MHP'nin çözüm süreciyle ilgili suç duyurusuna takipsizlik
 MHP ve 10 ayrı şikâyetçinin, çözüm sürecinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile bazı BDP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında yaptığı suç duyuruları hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. Savcılık, BDP milletvekillerinin terör propagandası yapmak suçunu işleme kastları bulunmadığına da dikkat çekerken, süreç boyunca kanın durduğuna vurgu yaptı. Savcı Murat Esen, takipsizlik kararında şu detaylara dikkat çekti;

YETERLİ DELİL BULUNMADI

Genelkurmay ile yapılan yazışmalarda, terör örgütü mensuplarının ülke dışına çıktıklarına dair görüntü kaydı tespit edilemediği belirtilmiştir. Son zamanlarda basında çıkan haberlerde örgüt mensuplarının çekilmediği, Türkiye'yi terk etmediği belirtildiğinden, gelinen süreçte örgüt elemanlarının ülke dışına çekilmediği, bu nedenleterör örgütü mensuplarının çekilmesine göz yumma eyleminin gerçekleştiğine dair yeterli delil ve emare bulunamamıştır.

TERÖRÜ BİTİRMEK İÇİN ÇALIŞTI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve adı geçen bakanların, teröre bitirmek için faaliyet yürüttükleri, isnat edilen suç unsurlarının oluşmadığı, suçların işlendiğine dair yeterli delil ve emare bulunmadığı anlaşılmıştır. Şikâyet edilen milletvekilleri, Ahmet Türk, Sırrı Süreyya Önder, Ayla Akat, Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Altan Tan hakkında, TBMM kürsüsünde, basında, sokakta ve mitinglerde yaptıkları konuşmalarda, terör suçlarını veterör örgütünü alenen övdükleri, cezaevinde bulunan örgüt elemanlarıyla görüştükleri, örgütün faaliyetlerine alenen iştirak ettikleri, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettikleri iddia edilmiştir.

AKAN KAN DURDU

Milletvekillerinin TBMM'de yaptıkları konuşmaları ile bu konuşmaları dışarıda tekrar etmelerinin yasama dokunulmazlığı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu kişilerin cebir, şiddet veya tehdit içeren sözlerinin veya eylemlerinin neler olduğu, varsa ne zaman nerede nasıl yapıldığı, şuç teşkil eden konuşmaların dilekçede yer almadığı; bu nedenle adı geçen milletvekilleri hakkında isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiklerine dair, yeterli delil ve emare bulunmadığı gibi, isnat edilen suçların unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Milletvekillerinin şikâyete konu olan cezaevi ziyaretlerinin ise terörün bitirilmesi için yaptıkları, açılım süreci boyunca ölüm ve yaralanma olayları ile akan kanın durduğu, milletvekillerinin ülkenin bölünmesine yardım veterör propagandası yapmak gibi suçları işleme kasıtlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.

"ÜLKEMİZİ TERK ETMEDİLER"

Genelkurmay Başkanlığı'nın, soruşturma savcılığına gönderdiği yazışmalara dikkat çekilen kararda, "Teröristlerin çekilmelerine, gözyumma eyleminin gerçekleştiğine dair yeterli delil ve emare bulunamamıştır" denildi. Kararda şu değerlendirme yapıldı: "Şikayet edilenler, demokratik açılım sürecinde görev yapanlar, açılım nedeniyle yaptıkları çalışmalar, açılıma karşı olanlar tarafından suç olarak değerlendirilmiştir. Şikâyet edilenler, açılım süreci boyunca terörün bitmesi için çalışmışlar ve ülkenin bölünmesine yardım gibi suçları işleme kasıtlarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır."


haberalp




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211