PKK'ya Esir Oldular...
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Bekir Bozdağ'ın MHP'yi hedef alan açıklamalarına karşı basın açıklaması yaptı.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Antalya'da MHP'yi eleştiren sözlerine tepki göstererek; "Aldığı nefes ülkeye zarar olan müfteri Bozdağ şunu bilmelidir ki biz hiçbir parti ile ortak belediye başkan adayı göstermedik, bunu bilmesine rağmen iftira ve yalancılık siyasi geleneklerinde olduğundan partimize iftira atmaktadır."dedi.

Büyükataman'ın açıklaması şöyle:

MÜFTERİ BOZDAĞ ŞUNU BİLMELİDİR Kİ...


Adaletsizliğin, asayişsizliğin hüküm sürdüğü; adaletin, huzurun rafa kaldırıldığı ülkemizde işsiz güçsüz kalan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Antalya’da yaptığı konuşmada partimizi eleştirmiş, partimizin CHP ile ortak belediye başkan adayı çıkardığını iddia etmiş, partimizin bu parti ile birleşmesi gerektiğini, boşuna mekân ve para israfı yapılmaması gerektiğini söylemiştir.

Aldığı nefes ülkeye zarar olan müfteri Bozdağ şunu bilmelidir ki biz hiçbir parti ile ortak belediye başkan adayı göstermedik, bunu bilmesine rağmen iftira ve yalancılık siyasi geleneklerinde olduğundan partimize iftira atmaktadır. Öte yandan Bozdağ önce bölücübaşı Apo’yu eş başkan yaptıkları kendi partisinin PKK ile iş tutma sürecine bakmalıdır. “PKK ile birleşsinler.” demiyorum, zaten bir elmanın iki yarısı gibiler. Bizim parti masraflarımızı, levhamızı düşüneceğine devletin ve milletin bütçesinden eş başkanları Apo’ya harcadıkları paraların hesabını yarın Yüce Divan’a çıktığında nasıl verecektir, onu düşünmelidir.

BOZDAĞ; BİLİNCİNİ PKK'YA TESLİM ETMİŞTİR

Türk milletinin, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenerek “ihanet süreci”ne, PKK’ya teslim olmaya, ayrışmaya, millet seviyesinden etnisitelere ayrılarak parçalanmaya karşı gösterdiği dik duruş, AKP’nin bozuk zihniyeti tarafından eleştirilmeye devam edilmektedir ve edilecektir.

Anlaşılan odur ki AKP ve Bozdağ bilincini İmralı canisine rehin bırakmış, ufkunu terör örgütü PKK’ya esir etmiştir.

Sayın Bozdağ hâlâ “Analar ağlamasın.” edebiyatı yapmaktadır. Milliyetçi Hareket ise “Analarımızı ağlatanın anasını ağlatmadıkça bu memleket düzelmez.” anlayışına sahiptir. Aynı hikâye tekrar etmekte, AKP dün sıfır sorun gibi süslü başlıklarla milletimizi kandırıp geleceğimizi kana bularken bugün de“Analar ağlamasın.” diye konuşarak gelecekteki Türk annelerinin gözyaşlarına kaynak sağlamaktadır.

Biz “Terör tamamıyla bitsin.” derken, AKP “Seçimlerden sonraya ertelensin.” demektedir. Biz,“Terörle mücadele edelim.” derken, AKP müzakereye devam etmektedir. Bu süreçte terör örgütüne güç moral ve yeni insan kazandırılmaktadır. Bu “Kan dursun.” demek değil, bilakis yarınları kana bulamaktır.

MHP’nin itirazı bu noktada anlam kazanmaktadır. MHP, AKP gibi günlük siyaset ve rantların temsilcisi olmadığı için kendini Türk milletinin yarınlarından sorumlu hissetmekte, yarınlarımız adına konuşmaktadır.

Bugün basit demogojiler ve en önemlisi hukuku çiğnemek pahasına terör örgütüne göz kulak olanlar aslında yarınki büyük terör saldırılarının destekçileri, sponsorlarıdır.

Bu hükümet bu gidişle askerlik şubelerine birer tane de terörist koyacak, alenen terör örgütüne üye yazar hâle gelecektir.

“Çözüm süreciyle şehitlerimizin ruhu incinmez.” diyen Bozdağ bilmelidir ki; bu alçak süreç ve devlete meydan okumalar aziz şehitlerimizin kemiklerini sızlatmakla kalmamış; Türkiye’nin millî, manevi ve tarihî haklarına çok açık, çok net, çok kirli bir saldırı hâline dönüşmüştür. Bozdağ ve partisi bu süreçte tüm kutsallarımızı ayaklar altına serdiği için büyük Türk milletiyle aynı hassasiyetleri göstermelerini beklemek, domuzdan süt sağmaya çalışmaya benzeyecektir.

BDP’li milletvekilleri AKP’nin başlattığı süreci kastederek “Gerillalar boşa ölmedi.” demektedirler. AKP kadroları ve bir hata sonucu AKP’ye oy veren vatandaşlarımız artık görmelidir ki; bu söz şehitlerimizin boşa öldüğü anlamına gelmektedir. Şehitlerimizin ruhu incinmekle kalmayıp kemikleri sızlamaktadır. Kendilerine tavsiyemiz şehit analarına bir uğramalarıdır.

YANGINI GÖĞSÜMÜZDE SÖNDÜRECEĞİZ

Türkiye’nin bölünmesi, Türk milletinin ayrışması için tüm senaryolar sahnelenirken Milliyetçi Hareket bunlara seyirci kalacak değildir. Bölgemiz cayır cayır yanarken bu yangının ülkemize sıçramadığını iddia etmek sadece gafletle açıklanamaz. Bu yaklaşım en hafif tabirle ihanettir.

Memleketi ateşe atan bu Nemrutlara karşı sadece karınca gibi su taşımayacağız, gerekirse bu yangını göğsümüzde söndüreceğiz.

Kim ne derse desin, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın, bu ateş sönmeyecek, bu dava ölmeyecek, Ülkücüler yolundan dönmeyecektir.

Bozdağ’ın konuşmasını neresinden tutarsanız tutarsızlıklarla doludur. Bozdağ konuşmasında pembe tablolar çizmektedir. Ancak açıklanan resmî işsizlik oranının çift haneye tutunarak %10,1’e çıkması, gerçekte ise %20’ye yaklaşması konusunda tek bir söz söylememektedir.

Her dört gencimizden birisinin işsiz kalması dış güçlerin oyunu olarak görülmüyorsa veya devlet içine yuvalanmış gayrimeşru yapılanmaların provokasyonu şeklinde yorumlanmıyorsa kimsenin ağzına alacağı da yoktur.

İş aramayıp çalışmaya hazır olanlarla birlikte 5,5 milyonu aşan işsiz, 30 milyon sınırını zorlayan yoksul Türkiye’nin ekonomik felaketinin tek kelimeyle özetidir.

Diğer taraftan AKP zihniyeti; yıllarca başörtüsü hassasiyetinden geçinmiş, İmam Hatip Liselerinden nemalanmaya çalışmıştır. Hâlen de bu siyasetine utanmadan devam etmektedir. Dini siyasetine alet edenlere artık bu milletin dur deme vakti gelmiştir.

Meclis'te Eski MHP Milletvekili hanımefendi sadece TBMM Genel Kurulu'nda başörtüsünü çıkarmıştı. Bekir Bozdağ utanmadan bunu siyasete alet etmeye çalışmaktadır.

AKP’li bir kadın Milletvekili 22 Temmuz 2007 seçimlerinde AKP'den milletvekili seçilmiştir. Milletvekili seçilmeden önce başörtülü olan ve seçim propagandasını bu şekilde yapan hanımefendi seçimlerden hemen sonra sadece Genel Kurulda da değil tamamen başını açmıştır. Biz bir ilke gereği bugüne kadar bunu hiç dillendirmedik. Ancak “Dönüp kendinize bakın.” demek adına bunu hatırlatmak zorunda bıraktığı için Bozdağ’ı da kınıyoruz.

Bekir Bozdağ’ın AKP geldiğinde milletvekili lojmanları satıldı, diye övündüğü satıştan 365 milyon gelir elde edildi. Erdoğan için yapılan ve Bozdağ’ın “Hepimizin gurur duyması lazım.” dediği Firavun sarayı misali yapının millete maliyeti ise yapılacak ek masraflar hariç 1 milyar 370 milyon TL. Yani Bekir Bozdağ halk arasında söylenen tabirle “Ya sayı saymayı bilmiyor ya da dayak yememiş.”

Ancak Türk milleti müsterih olsun. 2015 seçimlerinde biz bu haramzadelere sayı saymayı öğreteceğimiz gibi kendilerini mahrum bıraktıkları adalet kavramıyla da tanıştıracağız. Gerek Bozdağ ve gerekse ağababası teröristi tepemize çıkartmanın da, geri bıraktırılmışlığın da hesabını tek tek soracağız. 2 koyun gütme kabiliyetine sahip olmayanları kendisine sadık diye ülke yönetimine getiren ağababaları bakalım o gün hangi adalete sığınacak?



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211