Sonuçta, davada gizli tanık yapıldığı ortaya çıktı. Onun ifadelerine itibar edilip, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ başta olmak üzere 64 vatansever hakkında mübbet istendi.

Şemdin Sakık madem bu kadar “muteber”; “Tek yol Apo, umudumuz Apo” sloganlarının atıldığı şu “açılım-saçılım” günlerinde onun Öcalan hakkında söylediklerine de itibar etmek gerekmez mi?

Sakık 2005’de cezaevinde yazdığı “Apo” adlı kitapta, şunları anlatıyordu:  

“Girin köylere, otoritenizi tanımayan köylülerin ve korucuların evlerini başlarına yıkın. Girin nahiyelere, kazalara, şehirlere yüzlerce muhalifinizi ezip, geçin. Büyük şehirlere inin, o hainleri, işbirlikçileri aileleriyle birlikte ortadan kaldırın talimatları harfi harfine kendisine aittir…”  

“Şam’dan ayrılacağı sırada da, ‘Esas savaş şimdi başlıyor. Türklerin tek bir tavuğu kalıncaya dek savaşacağız. Kutsal savaşımızın dozunu bin kat artıracağız. Kürtler ile Türkler arasındaki bütün köprüleri yıkacağız. Eşi benzeri görülmemiş acılar yaşatacağız…”

Böyle bir canvar “değişti, dönüştü, barış güvercini” oldu, öyle mi?

FIRAT DİCLE ORDUSU

Sakık, o kitapta Öcalan'ın şu sözünü de aktarıyordu:  

“Ankara'dan çıkmakla partileştik, Ortadoğu’ya açılmakla ordulaştık, dünyaya çıkmakla devletleşeceğiz diyordu…” 

Evet PKK “partileşti”, Meclis’te temsil edilir oldu. Şimdilerde Ankara’nın yardımıyla büyütülüp, devlete ortak yapılıyor!..

Ya “Ortadoğu’ya açılmak”?!..

 İşte Öcalan'ın Nevruz hezeyanından notlar:  

Nevruz'u kutlayan Ortadoğu ve Orta Asya'ya selam olsun.

Zağros ve Toros eteklerinden, Fırat ve Dicle nehir vadilerine Mezapotamya'nın tarım köy ve şehir uygarlıkalrına analık eden halkların en eskilerinden olan Kürtler sizlere selam olsun.

Bugün artık yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu ve geleceğe uyanıyoruz.

Ortadoğu ve Orta Asya demokratik bir düzen aramaktadır. Herkesin özgürce ve kardeşçe model arayışı ekmek kadar ihtiyaçtır. Bu modele Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının öncülük etmesi kaçınılmazdır.

Peki “dünyaya çıkmakla devletleşmek” neyin nesi?

DEVLETİN ADI: DİCLE FIRAT HAVZASI

Bunun cevabını da daha dün BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş verdi. Hürriyet’in, “Öcalan’ın o mektupta PKK’nın çıkış noktası olan bağımsız ve birleşik bir Kürdistan yerine önerdiği yeni model nedir?” sorusu üzerine Demirtaş şunları söyledi:   

“... bir devlet modeli önermiyor. Bağımsız ya da federatif bir devletten önce bunun felsefi alt yapısını anlatıyor. ‘Bizim köklerimizde bunlar var, 21. yüzyılda bunu güncelleyelim. Bunun yönetim modeli olarak da Avrupa Birliği’ne benzer bir Ortadoğu birliği, esnek sınırlar, esnek vergi politikaları ve yoğun sosyal kültürel ilişkilerle bir yönetim modeli ortaya çıkarabiliriz. Dicle, Fırat su havzası bunun başlangıcı olabilir’ diyor.”

İşte o “devlet”in adı; Dicle, Fırat su havzasıdır!..

Bunlar da teröristbaşının hedef veya hülyaları değil, emperyalizmin planlarıdır. Buyurun kanıtları:    

Avrupa Birliği Konseyi, 14 Nisan 2003’te kabul ettiği Türkiye Katılım Ortaklığı Belgesi’nde ilk kez “sınır aşan sular” konusuna yer verdi.  

ÜLKEYE BARIŞ MI GELİYOR

Aynı AB, 6 Ekim 2004 tarihli Etki Değerlendirme Çalışmasında şöyle dedi: 

“Ortadoğu’da su önümüzdeki yıllarda giderek artan biçimde stratejik bir konu haline gelecektir. Türkiye’nin AB’ye katılımıyla beraber su kaynakları ve altyapılarının (Fırat ve Dicle nehirleri havzaları üzerindeki barajlar ve sulama sistemleri, İsrail ve komşu ülkeleri arasında su alanında sınır ötesi işbirliği) uluslararası yönetiminin AB için önemli bir mesele haline gelmesi beklenebilir.”

Bu değerlendirmenin Türkçesi, Fırat ve Dicle’nin “uluslararası bir yönetime” devredilmesi, “entegre havza yönetimine” gidilmesiydi.

“PKK bitiriliyor... Kürt sorununa yerli çözüm bulunuyor... Ülkeye barış geliyor... ”, öyle mi?

Hadi canım sizde!

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler

Müyesser Yıldız

Odatv.com



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211