Kürkçü, Grup toplantısına
 HDP soruşturma komisyonundan şüpheli
HDP Eş Genel Başkanı Kürkçü, eski bakanlarla ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun akıbetinin, Uludere olayı ile ilgili kurulan komisyon gibi olacağını iddia etti.

TBMM (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'la ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun akıbetinin, Uludere olayı ile ilgili kurulan komisyon gibi olacağını iddia ederek, "Komisyon ilk toplantısını kimbilir ne zaman yapacaktır? Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra hüküm vermek durumunda kalacaktır, o zamana kadar kim öle kim kala" dedi.

Kürkçü, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında sözlerine, "Günaydın, rojbaş" diyerek başladı. 

Afganistan'daki deprem nedeniyle Afgan halkına başsağlığı dileyen Kürkçü, evlerin ve işyerlerinin sular altında kaldığı Gökçeada'nın afet bölgesi ilan edilmesini istedi.

 Bugünün Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölüm yıl dönümü olduğunu anımsatan Kürkçü, "Onların 42 yıldır dinmeyen acısı hala yüreğimizde. Deniz son sözlerinde, Türkiye'nin hala değişmeyen temel devrimci sorununu 16 kelimeye sığdırmayı başarmıştı. Onların idam tutanağını hazırlayanlar, o sözleri yazmadı, çünkü onun son soluğundan korktular. 'Yaşasın Türk ve Kürt halkların kardeşliği' sözü, bugün yapmamız gereken işlerin en kısa listesini bize sunuyor. HDP, bu listeye ve Deniz'lerin anısına sadık olanların partisi olarak, onların yolunda yürümeye devam edecektir" dedi.

Kürkçü, TBMM Genel Kurulu'nun dünkü birleşiminde, hırsızlıkla suçlanan 4 eski bakanla ilgili önergelerin görüşüldüğünü belirterek, önergelerin görüşülmesi sırasında Meclis Televizyonu'nun yayın yapmamasını eleştirdi. Kürkçü, eski bakanların, önlerine konulmuş kağıtları okuyarak hiçbir gerçeği cesaretle haykıramadıklarını söyledi.

 

-"Uludere olayı ile ilgili kurulan komisyon gibi olacaktır"

Ertuğrul Kürkçü, "Dokunulmazlıkları kaldırılıp acaba yargının önüne gönderilecekler mi gönderilmeyecekler mi? İddiaya girebilirim, AK Parti'nin çoğunlukta olduğu bütün Meclis Komisyonları nasıl çalışacaksa öyle çalışacaktır. Kurulan bu Meclis Soruşturma Komisyonu'nun akıbeti, Uludere olayı ile ilgili kurulan komisyon gibi olacaktır. Komisyon ilk toplantısını kimbilir ne zaman yapacaktır? Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra hüküm vermek durumunda kalacaktır, o zamana kadar kim öle kim kala. Uludere olayı ile ilgili izlediğimiz görüntüler apaçık ortada iken... AK Parti'liler bu gençlerin adım adım ölüme gidişlerinde gözyaşlarını tutamamışlardı. Ancak raporlarında 'olayda kasıt yok' diye hüküm verdiler. Uludere olayında Necdet Özel emri vermişti ve bunu da önceden Başbakan'a danışmıştı" diye konuştu.

HDP'nin, AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından ifade özgürlüğünün ne kadar sınırlandığının farkında olduğunu ifade eden Kürkçü, "Burada medya çalışanlarına da görev düşüyor. Eğer gazeteciler, medya patronlarının baskısı altında sendikalarını terketmeselerdi, editoryal bağımsızlıklarını savunsalardı, onlara bunları yapabilirler miydi?" diye sordu.

 "Hiç bir şey sonsuza kadar saklanmıyor"

Kürkçü, devletin Dersim soykırımı ile ilgili gerçekleri yıllarca halktan sakladığını savunarak, şöyle konuştu:

"4 Mayıs 1937'de, Kurtuluş Savaşı'nın bütün babalarının bulunduğu o bakanlar kurulunda alınan kararla, binlerce Dersimli gaza boğulup toprağa gömüldü. Hakikatlerin ortaya çıkartılması için devlet arşivine girilmesi gerekiyordu ama bu bilgiler halktan saklandı. İnsanlar Dersim'de ne olduğunu bilmeden bugünlere geldiler ama hiçbir şey sonsuza kadar saklanmıyor. O gün 5 yaşında bir kız çocuğu bugün 85 yaşında bir nine olarak olayı anlattığında tarihin gerçekleri ortaya çıkıyor. Bizler intikam peşinde değiliz ama bu soykırımla yüzleşmeliyiz. Ermeni, Dersim, Süryani, Yezidi soykırımları ile yüzleşemezsek hiçbir bir zaman vicdanlarımız arınmayacak. Dersim'le yüzleşmek gerekiyordu ama AK Parti sadece siyasi rakibini, CHP'yi bununla vurmak için fırsat olarak kullandı. Sadece toplumun bütün kurumlarının yüzleşmesi, Hükümetin 'pardon' demesi yetmez, ordudun, emniyetin ve üniversitenin de yüzleşmesi gerekir.

Buradan CHP'ye de çağrıda bulunuyorum. CHP madem her şeyin, İş Bankası hisselerinin mirasçısı ise o zaman bu katliamın mirası da sizindir. Dersim halkının yanında olmanız gerekirken, bunun örtbas edilmesi için çabalıyorsunuz, bunu yapmayın. Ondan sonra, 'Kürtler niye bizim yüzümüze hiç bakmıyor?' diyorsunuz."

Kürkçü, AK Parti'nin 2010 yılında 1 Mayıs'ı bayram ilan etmesine ve Taksim'de kutlamasına karşın, bu yıl Taksim'i 1 Mayıs'a kapattığını ifade ederek, "Hani her şeyle, 1 Mayıs'la yüzleşmiştik" dedi.

 
"Kendi Cumhurbaşkanı adayımızı çıkaracağız"

"Sabah kalkıyoruz Cumhurbaşkanlığı, akşam yatıyoruz Cumhurbaşkanlığı" diyen Kürkçü, "Çünkü Tayyip Erdoğan kendisini, ailesini ve yolsuzluk arkadaşlarını yargı kıskacından kurtarmak için iktidarın tamamına sahip olmak istiyor" diye konuştu. Kürkçü, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ve MHP'nin birleşmesini istediğini anımsatarak, "Biz bu saflaşmayı kabul etmiyoruz, bunun bir parçası olmayacağız, kendi Cumhurbaşkanı adayımızı çıkaracağız. Hodri meydan, çıkartın adaylarınızı biz de geliyoruz" şeklinde konuştu.

Kürkçü, iktidarın daraltılmış bölge tartışmaları ile halkı oyalayarak yüzde 10 seçim barajı ile devam edilmesini istediğini kaydederek, "Yüzde 10 seçim barajı, basın yasakları ve yüzleşme ayıpları gibi Türkiye'nin ayıbı olarak, halka karşı doğrultulmuş bir kılıç olarak, bizim tarafımızdan kırılacağı günü bekliyor" sözlerini sarfetti. 

 Cumhurbaşkanlığı seçimine 1.5 ay kadar zaman kalmasına rağmen seçimin nasıl yapılacağının belli olmadığını, YSK'nın açıklama yapmadığını savunan Kürkçü, "Çünkü YSK, Tayyip Erdoğan'ın ağzından çıkacak lafa bakıyor" dedi.

Ertuğrul Kürkçü, çocuklara yönelik şiddette idam cezasının geri getirilmesinin tartışıldığını belirterek, AK Parti'nin bu suçlarda müebbet hapis cezasını yasaya sokmaya çalıştığını söyledi. Suçlara verilecek cezaların ağırlaştırılmasıyla o suçlarda azalma yaşanmadığını ifade eden Kürkçü, "Çocuklara ve kadınlara yönelik suçların ve cinayetlerin failleri erkektir. Yaşları 20-40 arasında değişen bu erkekler savaşmak için bölgeye gönderildiler. Korktular, öldürdüler ve öldürüldüler, travmalar yaşadılar; bu yaşadıkları travmalar da şiddet düşkünlüğü olarak ortaya çıktı" diye konuştu.

Suriye'deki olaylara değinen Kürkçü, iktidara, "Suriye siyasetini değiştir, Orada İslamcı, şeriatçı çetelerle anlaşma yapacağına, oradaki Kürt halkı ile el sıkış" dedi.

İkiz bebekleriyle toplantıya katıldı

Daha sonra, hakkındaki kesinleşmiş cezası nedeniyle 19 Mayıs'ta cezaevine girecek olan Mülkiye Demir Kılınç, eşi Ahmet Kılınç ve 6 aylık ikizleri Özgür ve Lorin ile kürsüye geldi. 

Eşinin cezaevine girmemesi için toplanan 65 bin imza sahibine teşekkür eden Ahmet Kılınç, "Biz öpmeye kıyamıyoruz ama bebeklerimiz anneleriyle birlikte cezaevine girecek. Buna çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.

Mülkiye Demir Kılınç da "Bizim hikayemiz tanıdık bir hikaye. Batmanlı isen, muhalif bir yerde çalışıyorsan ve Kürtsen düşman gibi görülüyorsunuz. İddianame hazırlandığında 'bir şey olmaz' demiştim ama bugün geldiğim durum ortada. Cezaevine bu çocuklarla girmek Türkiye için utanç verici bir olay" diye konuştu.

Van Anadolu Konteyner Kentinde kalan 43 depremzede ailenin temsilcileri de grup toplantısına katıldı. Aileler adına konuşan Ali Ahi, konut sorunları çözülene kadar konteynır kentten ayrılmayacaklarını, orayı işgal ederek yaşamlarını sürdüreceklerini söyledi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211