Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu üyeleriyle bakanlıkta bir araya gelmesinin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkmen heyetiyle dört konuda istişarelerde bulunduklarını söyledi.

İstişarede bulunulan konulardan ilkinin, insani yardımlar olduğunu dile getiren Davutoğlu, Türkiye olarak sınırın çok ötesindeki bölgelere dahi insani yardım söz konusu olduğunda nasıl seferber olduklarını hatırlattı.

Tek tek ihtiyaçları gözden geçirdikleri toplantıda Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Fuat Oktay'ın da hazır bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bütün Iraklı ve Türkmen kardeşlerimizin ihtiyaçları bizim için karşılanması gereken bir görevdir. Bundan sonra gece gündüz elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.

Türkmenlerin Irak'ın asli unsurları olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu vasıfları dolayısıyla da kendi aralarındaki birlik ve beraberliklerin hayati derecede önemli olduğunu söyledi. Etnik ya da mezhebi temelde Iraklıların karşı karşıya gelmesinin kendilerini sadece üzeceğini belirten Davutoğlu, bu hususun üzerinde detaylı olarak durduklarının altını çizdi.

Ahmet Davutoğlu, bu çatışmalar esnasında Türkmenlerin Sünni-Şii ayrımına yönelmemesi umudunu taşıdıklarını ifade ederek "Böyle bir mezhepçilik bizim kültürümüzde yoktur. Böyle bir fitnenin zuhur etmemesi için bütün Türkmenlerin omuz omuza olmaları ve Irak'ın barışı için birlikte çalışmaları özel bir önem taşır" diye konuştu.

Çok kritik bir kuşakta yer alan Türkmenlerin, buraya mücavir bölgelerde yaşayan Arap ve Kürtlerle ve diğer unsurlarla ilişkilerini dostça geliştirmesine duyulan ihtiyacı dile getiren Davutoğlu, "Türkmenler, Sünni olsun, Şii olsun bütün Araplarla; Süleymaniye'den olsun, Erbil'den olsun bütün Kürtlerle ve diğer unsurlarla asırlarca birlikte yaşadılar, bundan sonra da birlikte yaşayacaklar" ifadelerini kullandı.

Ahmet Davutoğlu, bölgedeki bütün unsurların Türkmenlerin huzuruna saygı göstermesi gibi, Türkmenlerin de onlarla iyi ilişkiler geliştirmelerinin Türkiye'nin hem talebi hem de üzerinde ciddiyetle durduğu bir konu olduğunun altını çizdi.

"Kerkük'ün, bütün Iraklı unsurların bütün bölgeye örnek teşkil edecek bir barış ve huzur şehri olmasını istiyoruz ve bu çerçevede de Türkiye'den orada yaşayan herkese sadece dostluk, huzur ve barış için atılacak her adıma destek mesajı gelir" diyen Davutoğlu, Türkiye'nin Kürt bölgesel yönetimi ve merkezi hükümetle ilişkilerinin aksamadan devam ettiğini söyledi. 

Irak'ın bir seçimden çıktığını hatırlatan Bakan Davutoğlu, Irak Türkmen Cephesi ile bu seçimleri değerlendirdiklerini ve kanaatlerinin bu ülkede yeni bir başlangıç ihtiyacı hissedildiği yönünde olduğunu anlattı. 

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bu başlangıçta Türkmenlerin hak ettikleri konumu elde etmeleri, barışa da katkı sağlayacak bir husustur. Çünkü Türkmenler Irak halkının hemen hemen her kesimine nüfuz edebilen, hem Şii hem Sünni nüfusuyla her kesime hitap edebilen bir asli unsurdur. Bu anlamda da önümüzdeki siyasi süreçte Türkmenlerin alabilecekleri tutum konusunda da kapsamlı istişarelerde bulunduk. Irak'ın bir bütün olarak ve Türkmenlerin de asli bir unsur olarak barış ve huzur içinde yaşamaları, ülkenin geleceğini birlikte inşa etmeleri ve karşılıklı saygı içinde ve bu saygıya dayalı olarak bir siyasi kültür geliştirerek Irak'ı Türkiye'nin ezeli ve ebedi dostu ve komşu ülkesi olarak inşa etmeleri bizim en nihai talebimizdir. Türkiye her zaman Irak'taki tüm kardeşlerinin yanında olmuştur ve olacaktır." 

İran'ın Kerkük'e asker gönderdiği yönündeki haberler

İran'ın Kerkük'e askerlerini gönderdiği yönünde haberler hatırlatılarak değerlendirilmesi sorulan Davutoğlu, bu konunun teyit edilmediğini söyledi. İran ile iki önemli bölge ülkesi olarak her konuyu açık bir şekilde konuştuklarını belirten Davutoğlu, "Herkesin Irak'ın istikrarı için son derece dikkatli davranması gereken bir süreçten geçiyoruz" dedi. Kerkük'ün ise azami dikkat edilmesi gereken önemli ve kırılgan yapıya sahip bir şehir olduğunun altını çizen Davutoğlu, diğer şehirlerde yaşanan gelişmelerin Kerkük'e sıçramamasını ümit ettiklerini ve tüm ilgili taraflarla yoğun temas halinde olduklarını bildirdi.

Bakan Davutoğlu, Libya'da Tuğgeneral Halife Hafter'e bağlı birliklerin Türk ve Katar vatandaşlarına ülkenin doğusundan ayrılmaları için 48 saat süre verdiği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

"Türkiye bütün ülkelerle olduğu gibi Libya ile ilişkilerinde de son derece şeffaf bir tutum sergilemektedir. Hiçbir gizli gündemi olmamıştır, özellikle Libya gibi dost ve komşu bir ülke için bu durum daha da geçerlidir. Libya'da değişim sonrası süreçte de bütün taraflarla temaslarımızı en iyi şekilde sürdürdük. En zor şartlarda Bingazi halkına insani yardım ulaştırmaya çalıştık. Bu tür açıklamalar Libya halkının hissiyatını kesinlikle temsil etmemektedir. Libya'nın istikrarı Kuzey Afrika'nın genel istikrarı açısından da hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla bu açıklamalar hem yersiz ve temelsizdir hem de bu konuda zaten meşru Libya hükümeti ve Ankara'daki temsilcisi gerekli açıklamalarda bulunmuştur."

"Türkmenler dimdik ayakta durmalı"

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşed Salihi de Ortadoğu'daki gerginliğin herkesçe bilindiğine işaret ederek, "Biz de bölgenin önemli bir parçasıyız. Bir tek Irak değil, Suriye ve Filistin'de olduğu gibi bütün Ortadoğu'da yaşayan Türkmenler var. Türkmenlerin diğer milletler gibi bu coğrafyanın üzerinde dimdik durması gerekiyor" dedi.

Salihi, Irak'ta Şii, Sünni, Kürt ve azınlıklarla yaşadıklarını ve kaderlerinin de onlarla aynı olduğunu ifade ederek "Irak'taki siyasi partiler bizim Türkiye ziyaretimize şaşırmasın.  ITC'nin Türkiye ziyareti çok normaldir. Bizim siyasi bir parti olarak herkesle görüşüp temas içerisinde olmamız lazım" diye konuştu.

Özellikle son güvenlik gelişmeleriyle Irak ve Türkmen coğrafyasında kaosun yaşandığına işaret eden Salihi, Telafer, Musul, Kerkük, Tuzhurmatu ve Diyala'daki Türkmen coğrafyasında yaşanan güvenlik durumunu Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile ele aldıklarını kaydetti. 

Salihi, şöyle devam etti:

"Biz Irak'ta yaşayan bütün gruplarla kardeş ve dostça yaşamaya kararlıydık halen de bu konuda kararlıyız yeter ki diğer milletler de aynı tutumu sergilesin. Bu bütünlükle hepimiz güçlüyüz, zayıf olduğumuz zaman herkes zayıf olacak. Biz bu gibi hassas ve önemli dönemlerde Türkiye'ye gelip görüş alışverişi ve istişarelerde bulunuyoruz. Bu da tüm Iraklılar ve Türkmenlerin çıkarına olacak."

IŞİD'in Irak'ta güç kazanmasına ilişkin önceden bilgi edinip edinmedikleri sorusuna ITC Başkanı Salihi, bu gibi konuların merkezi yönetimin güvenlik birimlerine ait konular olduğunu vurgulayarak "Biz bir siyasi parti olarak merkezi yönetimin içinde yeterince temsil edilmediğimiz takdirde kesinlikle bilgimiz de olmaz. Bu tür bilgiler mutlaka hükümetin İçişleri ve Savunma Bakanlığı ile onların istihbarat birimlerine ait. Bu husus onların görevidir, bilgilerin de onların elinde olması lazımdı. Iraklıların bütün can güvenliği önemlidir. Ne adı atında olursa olsun terör hepimizin düşmanıdır. Merkezi yönetimin görevi onları araştırmaktı" diye konuştu. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211