MHP'li Büyükatama'dan AKP'li Çelik'e Cevap!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in katıldığı olay televizyonunda MHP'yi ve Bahçeli'yi hedef alarak sarfettiği sözlerine yönelik cevap verdi.

MHP'li Büyükatama'dan  AKP'li Çelik'e Cevap!
07 Ağustos 2014 Perşembe 01:44

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri  İsmet Büyükataman AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in katıldığı olay televizyonunda MHP'yi ve Bahçeli'yi hedef alarak sarfettiği sözlerine yönelik cevap verdi.

Büyükataman'ın yazılı basın açıklaması şöye:

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Olay televizyonunda katıldığı programda Sayın Genel Başkanımızla ilgili üslupsuz, çirkin ve haddini aşan ifadeler kullanmıştır. Hakaretten, üsluptan bahseden Hüseyin Çelik’e tavsiyemiz, “Bir Başbakan, 2 Erdoğan” videolarını izlemesidir. Eğer partilerinin yasakçı zihniyetinin, mahkeme kararıyla yasaklattıkları bu videolara ulaşamıyorlarsa biz kendisine bu videoları ulaştıralım. Bu videolarda AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtelif tarihlerde yer alan konuşmaları mevcuttur. Bu konuşmalarda adayın üslupsuzluğu ve birbiriyle çelişen ifadeleri yoruma yer vermeden gözler önüne serilmektedir. Gerçi işlerine gelmeyen her şeye “montaj” demek AKP’nin siyasi geleneği olmuştur. Ancak videoda yer alan konuşmalar umuma açık toplantı ve basın açıklamalarıdır.

Atalarımızın “Edebi de edepsizden öğren.” sözü adeta Hüseyin Çelik için söylenmiştir. Türk siyasetinin en çukur ve çirkef karakteri unvanını kimselere bırakmayan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, katıldığı programda her zaman olduğu gibi gerçekleri balçıkla sıvamak için kendilerine yönelik iddialarda laf kalabalığı yaparak ve MHP düşmanlığı üzerinden hedef saptırmaya çalışmıştır.

Hüseyin Çelik, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamalarında hakaret içeren cümleler bulunmadığı hâlde, ısrarla kendilerine hakaret edildiğini iddia ederek buram buram pislik kokan ağzından salyalar akıtmıştır. Utanmadan, arlanmadan Sayın Genel Başkanımızın Türk Dünyasına olan sevgisini tartışma konusu yapan AKP temsilcileri, Genel Başkanımızın Doğu Türkistan’a gidip gitmediğini sorgularken önlerine konulan Urumçi fotoğraflarıyla mosmor kesilmiştir.

Öte yandan kemikten taslarla Müslüman kanı içen AKP’nin, Müslüman kanının savunuculuğunu yapması kadar abes bir iş olamaz. BOP eş başkanının başkanlığında inşâ edilen yeni “Büyük Ortadoğu”da akan kanın sorumlusu, kanı akıtanla birlikte kanın akmasına aracılık edenlerdir. Suriye’de kardeş kavgasına sebep olanların kim olduğunu Türk milleti çok iyi bilmektedir. Irak’ın bir cehenneme dönüşmesi sürecinde AKP’nin oynadığı etkin rol hafızalardan silinmemiştir. Türkmen kardeşlerimizi sahipsiz bırakan, bölgenin canisi Barzani’yi şeref konuğu ilan eden ve onunla gurur duyan AKP, şehit Türkmen kardeşlerimiz için yapılan yardımları engelleyerek mi Müslümanlara sahip çıkacaktır? Bu yönüyle AKP, maktulünün cenazesine giden bir katilden farksızdır.

Bilinmelidir ki MHP’ye ve onun liderine rezilce bir üslupla saldırmayı yiğitlik zannedenlerin küfürle üstünlük sağlamaya çalışanların sonu hüsrandır. Türk milleti, varlığını temsil eden MHP’ye yönelik bütün bu galiz küfürlerin, alçakça saldırıların hesabını sormaktan çekinmeyecektir. Milliyetçi-Ülkücü hareketin temsilcileri zamanı geldiğinde seni tükürükleriyle boğacaktır. Bundan sonra oluşacak her fiili durum ülkücü hareketin meşru müdafaa hakkıdır.

Merhum Arif Nihat Asya, “Cüceler ülkesinde bütün aylar şubattır” der.  Cüce zihniyetlilerin Türk Milleti’ni şubatlara mahkûm etmek istediği günleri yaşıyoruz. Cüce fikirliler ülkemize ve milletimize cüce elbiseleri giydirmeye çalışıyorlar. 3000 yıllık devlet geleneği olan büyük Türk Milleti, küçük parçalara bölünmek ve etnik ayrışmaya AKP iktidarlarıyla sürüklenmektedir

AKP dönemiyle birlikte birçok ilki yaşadık. Bunları dillendirmek hakaretse, bunu Hüseyin Çelik bize değil, yandaşlarına söylemelidir. AKP devr-i iktidarında bir ilahiyat profesörü “hırsızlığı ortaya çıkarmak günahtır” diye fetva verebilmiştir. İslamcı kadın yazar “Başbakanın evindekiler Müslümanların zekâtlarıdır.” diyerek hem helal-haram anlayışını hem zekât tanımını yıkmaktan çekinmemiştir. Destekçileri “Allah’ın vasıflarını toplamış lider, son peygamber, AKP’ye üye olmak Erdoğan'a nikâhla bağlanmaktır, ona dokunmak ibadettir, çıktığı televizyon yere konulmaz.” gibi sözlerle ranta, çalmaya çırpmaya dini bir hüviyet kazandırmaktan çekinmemişlerdir.

AKP’nin adayı “Rüşvet, devletin kasasından çıkan paradır.” diyerek iki bin yıllık sözlükleri çiğnemiştir, Peygamberin hadisini ezmiş geçmiş; cenahından sadece onay sesleri yükselmiştir. Bir hadsiz çıkıp kendilerini âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimizle kıyaslamıştır, tek karşıt ses yükselmemiştir.

Neticede artık AKP iktidarında kimse ahlak kadar yalnız, İslam kadar biçare değildir.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.