MHP'den Gülerce ve Turan'a cevap
 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı  Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ “Gazeteci Hüseyin Gülerce ve Gazeteci Rahmi Turan’a cevap verdi.

Semih Yalçın'ın basın açıklaması şöyle;

30 Mart yerel seçimlerinin sonuçları, Türkiye’deki siyasi kutuplaşmayı yansıtmakla birlikte, aynı zamanda seçmen oylarının hangi partilerde yoğunlaştığını da ortaya koymaktadır. Seçmenin tercihleri iyi analiz edildiği takdirde, MHP’nin dikkati çeken yükselişi görülecektir. AKP’nin seçmen algısına yönelik bütün çabalarına ve devasa kampanya harcamalarına rağmen, MHP yerel seçimlerde ciddi bir ivme yakalamıştır. Bunun en büyük delili partimizin oylarında 2,3 milyonu aşkın artıştır. Birçok ilde de iktidar partisiyle başa baş yarışan MHP, 2015 genel seçimlerinde patlama yapacağını göstermiştir.İşte bunun

içindir ki MHP’yi tehlikeli bir rakip olarak gören iktidar partisi, daha seçimlerin sıcak atmosferi dağılmadan yandaş medya vasıtasıyla MHP’ye yönelik yeni bir karalama ve etkisizleştirme kampanyası başlatmıştır. Amaç, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP’nin seçmen üzerindeki etkisini en aza indirmek ve Erdoğan’ı kazasız belasız Köşk’e çıkarmaktır. Bu yoldaki kampanyalara “İnlerine gireceğiz.” diye tehdit ettiği cemaatten de katılımlar yaşanmakta, Başbakan Erdoğan’ın yeniden gözüne girmek ve AKP’ye hoş görünmek için kıvırmalara şahit olunmaktadır. Bu gibilerin başında Hüseyin Gülerce gelmektedir. Gülerce, katıldığı bir yandaş televizyon programında müthiş(!) yorumculuk yeteneğini konuşturarak AKP’ye övgüler dizmiştir.

Yerel seçimlerde MHP’nin başarısız olduğunu savunan Hüseyin Gülerce, “Neden bu partinin lideri değişmiyor?” diye şikâyetlenmiştir.

“İnlerine gireceğiz” diye kendi cemaatini tehdit eden Başbakan’a ağzının payını vereceğine, belki hoşuna gider diye MHP’yi karalamaya yeltenen Gülerce, anlaşılan korku içindedir. Bu korku yüzünden olmalı, derhal ağız değiştirip çark ederek Başbakanın yağcıları zümresine dâhil olmuştur.

Sayın Gülerce’nin kazı koz, hakikati yoz olarak göstermekte başarılı olmadığı ortadadır. Hele bu yaştan sonra iktidar partisine yaltaklık kendisine hiç yakışmamıştır. Kendi ilkelerine ve mensup olduğu cemaate bile sahip çıkamayan ödleklerin, ne gazetecilik mesleğini sürdürmeye ne de MHP hakkında fikir beyan etmeye hakları vardır.

Ayrıca MHP’de bir liderlik problemi olmadığı gibi bu konuda fikir serdetmek Hüseyin Gülerce’nin işi değildir.

Hüseyin Gülerce’nin dahiyane(!) yorumlarından biri de MHP ile CHP’nin el altından ittifak yaptığı ve birinin güçlü olduğu yerlerde diğerinin onu desteklediği yolundaki iddiasıdır. Bu iddianın gerçekle zerre kadar alâkası yoktur. MHP ne resmî ne de gayri resmi ve gizli yollardan hiçbir parti ile ittifak etmemiştir. Ancak seçmenin iradesine de hiçbir siyasi partinin ipotek koyması mümkün değildir. Sandıktan çıkan ve kendiliğinden gelişen temayülleri MHP’nin ittifakı gibi göstermek, en hafif tabirle hamakattır.

MHP’nin yerel seçimlerdeki başarısını görmezden gelerek partimize çamur atan yazar takımına, köşe yazarı Rahmi Turan da katılmıştır. Turan’ın MHP hakkındaki ön yargılı bakış açısı zaten bilinmektedir. Turan, kendi dünya görüşünce desteklediği CHP’nin giderek oylarının erimesinden ve ana muhalefeti fiilen MHP’nin devralmaya başlamasından rahatsızdır.

MHP’nin bazı başarısız il yönetimlerini görevden alacak olmasını eleştiren Rahmi Turan, üzerine vazife olmayan işlere karışmaktadır. Daha önce de MHP kurultayı hakkında yazıp Sayın Devlet Bahçeli’yi seçmemeleri için delegeleri uyardığını yazan Rahmi Turan, haddini bilmeyen yazar tipine manidar bir örnektir.

Partimiz, gerekli gördüğü zaman kendi tüzüğü uyarınca il veya ilçe yönetimlerinin değiştirilmesine karar verebilir. Sanki MHP ile gönül bağı varmış gibi üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokan Rahmi Turan’a, dahiyane(!) yorumlarını kendisine saklamasını ve haddini bilmesini tavsiye ediyoruz.

MHP iktidara gelse bile Rahmi Turan gibiler partimiz aleyhinde yazmaktan vazgeçmeyecekler, mutlaka deşecek bir mesele bulacaklardır. Bunların amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.

Bir zamanlar Emin Çölaşan, “İlla ezan Türkçe okunmalı.” diye tutturmuştu. Pekiyi Çölaşan, ezan Türkçe okunduğu zaman camiye müdavim olacak mıydı? Hayır! Rahmi Turan’ın durumu da budur.

Netice olarak, MHP’li karalamaktan fayda umanların ellerine geçecek bir kâr olmadığı gibi, bunların haksız eleştirilerinin ciddiye alınacak bir tarafı da yoktur. MHP’ye oy veren ve bundan sonra giderek artan oranda oy vereceğine inandığımız vatandaşlarımız da yalanla peynir gemisi yürütenlere itibar etmeyecektir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211