Şefkat Çetin, Artık Kucaklaşma Zamanı

MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, 10. Kurultayı, iç ve dış politikadaki gelişmeleri ORTADOĞU gazetesine değerlendirdi.

''ÜLKÜCÜ iseniz, Ülkücü hareketten başka hiçbir iradenin, güç odağının hesabına çalışmıyorsanız, sadece MHP daha iyi olsun diye bir yarışa girdiyseniz, isteyerek veya istemeyerek kırıp döktüyseniz bile yarış bittiğine göre artık kucaklaşma zamanıdır. Art niyetiniz yoksa Ülkücüler'in kucaklaşmasına engel olmayın. Çünkü biz samimi olan herkesi kucaklamak üzere yola çıktık. ''

''TÜRKİYE'nin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği politikasından tavizsiz tek liderin Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli olduğu ve MHP'nin milli bir merkez misyonunu tek başına yürüttüğü gerçeği gün gibi ortada durmakta iken, vakit durma ve eğlenme vakti değildir. Hareketin liderinin verdiği mesajların Türk milletine sağlıklı bir şekilde ulaştırılmasında teşkilatlarımıza önemli görevler düşmektedir.''

''AKP iktidarının Osmanlı'nın Lale devrinden hiçbir farkı yoktur. Sokaktaki gayrimemnun vatandaşın sayısının göründüğünden çok daha fazla olduğunu anlamak için ekonominin bu fotoğrafı yeterlidir. Bir tarafta saltanat hevesiyle ve padişah havasıyla dolaşan bir başbakan ve taifesi, öteki tarafta her geçen gün daha da kötü ekonomik şartlara mahkûm edilen kitleler Türkiye'nin en acı tablosudur.''

Milliyetçi Hareket Partisi Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, ORTADOĞU'ya çok önemli açıklamalar yaptı. Milliyetçi Hareket Partisi 4 Kasım'da 10. Olağan Kurultayını yaparak, önümüzdeki üç yılın yönetici kadrolarını seçti. Teşkilatçı kimliğinin yanı sıra ülke meseleleriyle ilgili Ülkücü duruşun sembol isimlerinden Çetin'e MHP Kurultayını, iç ve dış politikadaki gelişmeleri sorduk.

İşte sorular işte cevaplar:

- MHP'nin yeni Teşkilat Başkanı olarak bizi kabul ettiğiniz ve ilk görüşmenizi gazetemizle yaptığınız için teşekkür ediyor, Kurultayın ve görevinizin hayırlı olmasını diliyoruz. Geride bıraktığımız MHP Kurultayını değerlendirir misiniz?

Şefkat Çetin

Milliyetçi Hareket Partisi 10. Olağan Kurultayı, camiamıza yakışır bir vakar ve olgunluk içerisinde gerçekleşti. Bu kutlu davaya gönül vermiş, ilinde ve ilçesinde yıllar boyu Hareket'e hizmet etmiş partililerimizin, Ülküdaşlarımızın ortak aklı 4 Kasım'daki MHP Kurultayına damgasını vurdu. Türkiyemizin yaşadığı sıkıntılara çözüm öneren, bugüne ve geleceğe şekil verme iddiasında olan, milliyetçi ve Ülkücü duruşun sergilendiği bir platform olarak Kurultayımız bilhassa önem taşıyordu. Büyük Türk milletinin cefakâr evlatları Ülkücülerin, bozkurtların Anadolu'nun her karışından getirdikleri iradelerini mecz ettikleri MHP Kurultayı, sadece Türkiye'deki güç merkezleri için değil, dünya ölçeğinde hesaplar yapan küresel güçler için de çok açık ve net mesajlar taşımaktaydı. Ülküdaşlarımız emin olsunlar ki, vatan ve millet yolunda bir araya gelebilmeleri dahi başlı başına bir mesajdı. Verdiğimiz bu mesaj okyanusun ötesinden de berisinden de okunacak kadar netti. Milliyetçi Ülkücü Hareket, sadece Parti içinde bir hizmet yarışı için Kurultay yapmamıştır. Aynı zamanda "Biz Türkiyeyiz, biz var olduğumuz müddetçe Büyük Türk milleti de var olacaktır" denmiştir.

MHP KURULTAYI TÜRKİYE'YE VE DÜNYAYA VERİLEN BİR MESAJDIR

- Dışarıya dönük heyecan veren bu görüntünün yanısıra Ülkücü Hareket açısından Kurultay nasıl okunmalıdır?

Şefkat Çetin

Kurultay, camiamızda yeni bir uyanış ve diriliş heyecanının yaşandığını gözler önüne sermiştir. 10 yıllık AKP hükümetinin ülkeyi felakete sürüklediğinde hemfikir olan Ülkücüler, gidişata son vermek için tek çarenin MHP iktidarının bir an önce sağlanmasından geçtiğinde birleştiler. Yurdun dört bir tarafında vatan için çarpan sayısız Ülkücü yüreğin birlikteliğinden doğan sinerjiyle Ülkücüler kendilerine olan inançlarını tazelediler. Kurulduğu ilk günden bu yana dünyada eşi benzeri olmayacak fedakârlıklara sahne olmuş bu davanın yiğit mensuplarının inanmışlıklarını ve heyecanlarını birbirlerinin gözlerinde görebildikleri bir Kurultay yaşanmıştır.

Ülkücülerin birbiriyle sarılmasının, kucaklaşmasının anlamı çok büyüktür. Başardık, başaracağız diye bitirilen yeminlerimizin her tekrarında Ülkücü Hareket'in neler yapabileceğini, karşımızda hiçbir seddin dayanamayacağını Kurultayımız vesilesiyle gönüllerde hissetmek hepimize güç vermiştir. Hepsinden önemlisi, Ülkücü Hareket'in varlık sebebi olan iddialarını devam ettirdiğinin gösterilmesidir. Asıl amacın ne ticaret, ne de tek başına siyaset olmadığı, Türkiye'ye ve dünyaya Türkçe bakışın peşinde koşulduğu gerçeği ortaya çıkmıştır.

YARIŞ BİTTİ, ŞİMDİ ÜLKÜCÜLERİN KUCAKLAŞMA ZAMANI

- Kurultayın çok adaylı olmasının Ülkücülerin birliği açısından herhangi bir sakınca taşıdığını düşünüyor musunuz?

Şefkat Çetin

Çok adaylı Kurultay'ın MHP'deki birlik ve beraberliğe katkısı olacaktır. Türkiye'nin en köklü siyasi organizasyonlarından birisi olan MHP'nin bir o kadar geniş kadrolarının harekete geçmesi ve hizmete talip olmak için bir yarışın yaşanmasından daha doğal ve tabii ki güzel olan ne olabilir. Teşkilatlarımızın her seviyesinde kadrolarımızın bu denli talepkar oluşundan, milletimizin MHP'ye olan ilgisinin arttığı sonucu da çıkmaktadır. Türkiye'de bu kadar hakiki ve canlı bir örneğinin daha bulunmadığı bu demokratik süreç ilçe ve illerimizin ardından Büyük Kurultayımıza kadar her aşamada tabanın fikirlerinin bir değer olarak Partinin en tepesine kadar taşınmasını sağlamıştır. Kurultayların amaçları da zaten bu değil midir?

Asıl olan ortak aklı yakalayabilmek, en doğru olanın, en fazla desteklenenin etrafında kenetlenmektir. Bunun için de elbette ki farklı bakışlara, farklı isimlere kendilerini ifade imkânı tanınmış, her türlü demokratik hakkın sonuna kadar kullanılması bizzat Sayın Genel Başkanımız tarafından teminat altına alınmıştır. Daha önce de açıkladığımız üzere, Ülkücü Hareketin genel kabullerini ve fikriyatını benimseyen, Ülkücülüğü lekeleyecek herhangi bir şaibesi olmayan, Ülkücü ahlak ve terbiyedeki herkesin MHP'deki demokratik yarışlara katılma hakkı vardır.

Ülkücülüğün bir seviye ve ahlak meselesi olduğuna işaret eden ve hele de liderliğin olmazsa olmazı sayılan bu kriterleri hiçe sayarak, şahsi hesaplar ve hırslarla hareket etmenin de değişik bir onur anlayışı olduğu açıktır. Söylediğimiz gibi, her türlü fikrin ve arkadaşımızın yeterli gayreti göstererek bu sürece dâhil olması için fırsat verilmiş ve nihayetinde ilçe ve il kongrelerinin ardından büyük Kurultayımızla Ülkücülerin iradeleri sandığa yansımıştır. Kurultayımız daha fazla insanımızın hizmete talip olarak seferber olmasına vesile olmuştur.

Burada önemli olan, yarış bittikten sonra farklı düşünenlerin Ülkücü iradenin tecelli ettiği Kurultayımızın kararlarına biat etmeleridir. Ne zamana kadar, ta ki bir sonraki Kurultay süreci başlayıncaya değin ortak iradenin işaret ettiği seçilmişe tabi olunmalıdır. Birlik ve beraberlik Kurultayda aday olmakla, hizmet için yarışmakla bozulmaz. Adil bir ortamda yürütülen yarış bittiği halde, hani o savaşın sona erdiğinden habersiz adadaki Japon askerleri gibi savaş peşinde koşulduğunda birlik ve beraberlik mümkün olmaz.

Ülkücü iseniz, Ülkücü hareketten başka hiçbir iradenin, güç odağının hesabına çalışmıyorsanız, sadece MHP daha iyi olsun diye bir yarışa girdiyseniz, isteyerek veya istemeyerek kırıp döktüyseniz bile yarış bittiğine göre artık kucaklaşma zamanıdır. Art niyetiniz yoksa Ülkücülerin kucaklaşmasına engel olmayın. Çünkü biz samimi olan herkesi kucaklamak üzere yola çıktık. Bütün Ülkücülere sarılmak, bir olarak, birlik olarak, elbirliğiyle bu davayı iktidara taşımaktan başka bir amacımız yoktur. MHP Kurultayı çok adaylıydı ama sonrasında ortaya çıkan iradenin asıl olduğu unutulmamalıdır. Hiç kimsenin "Kurultay'da ben bu kadar oy aldım, demek ki ayrı bir siyaset izleyebilirim" deme lüksü yoktur.

Hiçbir Ülkücü delege, sandıkta verdiği oyun MHP'yi bölmek için kullanılmasına müsaade etmez. Sandıklar açıldığında ortaya çıkan iradenin ardında artık bütün MHP üst kurul delegelerinin, teşkilat yöneticilerinin, üyelerimizin ve camiamızın imzası var demektir. Bu yüzden, Ülkücü irade tarafından emanetin teslim edildiği kadroların vazifesi tek bir Ülkücüyü dahi kaybetmemeye yönelik olacaktır. Ülkücüyüm, milliyetçiyim diyen herkes kucaklanacak, birlik ve beraberlik ruhuyla ülkemizin sorunlarına el atılacaktır.

KENDİ EVİNİN CAMINI TAŞLAYANLAR KİME HİZMET EDİYOR?

- Kurultay sonrasında bu birlik ve beraberliği zedeleyecek girişimlere nasıl bakıyorsunuz?

Şefkat Çetin

Şu gerçeğin altını evvela çizelim. Türkiye'ye ve dünyaya nizam vermek için kurulmuş, İlay-ı Kelimetullah davası için saf tutmuş Ülkücü Hareket'in, gündelik siyasetin çarklarında bocalamasını bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Ülkücü Hareketi 12 Eylüller durduramamış, Sovyetler direncimiz karşısında parçalanmışken, biz zafer davulları çalarak yeni kızıl elmalara koşacağımıza, partimizi iktidara taşıyıp milliyetçi Türkiye'yi kuracağımıza, nasıl olur da kendi içimize kapanır, enerjimizi boşa tüketiriz. Son yıllarda Ülkücülerin Türkiye'de ve dünyada olup bitenlerle ilgilenmemesi için olağanüstü bir program tatbik ediliyor.

Nasıl ki Türkiye'nin başına bir terör belası sarmışlar, ülkemizin ekonomisinden dış politikasına her alanda bu bataklıkta kaynaklarımızın tüketilmesine uygun ortamı sağlamışlarsa, Ülkücü harekette de içe dönük manüplasyonlarla bir güvensizlik, sevgisizlik ortamı yaratmak için olağanüstü çaba sarf ediliyor. Birileri memleketi parsel parsel satıyor, Türk adını adım adım her yerden siliyor, evlatlarımıza bırakacak bir vatan bırakmamak için zehir saçıyorlar hayat damarlarımıza. Ancak gelin görün ki ihaneti durduracak yegâne panzehir olan Ülkücü Hareket'in ellerini kollarını bağlamaya çabalıyorlar. Ülkücülere birbirleri hedef gösteriliyor, enerjilerini kardeş kavgasında tüketmeleri için binbir türlü düzenek kuruluyor.

Dün birbirlerine canlarını ve namuslarını emanet eden Ülkücüler, rahmetli Başbuğun Bizans'tan geçme bir hastalık olarak tarif ettiği gevşeklik ve fitneye esir olmamak için savaşmaktan bitap düşüyorlar. Kurultay yapılıyor, Ülkücü irade tecelli ediyor, artık susmak ve çalışmak lazımken, enerjimizi memleketi mahveden AKP'yi yerinden indirerek iktidar olmak için kullanmak gerekirken, fitneci boş durmuyor ve diyor ki;"Falanlar varken olmaz, ancak gelecek seçimde oy vermez ve partinin oyunu düşürürsek teslim alırız MHP'yi".

O halde bu Kurultay ne için yapıldı? Sizlerin Ülkücü iradeye saygınız da yok. Partinin yükselmesi, başarıya ulaşması gibi bir kaygıda taşımıyorsunuz belli ki. Kurultayın birlik ve beraberliği tesis etmesi ve kenetlenmenin doğal olarak sağlanması gerekirken, birlik beraberliği engellemeye yönelik çalışmalar yürüten, söz ve davranışlarda bulunanlar neyin kavgasını veriyorsunuz? Bir görevi mi ifa ediyorsunuz? Kongre ise, Ülkücünün demokratik hakkını kullanması ise, MHP Kurultayında demokrasinin en güzel örneği sergilendi. 5 Kasım sabahı hala kendi evinin camını taşlamaya çalışanların bu davranışlarının izahını Ülkücü camia mutlaka yapıyordur. Camiamız bünyesinde sevgiyle bir kucaklaşmanın önüne setler çeken, nefsinin esiri olmuş arkadaşların bir vicdan muhasebesi yaparak, kazanılacak başarıya katkı sağlamalarını beklemek Ülkücülerin hakkıdır. Aksi halde, Hareketin sandıktaki başarısını gölgeleyecek söz ve davranışlara Ülkücülerin tahammülü kalmamıştır. Ülkücüyüm diyen herkesin taşın altına elini sokmasının zamanıdır.

MİLLİ DURUŞ SERGİLEYEBİLEN YEGÂNE SİYASİ ORGANİZASYON MHP'DİR

- Türkiye'nin iç ve dış politikasındaki son derece önemli olayların arifesinde yapılan bu MHP Kurultayını anlamlı buluyor musunuz?

Şefkat Çetin

Milliyetçi Hareket Partisi'nin başarısının ülkenin kaderiyle eşdeğer olduğu bir süreç yaşıyoruz. Gerçekten de Türkiye önümüzdeki birkaç yıl içerisinde devasa sorunların kesiştiği kavşaklardan geçmek zorunda kalacak. Ve emin olun ki, Türkiye'de milli duruş sergileyebilen yegâne siyasi organizasyon MHP'dir. Bu yüzden milliyetçi Ülkücü kadroları çok zorlu bir süreç, büyük uğraşlar beklemektedir.

MHP'deki Kurultay sürecini önemli kılan, diğer seçimlerde hiç olmadığı kadar farkındalık yaratan da sergileyegeldiğimiz ve bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğimiz milli duruşla ilgilidir. Particiliğin bakkal dükkânı işletmek olmadığı, dünya ve Türkiye yıkılıp yeniden kurulurken al gülüm ver gülüm işlerle meşguliyetin MHP'de yapılamayacağı iradesinin Kurultay'da bir kere daha beyan edilmesiyle camiamızın milli meselelerdeki duruşuna yönelik herhangi bir belirsizliğe yer kalmamıştır. Ülkücü Hareket, tarihten aldığı misyonunu ifa etmeye devam ederek, büyük Türk milletinin varlığının ve bekasının müdafiliğini ebediyen yapacak kararlılığın altına imzasını bir kere daha atmıştır. Kurultayımızın asıl önemli mesajı işte burada saklıdır.

Türkiye'nin milli ve üniter yapısının son tahlilde teminatı Milliyetçi Ülkücü Hareket'tir. MHP'nin kadroları da bu misyonun bilincinde ve sorumluluğunu taşıyacak güçtedir. Bu manada Kurultayımız mücadelemiz için tabanımızdan güç almamıza imkân sağlamıştır.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211