Türkeş,

CHP ve AK Parti kongrelerini düşünürsek MHP sessiz-sedasız bir kurultay süreci yaşıyor.
Pazar günkü kurultayda genel başkan ve parti yönetimi seçimi gerçekleştirilecek. Üstelik çok sayıda aday var. Bunların başında, Trabzon milletvekili Koray Aydın geliyor. MHP’nin kurultaya hangi tabloyla gittiğini, Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’le konuştuk.BatmanŞırnakBitlis ve Mardin il başkanları Türkeş’in odasının kapısındaydı. “BDP’nin hayatı durdurma çağrısına karşılık sadece bizim binalarımız açık” diyorlardı. “Biz dördümüz bile Kürtçeanlaşamıyoruz. Tek bir Kürtçe yok ki” diye anadil talebine tepki gösteriyorlardı. Türkeş’e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

‘CHP’deki oyunlar gibi’
Bahçeli’nin karşısına çıkan adaylar neye güveniyor?  
Dışarıdan müdahaleler var. Şayet sadece MHP’nin kendi iç dinamikleriyle bir yarış ortaya çıksa bunu farklı değerlendiririz. ‘Şunlar bunu destekliyor’ veya ‘Şu grup bunun aday olmasını arzu ediyor.’ O grup kim diye baktığımızda bugüne kadar MHP’yi desteklememiş. Peki MHP’yi desteklememiş bir grubun bir aday öngörmesinin mantığı nedir? Bunlar ilginç.
Kaset olayından bu yana süreç devam mı ediyor?
Türkiye’de genelde bu tip oyunlar oynanıyor. CHP’de yaşandı. Bir oyun neticesinde Genel Başkan değişti. Bugün de MHP’de, genel seçim arefesinde bir oyunlar silsilesi sergileniyor. Oradaki maksat neydi (kaset olayı) ve ne derece başarıya ulaştı ya da ulaşmadı? Onun ikinci bir aşaması bu kongrede mi sahnelenecek? Bunları düşünmek lazım. 12 kişi üzerinde bir operasyon yapıldıysa bu örgütlü bir yapının operasyonudur.
Peki bu niye MHP’ye yapıldı?
MHP kurulduğundan bu yana milli tepkinin cisimlendiği yerdir. Tabi MHP’nin iktidara gelmesini istiyoruz ama ondan daha önemlisi Türk siyasetinde var olacak olmasıdır. Bu bir çok yapıyı rahatsız eder. MHP üzerinde oyunlar bugün de oynanacaktır. Kongre sürecine bu perspektifle bakmak gerekir.

‘AKP uyumlu başkan’
Bu operasyonu yapan adres neresi size göre?
Bir çok adres var. İçte şüphesiz ki iktidar partisi var. Çünkü Sayın Erdoğan 2014 yılında aşırı yetkilendirilmiş bir cumhurbaşkanlığı hayali ile yaşıyor. Bunun önündeki en önemli kilit veya anahtar MHP’dir. Görüyorsunuz sadece Devlet Bahçeli değil, hepimize bir saldırı var. MHP’de milli refleksi temsil eden bir ortak akıl var. Suriye konusunda mesela. Bunu ortaya koyduğumuzda rahatsız ediyor. Bu yapıyı bozma girişimleri var.
Cumhurbaşkanlığı meselesiyle MHP kurultayından çıkan sonuç arasındaki bağlantı nedir?
Tayyip Bey’in hedeflediği ilk turda yüzde 50’yi geçmek. Onu yapamazsa seçilemeyecek. MHP’nin çok ciddi, başarılı bir adayı olacak. Tayyip Bey ilk turda alamazsa, 2. turda karşısında kim kalırsa Türkiye’nin cumhurbaşkanı o olacak. Bunun farkında. İlk turu sağlayabilmek için toplumu pasta dilimleri gibi görüyor. 18 yaş meselesi 2,5 milyon oyluk bir pasta dilimidir. CHP’nin adayı solun adayı olacak. BDP de aday çıkartacak. Sayın Gül bir soru işareti. O’nun önünü kesmek için ‘partili cumhurbaşbaşkanını” çıkardı. Tayyip Bey cumhurbaşkanlığı işinin çok sıkıştığını görürse, seçimi 1 yıl erkene alıp genel seçimle birlikte yapmaya çalışacak ki 1. turda seçilebilsin. Bu durumda MHP’nin önemine gelince. MHP’nin başına AKP uyumlu bir genel başkan getirebilirlerse Tayyip Bey ilk turda en önemli pasta dilimini ham yapacak. Bütün mesele bu. Cemaatler, başka gruplar da var işin içinde.
Bu hesaplar nedeniyle adaylar ortaya çıkarıldı diyorsunuz.
Aday olarak ortaya çıkmış ya da çıkacağı söylenen adayların hiç birisi MHP’nin tarihten gelen çizgisini yarına taşıyacak nitelikte değil. Bir, Türkiye’nin çok kritik bir sürecindeyiz. İkincisi AKP süresini tamamladı. Gittiğinin kendisi de farkında, onun için yapay formüller üzerinde duruyorlar. O nedenle MHP’de bir destrabilizasyon yaratabilirseniz alternatifi ortadan kaldırıp yeniden yaşama şansı bulursunuz. Bugünkü adaylara baktığımızda hep bu dış bağlantıları görüyoruz.
Koray Aydın, akçalı işler nedeniyle istifa etmiş bir isim olarak yaralı bir çıkış yapmıyor mu?
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde MHP yönetiminin şaibesiz ve sağlam duruyor olması lazım. Biz ona bakıyoruz.

‘Micro milliyetçilik’
MHP, yöneticilerinin ağzından ‘Kürt sorunu’ ifadesinin dahi çıkmadığı bir parti. Son belediye tasarısında da milliyetçilik ekseninde eleştiri yaptınız. Türkiye gerçeklerini düşündüğümüzde bu durum partinin politika zeminini bir köşeye sıkıştırmıyor mu? ‘Yeni MHP’ olmaz mı?
CHP’nin neresi yeni? Atatürk’ün koltuğunda oturan şahsın, Türkiye Cumhuriyeti’nin polisiyle yakayakaya gelmesini ben yakıştıramadım. Bizim Türkiye’nin bütün öncelikli meselelerinde projemiz var.  Fakat Türkiye gündemi o kadar yoğun bir şekilde terör ve buna bağlı hak talebine yöneliyor ki, Devlet Bey’in bu konudaki söylemi öne çıkıyor. MHP, Kürt’ü sorun görmüyor, bu tanımı kabul etmiyor. Bir terörist grup varsa bir ülkede önce güvenlik meselenizi çözersiniz.
Meseleye sadece güvenlik açısından bakmak kafayı kuma gömmek olmuyor mu?
Hayır. Yıllık 350 milyon dolarlık bir ciroya hükmeden bir terörist yapı İstanbul ya da Diyarbakır’daki vatandaşın hakkını temsil eder mi? 21. yüzyılda, insanların kendini daha huzurlu göreceği bir anayasada formülün bulunması meselesinde MHP var. Ama eşit vatandaşları 19. yüzyılın ırkçılıkdogmalarıyla tarif etmeyi yakışık bulmuyoruz. Mikro milliyetçiliğin 21. yüzyılda yeri yok. MHP’nin yeraldığı 57. hükümet döneminde bir yıldaki insan kaybı 2’ydi. Bunlara taviz vere vere bir ayda 30 kişi ölür hale geldi.
Sayın Bahçeli’nin kurultay konuşmasında sürpriz açıklamalar beklememeliyiz yani.
- Hayır. Biz şapkadan tavşan çıkarma meraklısı değiliz. ‘Açılım, açılım’ diyenlerin AKP kongresinde söylediklerini gördük.
Milliyetçiliğin güncellenmesi konusuna gelirsek... Rahmetli babanızın ‘ne mozayiği ulan’ sözüyle aynı noktada değilsiniz herhalde.
Hala mozayiği reddediyoruz.

Türkeş, Serpil Çevikcan’a kongre sürecinde MHP’yi etkileyen ve bekleyen konuları anlattı.

‘Yüzde 15’i aşarız’
Yerel seçim için oy hedefiniz nedir? Çok uzun süredir yüzde 12-13 bandında gidiyorsunuz. Artmıyor.
- Bu kadar saldırı ve sabotaja rağmen demek ki en az oyumuz o. Yüzde 15’i bana göre aşarız.


‘Fikirler güncellensin’
Sonuna ‘ulan’ı eklemiyorsunuz o zaman.
‘Ulan’ı da ekleriz. Ben, milliyetçiliğin güncellenmesi gerektiğini söyledim. Bunu yaparken de nasıl bir bilgisayarlar update ediliyorsa, milliyetçiliğin de bunu mutlaka yapması lazım. Update ettiğinizde ana program değişmez. Ulaşım ağı ve aplikasyonları genişler. 21. yüzyılda yeni bir çağa geçtik. Fiziki sınırlar farklı bir hale geldi. Eskiden daha korumacı bir yapı vardı. Şimdi daha yaygın ve interaktif bir ortam oluştu. Bu ortamdaki yeni yaşama standartlarına göre fikirlerinizin güncellenmesi lazım. Milliyetçilik önemini yitirmedi ama bunu disipline etmezseniz, yeni çağda üstleneceği fonksiyonları tarif etmezseniz Avrupa’daki gibi ırk temelli akımların dümen suyuna girme ihtimaliniz var.

‘Bize düşen görev’
Türkeş milliyetçiliği güncellenmeli mi diyorsunuz?
Rahmetli Türkeş 1917 doğumluydu. 80 yıl yaşadı. Rahmetli Türkeş’in siyasi hayatına bakarsanız, hem o çağın gerekleri, hem yeni cumhuriyetteki milliyetçiliğinde çok önemli bir görev ifa etti. Şimdi 2012’de konuşuyoruz. Bize düşen görev 21. yüzyılda bizden sonra siyasete geleceklerindünyaya yeni bir çerçeve ile ama Türkçe bakmalarını sağlamaktır.

Milliyetçiliği güncellerken ana kodlar ne olmalı peki?
Ben bu tartışmanın açılması gerektiğini söylüyorum. İnternetin kullanımı çok daha farklı bir dünya yarattı. Bu çağda yeni parametreleri koymanız lazım. Dil ve tarih birliğini esas alacaksınız. Bu bazla ortak bir gelecek idealinde de mutabık kalacaksınız.
Bu tanımınız MHP’yi gitgide uzaklaştığı güneydoğuya yaklaştırır mı?
Bize güneydoğuya yakınız. Rahmetli Türkeş’in, ‘Onlar ne kadar Kürtse ben de o kadar Kürt’üm. Ben ne kadar Türk’sem onlar da o kadar Türk’tür’ lafı, Devlet Bey için de bizim için de geçerlidir. ‘Siz güneydoğuda yoksunuz’ deniyor. Anarşinin bu kadar kudurduğu bir dönemde, siyasi olarak orada bu kutuplaşmayı yapmayalım diye geçici olarak prenzansımızı, mevcudiyetimizi göstermiyoruz.

‘Bu bir sorumluluk’
Sayın Bahçeli 15 yıldır genel başkan. 6. kez aday. Yıprandığı, kendisini tekrar etmeye başladığı yolunda eleştiriler var.
Devlet Bey MHP’de genel başkanlığı bir görev olarak alıyor. Bu bir sorumluluktur. Tamamiyle MHP kaynaklı ve bu işi yürütebileceğine kanaat getirebileceğimiz ciddi bir aday olsa Devlet Bey belki bırakmayı düşünürdü. Bu benim kanaatim. Ama çıkmış olan adayların hepsinin bir dış bağlantısı var. Böyle bir dönemde bırakmak sorumsuzluk olur. ‘Kalayım’ diye ısrarı var mı bilmiyorum. Ama bu safhada, ‘bırakıyorum’ demek sorumsuzluk olur. Türkiye kritik bir süreçte. İçeride, dışarıda, CHP’de yaratıldığı gibi bir türbülansın MHP’de yaratılmasına imkan vermemek lazım. Buna engel olmaya çalışıyoruz. Bu safhada MHP’de bir karışıklık ya da yanlış seçimin Türkiye’ye ayrı bir maliyeti olur. Bunları görerek Devlet Bey ‘devam’ kararı verdi.
Bir başka eleştiri de, partide tek adam yönetiminin hakim olduğu yönünde.
Hayır. Kongre için hazırlanan sloganın tartışılması bile saatler sürdü: ‘Türk milleti sensiz asla.’ Türk milleti lafını kullanamayan bir Başbakan var biliyorsunuz. Bu milletin adını söylemek lazımdı.  
MHP bu kurultayın ardından bir olağanüstü kongre sürecine girer mi? Koray Aydın’ın gücü nedir?
Seçim her zaman bilinmeyendir. Ama olağanüstü kongre sürecine girmez. Salonda sadece Atatürk ve Türkeş’in resmi olacak. Devlet Bey, demokratik bir kongrede olması bakımından salonda kendi resminin olmasını bile istemedi. Parti yönetiminde de ciddi değişiklik olacak.
 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Türkeş sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

‘Kadın partiliye ihtiyaç var’
Partinin vitrinindeki kadın sayısının artırılmasını bekleyelim mi?
- Ona ihtiyacımız var.
Kadın cumhurbaşkanı adayı çıkarır mısınız?
-Hayır, şu anda üzerinde durduğumuz adaylar kadın değil.
Başbakan AB konusunda hedefi 2023 olarak koydu.
- AKP iktidarı AB’ye ya yaz ya kış olarak bakıyor. Havai fişeklerden, ‘oğlum bak git’ noktasına geldik. Gelişmişlik çıtası olarak AB normlarını uygulayan ancak kendi egemenliğini koruyan bir devlet olarak hedefi koymalıyız. Bana sorarsanız bu konuda referanduma gitmek lazım.

‘CHP’nin bir kısmı hedef kitlemiz’
CHP, ulusalcı-laik-sol çizgide. AK Parti’nin de muhafazakâr-demokrat siyasetini sokaktaki milli hassasiyetleri olan kitlelerle buluşturmayı başardığını düşünürsek MHP kendisine hangi pastada yer bulacak?
- Tümünde. MHP, hem laik cumhuriyetle ve devletin kurumlarıyla uyumlu ama aynı zamanda köylü millet partisidir. O bakımdan hem AKP’nin tabanı hem de CHP’nin belli orandaki tabanı bizim hedef kitlemizdir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211