MHP'li Yalçın: MHP’yi mahkemeye sürüklemek utanç vesikasıdır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih Yalçın 'Suni Kurultay Gündemi' hakkında yaptığı basın açıklamasında Muhaliflere yüklendi.

14 yıla yaklaşan AKP iktidarının insan ilişkilerinin yönünü kişisel çıkarların tayin ettiği, ikbal hırsı ve gelecek beklentilerinin; inançları ve temel ahlaki değerleri yozlaştırdığı bir dönem olduğunu söyleyen Yalçın. Bu süre zarfında siyasette meydana gelen erozyonun, bütün toplum kesimlerini etkisi altına aldığını belirtti.

DAVA ADAMI...

AKP iktidarının “iman ve ahiret kaygısı” süsü verilmiş dünyevi ihtirasları kaşıyan; rahatı, keyfi ve tatlı hayata erişmeyi teşvik eden, her türlü çıkar ilişkisinin ve her türlü ahlaki tavizin mubah hâline geldiği, adına değişim denen ama aslında “sosyal tereddi”den ibaret olan bir dönemi yaşattığını ifade eden Yalçın; 'Toplumun birçok kesimleriyle beraber birtakım kavramlar ve değerler de ister istemez bu “bozulma” rüzgârından etkilenmiştir.
Mesela eskiden yüksek ahlak, sabır, sağduyu, hoşgörü ve tesanüt gibi hususiyetlerde ifadesini bulan “dava” ve “dava adamı” kavramları; bugün yerini kaygı verici bir çöküş ve sükûta bırakmıştır. Bunların yerini; tahammülsüzlük, kötüleme, yıkıcı tenkit, dedikodu, koğuculuk, gıybet gibi beşeri hastalıklarla alil karakterler almaya başlamıştır. Gelecek nesillere aktarılması gereken kıymet hükümlerinin ve insani hasletlerin üzerini, kalın bir çıkar perdesi örtmüştür.'dedi.

Prof. Dr. E. Semih Yalçın, yazılı basın açıklamasını şöyle sürdürdü:

47 YILLIK ONURLU GEÇMİŞ...

Son yıllarda toplumda meydana gelen ahlaki kokuşmadan en az etkilendiğine şüphe bulunmayan milliyetçi-ülkücü camiada, –küçük de olsa- bazı istenmeyen hadiselerin yaşandığına esefle şahit olunmaktadır.

Unutulmamalıdır ki davaya inancın ve sadakatin temel ölçütlerinden biri, onun vazettiği kıymet hükümlerinin titizlik ve hassasiyetle yaşatılıp korunmasıdır.

Milliyetçi-Ülkücü Hareketin fikriyatını oluşturan, 47 yıllık onurlu geçmişinden bugüne taşıyan, ayakta dimdik tutan ve onu besleyen; sahip olduğu değerler bütünüdür. Bu değerlerin yaşatılması, davamızın yaşatılması anlamına gelmektedir.

Ne var ki uzun bir süreden beri sosyal medyada, kendini Ülkücü olarak tanımlayan veya öyle olduğunu iddia eden bazı kimseler tarafından çeşitli bahanelerle Milliyetçi-Ülkücü Hareketin siyasetteki temsilcisi olan MHP’yi, MHP’nin Genel Başkan ve yönetimini hedef alan hafifmeşrep ve ahlak dışı paylaşımlar yapılmaktadır.

Camiamızın kutlu geleneklerine ve Ülkücü ahlakına aykırı ifadelerle dolu bu paylaşımlar, “dava” kavramının ifade ettiği değerler bütünüyle asla bağdaşmamaktadır.

Üstelik bu paylaşımlarda, MHP camiasının sicilli düşmanlarıyla bilhassa medyada “fitne saçma” geleneğinin temsilcileri olan ve bir bardak suda koparmaya çalışan bazı ahlaksız köşe yazarlarının referans alındığı görülmektedir.

Oysa Türk milliyetçilerinin yapması gereken şey; bu gibi zavallıların bütün Milliyetçi-Ülkücü camiayı aşağılayan yorumlarını tenkit malzemesi olarak kullanmak yerine, onlara gereken cevabı vermek olmalıdır. Çünkü onlar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin şahsında hem partinin kurumsal kimliğini hem o makamın manevi şahsiyetini ve hem de bütün camiamızı tahkir etmektedir. Onların ahlak dışı ve yakışıksız yorumlarını referans göstermek; onların ekmeğine yağ sürmek, kendi ayağına kurşun sıkmak anlamına gelmektedir.

MHP DAVALIK OLMUŞTUR

Eleştiri yapılabilir. Eleştiri de öz eleştiri de olmalıdır ve gereklidir. Yapıcı tenkitlerden herkes payını almakta, istifade etmektedir. Ancak bunun kuralı, yolu yordamı vardır. Yıkıcı tenkit, eleştiri olmaktan çıkıp bozgunculuk hâlini almaktadır.

Maksatlı ve kötü niyetli tenkitleriyle camiamızdaki insicamı bozmaya, birbirimize olan inanç ve itimadımızı ortadan kaldırmaya çalışan bozgunculara fırsat verilmemelidir.

Bu arada 1 Kasım Seçimlerinden sonra geleneklerimize, fikirlerimize, dokumuza, meşrebimize, siyaset ve insan anlayışımıza aykırı birtakım yollarla başlatılan “suni” kurultay girişimleri; nihayet mahkeme kapılarına kadar uzanmış, yargı yoluyla MHP’yi kayyuma teslim etme çabasına dönüşmüştür. Yani Türk milliyetçilerinin mukaddes ve mübarek davası, davalık olmuştur.

47 yıllık siyasi hareketin geleneklerini ve şerefli geçmişini bir kenara bırakıp birtakım bahanelerle MHP’nin mahkeme kapısına götürülmesiyle ilgili gazetelerde atılan başlıklara bakınız:

MHP mahkemelik oldu!

Kurultayı yargı belirleyecek!

MHP’de yargı süreci başladı!


Bu başlıklar, MHP’yi mahkemeye sürüklemeye kalkanlar için bir utanç vesikasıdır.

Siyaset yapma ve siyasette çözüm üretme yolları bellidir. Normal istikametten gitmek varken yargı tasarrufu altında politik çıkar temin etme çabasının arkasında iyi niyet aranmaz.

MHP; zaten günü geldiğinde, 2018’in Mart’ında kurultayını yapacaktır. Üstelik ilçe kongreleri bu yılın Ekim ayında başlayacaktır.

MHP Genel Başkanlığına aday olmak, gerekli şartları taşıyan her Ülkücünün hakkıdır. Ancak bu konuda iyi niyet ve sağduyu içeren, “davaya hizmet” gayesi güden davranış; MHP’nin geleneklerine zarar vermeden olağan kurultay sürecinin akışına göre hareket etmek ve kurultayda resmen aday olup değerli delegelerimizin karşısına çıkmaktır.

Ne var ki MHP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıklayanlar ve o yolda ittifak edenler tarafından bu yapılmamış, delege iradesi yerine mahkeme kapıları tercih edilmiştir. Böylece söz konusu müteşebbislerin amacının üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu anlaşılmıştır.

Türkiye tarihi en zor günlerini yaşarken; mevcut iktidar tarafından rejimin şekli ve niteliği değiştirilmeye, demokratik parlamenter sistem yerine dikta rejimi kurulma çabaları devam etmektedir. Bütünlüğümüze yönelik küresel tehdidin boyutu genişlerken; bölücü terör örgütünün saldırılarında her gün ikişer üçer şehit verilirken; bütün bu sorunların tek çözüm adresi olan MHP’nin performansını, enerjisini ve gücünü suni kurultay tartışmalarında harcamak, partimizi kişisel ihtiraslar ve şahsiyatın çıkmaz sokağına yönlendirmeye çalışmak çok büyük vebaldir. MHP’yi geleneklerinden uzaklaştırarak mahkeme koridorlarına sürüklemeye çalışanlar ve onlara alet olanlar, bu vebal ve sorumluluğun altından kalkamayacaktır.

Âdet ve teamüllerimiz doğrultusunda Ülkücü iradenin normal yollardan tecellisini beklemek yerine onu yargı erkinin vereceği karara mahkûm etme teşebbüsleri, aslında doğrudan Ülkücü iradeyi hedef almıştır.

Bu iyi niyetten yoksun ve acul girişimlerden bir sonuç çıkmayacağı gibi; Ülkücü irade, siyasi geleneklerimize aykırı yöntemlerle onu zorlayanlara gereken dersi zamanı geldiğinde verecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
murat soy 11 ay önce

işi yokuşa süren sizler değilmisiniz sayın yönetici? MHP içinde insanların sizin bulunduğunuz yere aday olma hakkı yokmu? sizin babanızın çiftliği mi MHP? siz mi daha iyi yönetirsiniz?

Avatar
suzan berber 11 ay önce

daha yumuşak bir tonda bunlar tartışılabilir aslında. Bu kadar sert bir dille olsa olsa kavga olur. Muhalifleri suçluyorsunuz ama kendi kullandığınız dil çok sert. hakaret ediyorsunuz ya? Sizden başka ülkücü olmadığı kanısıyla hareket edemezsiniz.

Avatar
hasan altuncu 11 ay önce

Mhp nin enerjisini performansınıve gücünü suni kurultay çabalarında harcamaktan bahsetmişsiniz. Aslında ülkücü taban bu enerji, performans ve gücün gerektiği şekilde kullanılmamasından muzdarip ve bu camia içinden sizlerden daha iyi yönetebilecek kadrolar çıkarabileceğine inanıyor. Siz değerli yöneticilerimizden ricamız harekete ket vurmaktan vazgeçip bir an önce ülkücü iradeye ram etmenizdir. Ülkenin bu halinde her zamankinden daha güçlü bir şekilde ülkücü harekete ihtiyacı var. Ülke bu durumdayken güçlü mhp nin önüne set olanları ne tarih nede ülkücü irade affetmeyecektir. Saygılarımla

Avatar
cemalasan 11 ay önce

47 yıllık siyasi hareketin geleneklerini ve şerefli geçmişini bir kenara atarak mahkeme yolunu gösterenler demekki şeref yoksunu kişiler.partinin genel başkanlığı için,ağırlaştırılmış müebbet mi aldınız..., utanç vesikaları

Avatar
Mustafa Özdemir 11 ay önce

Sayın Yalçın
"MHP'yi mahkemeye sürüklemek utanç vesikasıdır" diyorsunuz. Doğrudur. Ama unutmayınız ki MHP'yi mahkemeye sizler sürüklediniz. Sizin MHP'yi iktidar yapamayacağınız kesindir. Neden bir yenilik,bir yeni atılım ve bir değişime müsaade etmiyorsunuz? Önce lütfen bunu düşünün!
Sagılarımla Prof.Dr.Mustafa ÖZDEMİR

Avatar
SİYAM BAKICI 11 ay önce

BU UTANÇ SİZİN DURUMU BU HALE GETİRMEDEN KORKMUYORSANIZ BÜYÜK KURULTAYA GİDİP ÜLKÜCÜ CAMİAYI BÖLMEDEN BU İŞİ BİTİRSEYDİNİZ HİÇ BİR ŞEY OLMAZDI .

Avatar
yunus 11 ay önce

Elinizde tespikle ülkucu gezleri kongrede diyer adayları isdirmeye ugracagınıza ülkücülerin neler cektigine ne cilelerle bu kutsal davayı ayakta tutmaya calıştıgına bakmaktansa hala Ankara da oturmuş ahkam kesiyorsunuz bir anadoluya inin bir bakın bakalım teşkılatlarınız ne halde nezorlukla mucafele ediyor ama sizde o yürek ne gezer sizin keyfiniz nasıl olsa gıcırında birde ülkücüyüm diye ahkam kesiyorsunuz siz hiç başbugumuzun verdiyi konfereslarıdamı izlemiyorsunuzizleyinde ders aln cesaretiniz varsa anadoludaki teşkılatları bir dolaşın cesaretiniz varsa tabiki

Avatar
azadbeg 10 ay önce

demokratik kurultay talebine mahkeme yolunu gösteren senin liderin değil mi?
rest çektiniz ve biz de blöfünüzü görüp restinize karşılık verdik. KORKMAKTA HAKLISINIZ...

banner211