“Zengine ‘para ver canın sağolsun’, fakire ‘şehit ol vatan sağolsun’

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, paraya sıkışan hükümetin askerlik tezkeresini satışa çıkardığını savunarak," "Zengine ‘para ver canın sağolsun’, fakire diyor ki canını ver vatan sağolsun’" dedi.

“Zengine ‘para ver canın sağolsun’, fakire ‘şehit ol vatan sağolsun’
06 Aralık 2014 Cumartesi 15:41

 Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, paraya sıkışan hükümetin askerlik tezkeresini satışa çıkardığını savunarak," "Zengine ‘para ver canın sağolsun’, fakire diyor ki canını ver vatan sağolsun’" dedi. 

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin ilk kongresi için geldiği Malatya’da gazetecilere yaptığı açıklamada, bedelli askerlik konusunda hükümeti eleştirdi. Kamuya ait iktisadi teşekkülleri özelleştiren hükümetin paraya sıkıştığını vurgulayan Kamalak, sonunda askerlik hizmetini satarak gelir elde edilmesinin planlandığını belirtti. Kamalak, şöyle devam etti: “Mevcut iktidar her şeyi satılığa çıkardı. Türkiye’de, Malatya’da satılacak bir şey kaldı mı? Bakıyorsunuz bir takım yollar yarım kaldı, işlemiyor. İktidar paraya sıkıştı. Şu an askerliğe satışa çıkardı. Hükümet terhis belgesini satışa çıkardı. Bir türkü vardır ‘Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir’ deniyor. Türkiye kritik bir ortamda kritik bir zaman diliminden geçiyor. Askerimizin haberi yok. Ama hükümetin durumu daha da kritik. Çünkü dediğimiz gibi, tüm işler yarım kalmış durumda. Satacak elde bir şey, kalmadı. Askerlik hizmeti satışa çıkarıldı. Mesele, bundan ibarettir. Zengine diyor ki ‘Para ver, canın sağolsun, fakire diyor ki canını ver vatan sağolsun.’” 

Seçim barajı tartışmalarına da değinen Kamalak, Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde bulunan konunun 3 şekilde sonuçlanma ihtimali bulunduğunu ifade ederek “Konu Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde. Mahkeme 3 şekilde karar verebilir. Şu veya bu şekilde talebi reddebilir. İkinci seçenek olarak burada hak ihlali var diyerek durumu tespit edebilir. Tespit ve ret kararı verirse, mevcut seçim barajı ile gidilir genel seçimlere. Üçüncü ihtimal, iptal kararı verebilir. İptal kararı verdiğinde de iki durum ortaya çıkar. İptal kararı verilir ve durum öyle bırakılabilir ve seçime barajsız gidilir. İkinci durumda ise iptal edip parlamento düzeltme süresi verir. Meclis toplanıp kanun çıkartmak zorunda kalabilir. Böyle bir gelişme olursa, haziran’da yapılması planlanan seçim ertelenir. Çünkü yeni kanun üzerinden 1 yıl geçmeden uygulanamaz. 1 yıl beklenmesi gerekiyor.” diye konuştu. 

"12 EYLÜL REJİMİNDE BİLE BÖYLE BİR KISITLAMA YOKTU" 

İktidara yöneltilen otoriterleşme eleştirileri hakkında ne düşündüğü sorulan Kamalak “Şimdi herkes şu soruyu sormalı ‘10 yıl önce mi Türkiye daha özgürdü, şimdi mi Türkiye’de insanlar daha özgür?’ Tabi ki 10 yıl önce insanlar daha özgürdü. Mesela şu an hakkı müdafaa edecek olan avukatlar iddianame kabul edilinceye kadar sanıkların yani müvekkillerinin dosyasına ulaşamayacaktır. 12 Eylül rejiminde bile böyle bir kısıtlama yoktu. Otoriterleşme olup olmadığına siz karar verin artık.” dedi. 

Kamalak, hükümetin sivil anayasa hazırlama çalışmalarına ilişkin de “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. 13 yıldır ne yapıldı ki? Hükümetin bu konuda yaptıklarını bir bakın, hep ‘affedersiniz, pardon, yanlış oldu’ deniyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısıyla ilgili düzenleme 2010 yılında getirildi. Yanlış oldu deyip, düzeltme yoluna gittiler. Kanun çıkardılar. Anayasa Mahkemesi iptal etti. Kendi içinde gruplaşmaya gittiler. Belli bir kuruluştan, paralelden falan bahsettiler. Buna da ‘yanlış oldu, pardon yanılmışız’ dediler. Yanlışlıklar devam ediyor“ ifadelerini kullandı. 

Çözüm sürecinin de çözülmeye doğru gittiğini söyleyen Kamalak, bu ülkenin tek çaresinin Milli Görüş olduğunu kaydetti. 



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.