Vural:
 MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Mısır'da oynanan oyunlar Türkiye'de de oynanacak? diyor MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Mısır'da oynanan oyunlar Türkiye'de de oynanacak? diyor. Türkiye demokrasinin erdemine inanmış bir toplumdur. Mısır olayı ile Türkiye'de kimleri tehdit ediyorsun.Türkiye'deki herkes Mısır'daki katliama karşı tutum sergilemiştir. Kimse bizi, 'Mısır'daki gelişmeler Türkiye'de de olacak' diye tehdit edemez. Bu, siyasi rant kapma amacına yöneliktir" dedi.
TBMM'de bir basın toplantısı yapan Vural, gündeme ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Türk dış politikasının Ortadoğu dışında hiçbir amacı ve hedefi olmadığını savunan Vural, orta ve uzun vadeli stratejik amaçların temin edilemedeğini ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın "İslam ülkelerinde lider" diye pazarlandığını iddia eden Vural, "Madem öyle, İslam ülkelerinin Mısır'daki katliamla ilgili tutumu karşısında neden bunu kullanamadı? Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistannezdinde neden girişimlerde bulunulmamaktadır?" dedi. Erdoğan'ın, Mısır'daki gelişmeleri bir iç politika aracı olarak kullandığını iddia eden Vural, şöyle devam etti:

"Sayın Başbakan, 'Mısır'da oynanan oyunlar Türkiye'de de oynanacak?' diyor.Türkiye demokrasinin erdemine inanmış bir toplumdur. Mısır olayı ile Türkiye'de kimleri tehdit ediyorsun. Türkiye'deki herkes Mısır'daki katliama karşı tutum sergilemiştir. Kimse bizi, 'Mısır'daki gelişmeler Türkiye'de de olacak' diye tehdit edemez. Bu, siyasi rant kapma amacına yöneliktir.

Mısır politikası şunu ortaya koymuştur ki hükümet milli politika gütmek yerine yabancı merkezlerde hazırlanmış senaryoların parçası olma gayreti gütmüştür. Başbakan, 'Bize Arapların işine niye karışıyorsunuz diyenlere sesleniyorum: Suriyeile ilgili olduğu zaman neden destek istediniz o zaman?' diyor. Böyle bir ifade,Türkiye'nin Suriye politikasının ABD tarafından yönlendirildiğini ortaya koyuyor. Bu bir itiraftır. Türkiye, Suriye'de ABD ya da batının gazına gelmiştir. Birileri burada iç çatışmayı tahrik ediyorsa unutmayalım ki biz İslam coğrafyasında Müslümanların birbiriyle çatışmasını kabul edecek inanca sahip değiliz.

Ne demek? Demokrasi sadece batı da mı olur. Demokrasi neden sorgulanacak? 'Demokrasinin sorgulanacağını ve bunun Türkiye için de geçerli olduğunu' söylüyor. Demokrasiyi sorgulamak, demokrasiyi istememek demektir. Ne yapacağız, demokrasiyi mi sorgulayacağız? 'Sultanlık, şeyhlik, monarşi mi olacak' diyeceğiz? Başka rejim mi isteyeceğiz? Başbakan'ın bu ifadesi, demokrasiye olan inançsızlığını ortaya koyuyor."

İslam ülkeleri nezdinde gerekli inisiyatifi oluşturamayan AK Parti iktidarının, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri üzerinden bunun üstünü örtmeye çalıştığını vurgulayan Vural, şöyle devam etti:

"Hükümetin, İslam ülkeleri nezdinde inisiyatif oluşturması gerekiyor.Cumhurbaşkanı'nın bu süreçle ilgili Başbakan'la farklı görüşlere sahip olmasından dolayı Genel Sekreter nezdinde adım atıldığı ve Mısır konusunda Başbakan ileCumhurbaşkanı arasında yapılacak görüşmenin iptaline kadar götürecek sürecin yaşandığına ilişkin yorumlar yapılıyor. AKP'nin iç post kavgaları ve çatışmaları, gerekGezi Parkı olaylarında gerek diğer süreçlerde maalesef Türkiye'nin milli tavır oluşturmasını engelleyecek noktaya kadar gelmiştir.

PKK terör örgütüne 3 çocuğunun gitmesinden dolayı tepki koyup bu konuda tavır oluşturan aile neden devletine gitmez de PKK'ya BDP'ye gider? Devlet nerede? Çocuğu götürülmüş ama devlete şikayet edemiyor. Çünkü devlet yok. Kendi işini kendi görüyor. O çatışma şunu ortaya koymuştur ki PKK'dan şikayet fazladır ama bu şikayet karşısında oradaki insanlar devletini yanında bulamamaktadır.

Başbakan da ifade ediyor; çekilme, silahı bırakma diye bir şey yoktur. Süreç,PKK'nın tehdit ve istekleriyle şekillenmiştir. Süreç, ucu açık sürece dönüşmüştür. Nerede duracağı belli değil. AKP teslimiyet belgesini imzalamıştır. Bu süreçte atılan her adım PKK hanesine yazılan kazanca dönüştü. PKK'yı durdurmanın yolu artıkAKP'nin taviz politikasını durdurmaktan geçmektedir. Bu süreci sandıkta durdurmamız gerektiği gayet açıktır. Öyle noktaya geldik ki Türkiye CumhuriyetiDevleti, PKK tarafından tehdit ediliyor. Sen kimsin ki tehdit ediyorsun?

Öcalan artık stratejik bir rol üstlenmeye çalışıyor. Yakında akil adam olarak Öcalan'ı çıkaracak herhalde. Bir terör örgütü, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin stratejik ortağı olacağım' diyor. Şu rezalete bakın. PKK terör örgütü her istediğini alır hale gelmiştir. Öcalan, 'yalnızım' demişti, yanına arkadaş gönderdiler. Bir de oda istiyormuş. PKKkarargahını İmralı'ya taşıyacak. PKK'nın her istediğini AKP yerine getiriyor. Bu gidişle sloganlarını değiştirecekler herhalde, 'Durmak yok, PKK ve Öcalan'a hizmete devam' diyeceklerdir. 'Öcalan hayal etti, Erdoğan gerçekleştirdi' yeni sloganları bu."

Mısır'ın geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur'un, Ermeni soykırımını tanıyacak projeye katkıda bulunacağını iddia eden Vural, "Buradan sesleniyorum, bu milletin geçmişine böyle bir karar leke süreceklerin, milletimizle problemi var demektir.Türkiye'deki hükümete kızıp Türk milletine düşmanlık beslenmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Ermeni sıykırımı iddiaları emperyalist batının uydurduğu bir iddiadır. Böyle bir iddiaya Mısır'ın Cumhurbaşkanı'nın katılacağını ifade etmesi, gerçekten Türk milletine yapılmış bir hakarettir" dedi


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211