı gibi yanındayız.

G-20 zirvesinde Davutoğlu, ‘Yolsuzlukla mücadele en önemli gündem olacak’ diyor.  2015’te Türkiye dönem başkanlığını yapacak ve Türkiye’de yapılacak. ‘’Türkiye’nin dönem başkanlığında yolsuzluğa karşı kapsamlı bir strateji ortaya koyacağım’’ diyor. Eğer öyleyse az önce söylediğim yolsuzluk olaylarının üzerine gideceksin. Evinin içine, AKP Genel Merkezi’ne, yukarıda oturan abine bakacaksın. G-20 Türkiye’de toplandığında ‘’Yolsuzluk nasıl kapatılır, hazine nasıl soyulur bunun stratejisini oluşturduk, size de öğretiriz’’ diyebilirler.

OECD raporunda yolsuzluklardan söz ediliyor. Davutoğlu Başbakan olarak görev yapmak istiyorsan bu yolsuzlukların üzerine git. Emin ol saygınlık kazanacaksın. Emin ol herkes ‘helal olsun. Gerçek anlamda vatansever’ diyecek. Yürü üzerine, korkma. Yürümezsen o koltuğu hak etmiyorsun demektir.

Savcı malum dosyayı kapattı. Ama TBMM’de bereket versin bir komisyon kuruldu ve her şey adım adım ortaya çıkıyor. Önce Zarrab’ın kuryesi geldi. Açıklamaları ilginç. ‘’Ankara’ya çok defa para götürdüm’’ diyor. Bu ülkede para var, EFT var. Peki paraları ayakkabı kutularına koymak da ne oluyor. Herhalde bunu yeni teknoloji olarak Davutoğlu düşünmüyor. Kurye ‘rüşveti dağıttık’ diyor. Sen bunu göreceksin, duymazlıktan gelmeyeceksin

Ben bir Salı toplantısında altın kaçakçılığı ile ilgili bir öyküyü anlatmıştım. 1 Ocak 2013’te Zarrab’ın uçağı Gana’dan kalkıyor. Atatürk Havalimanı’na geliyor. Ne var diyorlar. ‘Doğal taş’ var diyor. Sonunda açıyorlar bakıyorlar ki 1.5 ton altın. Araya birileri giriyor. Bunu da unutturmaya çalıştılar. Bereket versin Ticaret gümrük Bakanlığı Müsteşarı komisyona ‘evet altın geldi’ diyor. Neden el koymadınız sorularına ‘Birileri araya girdi’ diyor.

Ulus’ta bir çarşı var. Gümrük’te el konulan kaçak mallar orada satılır. Kaçak geldiği zaman el koyarsınız. 1.5 ton altına el koymuyorsunuz. Birileri devreye giriyor, uçağı tekrar Gana’ya gönderiyorsunuz. Uçak giderken bir bakıyorlar 292 kilo altın eksik. Şimdi Davutoğlu’na soruyorum: ‘’292 kilo altını kim götürdü? Sen mi başkaları mı? Yoksa abin mi?’’ Sen bunu soruşturmak zorundasın.

Zarrab 292 kilo altını kaybolmuş hiç. Kimseye şikayetçi olmuyor. Benim hakkımda dava açıyor. 292 kilo altınını çalan hakkında dava açmıyor. Neden? Rüşvet olduğu için. Kim aldı o rüşveti? Sorma hakkım var. Sen bunu ortaya çıkarırsan derim ki sen gerçek anlamda başbakansın. Çıkarmazsan sen de ortağısın.

Abisine 2013’te Rıza Sarraf faaliyetleri diye bir rapor verdi MİT. Sen Başbakansan o raporu iste bakalım. Dönemin Başbakanı gerekeni neden yapmamış sor bakalım. 8 ay bekledi, bu raporun gereği neden yerine getirilmedi.

Geçen hafta ilginç bir şey daha oldu. Davutoğlu’nun bir başdanışmanı var Etyen Mahçupyan. Oturdu yüreklice bir açıklama yaptı.’’ İslami kesimin en az yarısı yolsuzluk olduğunu düşünüyor. Bundan hoşlanmıyor. Bu Ak Parti’ye yakışmıyor’’ dedi.

Geçen hafta ilginç bir şey daha oldu. Davutoğlu’nun bir başdanışmanı var Etyen Mahçupyan. Oturdu yüreklice bir açıklama yaptı.’’ İslami kesimin en az yarısı yolsuzluk olduğunu düşünüyor. Bundan hoşlanmıyor. Bu Ak Parti’ye yakışmıyor’’ dedi.

Peki sevgili kardeşim, AKP’ye oy veriyorsun, bunun da farkındasın, neden sesin çıkmıyor? Neden yolsuzluk konusunda sesini çıkarmıyorsun. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa bu role neden talip oluyorsun

Mahçupyan’ı yürekten kutluyorum.  Kul hakkı yemek en büyük günahtır. Ben bunu böyle öğrendim. Kendisini İslami kesim içinde gören vatandaşım susmayacaksın, konuşacaksın ki birileri bir daha tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatmasın.

Yolsuzluk yapana saygı duymayız ama onun karşısında susana da saygı duymayız. Devletin iyi yönetilmediğini defalarca söyledik. Bir başbakan çıkıyor ‘Doğu, G.Doğu’da PKK’nın mahkemeleri, vergi daireleri var. Bunlar paralel yapılardır, buna izin vermeyiz’ diyor. Sen Başbakansın sen bunu nasıl dillendirirsin ve neden gereğini yapmazsın. Hayatları yalan üzerine inşa edilmiş: Bu kadar yalan nasıl söylenir benim aklım almıyor. Düne kadar abisi ‘PKK ile görüşüyor diyenler şerefsizdir’ diyordu. Şimdi sekreterya kuruyorlar. Türkiye’nin bir bölgesinde devletin hiçbir kurumu çalışmıyor. Bunun TBMM’de çözülmesi lazım. TBMM’yi devre dışı bırakmışsın. Kimin ne olduğu belli değil. Oturmuşsun pazarlık yapıyorsun. Şimdi üçüncü bir gözlemciden söz ediliyor. Olayı uluslararası alana taşırsanız zaten kontrolden çıkarsınız. Sakın ola ki bu tuzağa düşmeyin.

Gazetelerde bir haber daha var. TÜİK işsizlik oranlarının çift rakamlara ulaştığını söyledi. İşsizlik şiddetin, suçun kaynağıdır. İşsizlik yaygınsa uyuşturucunun arttığını, umutsuzluğu görürsünüz.

12 yıldır yönetiyorlar. Geldikleri nokta bu. 12 yıldır atama bekleyen öğretmenler var. Şapkanı önüne koy ve düşün. 12 yıldır seni oyaladılar. Sana sözüm var. CHP’ye sadece 4 yıl için yetki ver. Ak bakalım işsizlik ne oluyor? 12 yıl değil bir iktidar dönemi istiyorum. Devlet nasıl yönetilir göreceksin.

4 yıl sonra verdiğim sözleri yerine getiremezsem alırsın yetkiyi. Gidersin sandığa.
Hepsini çözeceğim. Bu konuda kararlıyım. Bu ülkede sorun olmayacak. Bu ülkeye huzuru ve barışı getireceğim.

Benim saraylarda oturma gibi bir alışkanlığım yok. Bu partinin kültüründe de yoktur. Bizi eleştirebilirsiniz ama kimse dönüp CHP’ye “siz kul hakkı yiyorsunuz” diyemez.

Sor CHP nasıl çözecek bu sorunları? Çözülmeyen sorun yoktur. Çözmeyen adam yoktur. Ben ülkemi, barağımı, insanımı, Mustafa Kemal Atatürk’ü seviyorum.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211