MHP'li İşsizlik Kentlere Göçü Artırıyor!
TBMM Genel Kurulu’nda Görüşülen MHP Grubunun vermiş olduğu işsizlik, buna bağlı olarak meydana gelen göç sorunları ve genç işsizliği ile ilgili araştırma önergesi üzerine konuşan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL; işsizliğin birçok sosyal ve ekonomik sorunun yanı sıra büyük kentlere göçü artırdığını ve eğitimli genç nüfustaki işsizliğin önemli boyutlara ulaştığını söyledi. Her dört gençten birinin işsiz olduğunu belirten Günal, bu sorunun çözümü için üniversite-sanayi işbirliğini ve eğitim ile işgücünün planlanmasının gerektiğini söyledi. İşsizliğin çözümü için istihdam odaklı ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışına ihtiyaç olduğunu ve üretim-yatırım seferberliği başlatılması gerektiğini ifade eden Günal, MHP’nin işsizliği çözecek önerileri olduğunu söyledi.

İşsizlik Kentlere Göçü Artırıyor!

İşsizlik ve buna bağlı olarak göç sorunları ve genç işsizliğin nedenlerinin araştırılması için vermiş olduğumuz araştırma komisyonunun kurulması iktidar taassubu içerisinde reddediyorsunuz. Hiç olmazsa konunun ilgilisi olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı MHP olarak söylediklerimizi not alırsa çözüm konusunda belki biraz daha isabetli olur.

İşsizliğin birçok sosyal sonucu var. Özellikle genç işsizlik ve onunla beraber de göç olgusu başlıyor işsizliğin çok olduğu kentlerde. Belli şehirlerden göç hızlandıkça, metropol kentlere doğru göç artıkça oralarda nüfus azalması ve büyük kentlerdeki plansız yapılaşma oluyor. Bir taraftan, biz “O bölgelerde kırsal kalkınma projeleri yapalım, cazibe merkezleri yapalım.” derken, AKP iktidarı hâlâ İstanbul’da “Mega projeler” diyerek yoğunluğu oraya doğru kaydırmaya çalışıyor. Nüfus artışıyla beraber işsizlik artışı birleşince, göçlerde de ciddi anlamda büyük şehirlerde artış ve yığılma baş gösteriyor. Seçim bölgem Antalya’da da bu önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor. Komisyon kurulmasa bile söylediklerimizi dinlerseniz, çözüm önerilerinden bir ikisini belki hayata geçirme şansımız olur. Sanal gündemlerden uzaklaşıp yapısal önlemleri almaya yoğunlaşmamız gerekiyor. 10.Kalkınma Planı görüşülürken de işsizlikle ilgili konulara, istihdam dostu olmayan üretim yapısına, büyüme yapısına değindik.

Her Dört Gençten Biri İşsiz! Sosyal Sorunlar Artıyor!

Mart ayındaki işsizlik rakamı hâlâ % 10,1, yani bir arpa boyu yol kat edemiyoruz. Bunun içerisine iş bulmaktan ümidini kesenleri, iş aramayanları eklediğimiz zaman 2 misline çıkıyor. Yani TÜİK’in istatistiklerine göre her 4 gencimizden biri işsiz. Gerçek işsiz sayısı 3 milyondan 5,5 milyona çıkıyor. Bunun çözülmesi gerekiyor bir şekilde. Bir taraftan toplumsal olaylarda gençlerin davranışlarını tartışıyoruz ama neden oraya itildikleri, neden işsiz kaldıkları, neden sosyal olaylarda bu tür davranışlar sergilediklerini maalesef irdelemiyoruz. Geleceğe nasıl umutla bakacaklar? Lider Türkiye inşasında acaba onlardan nasıl faydalanacağız? Çünkü kendilerine hayırları yok, gelecekle ilgili kaygıları var.
Zaten kültürel yozlaşmanın etkileri var, bunun içerisine ekonomik zorluklar da girince boşanmalar artıyor; diğer birtakım sosyal suç olaylarında artış oluyor. Bunları çözmemiz lazım, bunlar siyaset üstü şeyler. Ama çözümünde eğer kafamızı kuma gömersek, sorunun nedenine inmezsek maalesef bunu yapamayız. Yani çözüme odaklanmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi takdirde böyle bir şeyi yapma şansımız yok.

Üniversitelerle ilgili sorunu önceki hafta yine tartışmalarımızda söyledik. Bakın, eğer bir eğitim planlaması yapmaz isek, eğitimle iş gücünü, sanayiyle üniversiteyi bir araya getiremezsek bunu çözemeyiz diye defalarca söylüyoruz ama maalesef bir önlem alınmıyor.

İşsizliğin Çözümü İstihdam Odaklı Üretime Dayalı Ekonomi Programıdır!

En önemli şey dışarıya bağımlılığı azaltmakken, kalkınma planında da koyduğumuz, bütçelerdede görüşürken, yıllık programlarda koyduğunuz hedefler olmasına rağmen ithalata bağımlılığımız devam ediyor ve üretim ekonomisine geçemiyoruz. Ekonomimiz tüketime dayalı, ithalata dayalı hâle gelmiş. Bu şekliyle işsizliği azaltma şansımız yok! Eğer dışarıdaki ekonomik gelişmeler iyi olur, borca dayalı, sıcak paraya dayalı ekonomiyi çevirebilirsek sanki sorun yokmuş gibi görünür bir süre ama bir olay patlayınca bu sefer “Yok faiz lobisi mi yaptı, onlar mı yaptı, frenciler mi frene basıyor, gazcılar gaza niye basmıyor?” diye tartışmaya başlıyoruz. Oysa işin esası, eğer bu üretim ekonomisini tesis edemezsek, ithalat dayalı tüketim ekonomisi, borca dayalı ekonomiyle devam edersek maalesef bunun sonu hüsrandır.

Şu anda kur riskini özel sektöre yıktık, 2 liraya dayanan bir kur var. 100 milyarı kısa vadelş özel sektör bu yıl içerisinde, bir yıldan daha kısa sürede bunu nasıl çevirecek? Çevirdiği zaman bunun zararını nasıl kapatacak? Yarın iflaslarla karşılaşırsak bu sefer istihdam imkânlarımız daha da daralmayacak mı? Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak beyannamelerimizde, parti programımızda, yaptığımız tartışmalarda da her zaman çözümden yana olduğumuzu söyledi. Ekonomi yönetiminin temelinde kalıcı olması için mutlaka “İstihdam odaklı bir sürdürülebilir büyüme” ve tam istihdamı esas alan bir ekonomi programı uygulanmalıdır. Yoksa maalesef, vatandaşın refahına yansımıyor. Girişimci odaklı, istihdam edilebilirlik düzeyinin yükseldiği bir yapı oluşturmamız gerekiyor. Bütün üretim faktörlerini de etkin bir şekilde, verimli bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Kısacası, rant ekonomisinden, şehir rantlarından, ketsel rantlardan, tüketim ekonomisi ve AVM ekonomisinden üretim, yatırım, ihracata dayalı bir ekonomik yapıya geçmemiz gerekiyor. Diyoruz ki ekonomik ve sosyal konularda gelin bir komisyon kuralım ama AKP Hükümeti Kalkınma Planını bile herkesten kaçırarak geçiyor. Önümüzdeki beş yılı alelacele bir kağıt üzerinde kalan planla yapmış olduk.

MHP’nin İşsizliğe Çözüm Önerileri!

Peki ne yapmamız lazım? Bir şekilde bu üniversite-sanayi işbirliğini, iş hayatı ile üniversiteleri, yani önümüzdeki genç işsizleri artırmayacak şekilde bölümlerin planlamasını, gelecekteki öncelikli sektörlere ilişkin ne kadar üniversite mezunu lazım olduğunu, yüksek öğrenimle ilgili planlamayı da yapmalıyız yoksa önümüzdeki yıllarda da aynı şeyleri konuşuyor olacağız.

“Üniversiteliler” diyoruz, ziraat yüksek mühendislerimiz işsiz, ziraat mühendisleri işsiz, teknikerler işsiz, kendilerinin sorununu dile getirmiş olmamızdan dolayı bir sürü tebrik mesajı attılar ama netice itibarıyla henüz bir şey yansımadı. Yeni, atanamayan öğretmenlerle ilgili sıkıntımız devam ediyor. Bunların hepsi genç, dinamik, aslında “fırsat penceresi” dediğimiz Türkiye’nin avantajına olabilecek bir şey ama biz doğru planlama yapmadığımız için ve gündelik politikalarla günü kurtarmaya çalıştığımız için bu sorunumuz devam ediyor.

Bu çerçevede, bu konularda gereken önlemlerin alınması, sorunların tespiti zaten var ama ayrıntılı bir şekilde önlem alınabilmesi için bir komisyon kurulmasını öneriyoruz.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211