Fatih Terim, Biz Bu Ülkenin Parçasıyız
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, EURO 2016'nın, hayali yeşil saha olan herkese örnek bir organizasyon olmasını diledi.

Terim, "Tarihi, kültürü, sanatı ve edebiyatından sonra futbolu ülke markası halinde getirmiş ve bunu bize göstermiş olan Fransa'yı kutluyorum. Ülkem adına konukseverliklerinden adına teşekkür ediyorum. Gönül isterdi ki güvenlik konusunda daha rahat olsunlar, biz de rahat olalım ama ellerinden geleni yapıyorlar. Bunun için de teşekkür ediyorum. Organizasyonun sahibi UEFA'ya ayrıca teşekkür ediyorum. Her geçen turnuvada daha iyi etkinliklere imza atmaları daha güzel. Bu turnuvada beklentilerin üzerine çıkan UEFA'dan bir ricam daha olacak. Artık damarlarımızın içini gösteren bir teknoloji varken UEFA'nın teknolojik gelişmelerden daha çok yararlanması gerektiğini düşünüyorum. İnsan hatası payına yer vermeyecek teknolojik imkanların olacağına inanıyorum. Bir teşekkür de ülkemizin güzel insanlarına. İyi ki varsınız. Sizleri iyi temsil edebilmek için iyi çalıştığımıza ve elimizden geleni yapacağımıza inanıyoruz. Biz teşekkür de medyamıza ve sponsorlarımıza. Biz özel teşekkür de bu turnuvaya katılma sürecinde emeği olan bütün futbolcularımıza. Kadro kısıtlaması nedeniyle aramızda olamayan ama ter akıtmış tüm evlatlarıma teşekkür ediyorum. Son olarak turnuvaya katılan tüm oyuncular ve hocalara başarılar diliyorum. Umarım EURO2016, hayali yeşil saha olan bürün oyunculara örnek olsun. Barış ve dostluk içinde geçsin." diye konuştu.

Gazetecilerin bir çok sorusuna cevap veren Fatih Terim sözlerine şöyle devam etti:

'EMRE İÇİN BENİ UYARDILAR'


"Mart ayında yardımcılarım Emre Mor'u 'Hocam genç bir oyuncu var.' şeklinde beni uyardılar. Seyrettik. Sıradan bir yetenek olmadığını söyledik. Ardından gidip izlettik. Son olarak Tuncay Şanlı'yı izlettik. Heyecanlanmasın diye habersiz izlettik. Bir keresinde ben gidecektim izlemeye haber vermiştik sakatlandı. Sıradan bir oyuncu olmadığını gördük. Maçlara davet ettik. Doğru teşhisler koyduk. Futbolu doğru oynamayı öğrenmesi gerekir. Fizik olarak da gelişince Avrupa ve dünya büyük bir oyuncu kazanmıştır. Borussia Dortmund'da çok doğru bir adrestir. Danimarka bana çok yabancı değil. Piontek'ten dolayı. Emre'yi Türkiye'ye kazandırdığımız için mutluyum.

'BİZ BU ÜLKENİN PARÇASIYIZ'


Oyuncuların olan hadiselerle ilgili yaşanan hadiselerden etkilenmemesi mümkün değil. Hepimizi çok etkiliyor. Biz ve oyuncular bu ülkenin bir parçasıyız ancak şartlar ne olursa olsun futbolu o zihniyetteki kimseye teslim etmemeliyiz. Oyuncularımızın etkilendiği bir gerçek. İnşallah bir daha görmeyiz. Hiçbir yerde görmek istemediğimiz hadiseler bunlar.

Son turnuva EURO2008'i iyi geçirmiştik. Çok küçük bir farkla finali kaçırmıştık. Benim başarı kriterim bu turnuvalarda bulunmak. Devamlı olan Türkiye en büyük başarıyı yakalamış demektir. Ondan sonra gruptan çıkmak, çeyrek final, yarı final ve finali oynamak söylenebilir. Bugünkü turnuva için bu gruptan çıkmak çok önemli bir başarıdır. Bu gruptan çıktıktan sonra Allah nasip ederse sorulara daha geniş daha rahat cevaplarız. Gruptan çıkmak zaten bu turnuvada önemli bir yere gittiğimizin mesajını vermek demektir.

Hırvatistan, turnuvanın en önemli takımlarından biri. Çok büyük saygı duyuyoruz. Herkesin de bizim takımımıza saygı duymasını istiyoruz. Hırvat takımı her zaman iyi kadrolara sahipti ama bu sefer her mevkinin 2-3 oyuncusu hazır durumda. Hırvatistan bu gruptan çıkarsa önemli işlere imza atacaktır. İyi bir kadroları var, iyi futbolculardan kurulu bir takım. Rakibimize saygı duyuyoruz.

'RAKİPLERİMİZE BAKIYORUM'

Güzel bir jenerasyonu bir araya getirdiğimizi düşünüyorum. Yakalamadık, tek tek seçerek bir araya getirdik bu takımı. Brezilya maçından sonra yazılanları çizilenleri düşünürsek bu takımın buluşması kolay değil. Bir jenerasyon yakalanmaz, bir jenerasyon aranız bulunur. Emre Mor ilk 11'de oynarsa en genç takım biz oluruz. Birçok gencin bu platformlarda olmasını düşünüyorum. Avrupa şampiyonası ve Dünya kupası en büyük platformlar. Rakibin oyuncularını düşünürsek ilk başlarda bir bocalama bekliyorum. Birçok genç oyuncumuz tecrübelendi. Rakiplerimize bakıyorum bizim gibi sert rakiplerle oynayan olmadı. Maçın başında atmosferden etkilenebilirler ama 15 dakika sonra atarlar diye düşünüyorum.

Maçın ilk 11'ini sabah açıkladım oyunculara. 24 saat önce takıma açıkladım. Bu raddeye gelmek önemli. Son maçlarda oynadığımız düzeni devam ettirmeye çalışacağız. Güzel bir takım oldu. Hangi tarafa geçecek olsak çok rahat geçebiliriz düşüncesindeyim. Klasik takımımız devam ediyor.

'ÜZERİMİZDE BASKI VAR'

Hırvatistan ile Türkiye en çok karşılaşan iki takım. Burada nefes almadan Eylül'de bir daha karşılaşacağız. Daha çok maçlar olacak. Onlar bizi biz onları yeneceğiz. 2008 aklımızda değil. Bu arada Hırvatistan bizi geçti playoff'ta. Ben o zaman Galatasaray'ın başındaydım. Yarınki maçın keyfini sürmeliyiz. Rövanş olarak görmüyorum. Bu keyif her zaman gelmiyor. Esas kazanç burasıdır. 16 maçtır kaybetmeyen bir Türkiye var. Kaybettiği İngiltere maçında bile övgüler almış bir takımımız var. Futbol bu. Her şey olabilir. Hırvatistan ile çok karşılaşıyoruz ama rövanş değil. Baskı var mı? Var. Her ülke kendi takımını en iyi yerde görmek ister. Baskı herkeste var.

ARDA BENİM ALTIM KADROMDA

Arda'nın daha çok süre almasını isterdik. Oynamazken bütün maçlarda oynattım ben. İkinci yarıda da bayağı bir süre aldı. Oynasaydı iyi olurdu. İspanyol basını kayıpları Arda'ya yüklemeseydi daha iyi olurdu. Arda bizim için önemli bir oyuncudur. İster oynasın Barcelona'da ister oynamasın. Bizim için önemli bir oyuncudur. Olabilir. bu sadece Luis Enrique'yi ilgilendirir. Bizim için bir sorun yok. Arda oynamasa burada bizim en önemli oyuncumuzdur. En önemli oyuncumuz olup olmadığını da hep beraber seyretme imkanımız olacak. Arda'yı başarılı bir transfer yapmış, dünyanın en büyük takımlarından birinde oynamış olarak görüyorum. Şampiyon olmuş, Kral Kupası'nı almış bir takımın parçası. Fiziksel eksikleri vardı ama ekibimiz onu iyi duruma getirdi. Arda benim altın kadromda.

'KAMPTA BAZI ÜZÜCÜ ŞEYLER OLUYOR'

Biz oyuncularımızın kafasının rahat olması için ne lazımsa yapıyoruz. Ama kimsenin özel işlerine karışmayız. Transfer güzel bir şey. İstenmek güzel bir şey. Kendi kulübüyle konuşmasını yasaklayamayız. En kötü zamnada alıyoruz çünkü. Haziran Temmuz ayları. Ama yazılanlar, söylenenler çıkan hjaberler... Burada analiz yapacak olsak başka türlü konuşmam lazım. Milli takımdır, orada çok önemli bir şampiyoınaya gidiyoruar. Aman çozukjların morali bozulmasın diyeceğimize ne kadr aleyhine haberler varsa bu aya denk geldi. Özel hayattan bilmem ne karmasına kadar. Dünyanın gördüğü haberi biz yazmayalım mı? Yazmayın. Söylemeyin. 10-15 gün söylemeyin. Biz de açık istenen neyse, oyuncuların kafası rahat olsun diye yapıyoruz. Gökhan'ın mevzusu aylardır sürüyor. Bu konuda hassas davranan yok. Oyuncu yok, yönetici yok, başkan yok, gazeteci yok... Acıtıyoruz. Kampta bu hadiseden birkaç tane yaşadık. Devam da ediyor. Yaşadığım şeyi anlatıyorum ben. Bazı üzücü şeyler oluyor. Her şeyi bir tarafa bırakıp yarına hazırlamaya çalışıyorum oyuncuları.

'BURAK ÖNEMLİ BİR OYUNCU'

Burak Yılmaz Çin'de çok fazla kalamadı. Birkaç hafta... Adaptasyonu olacaktır. Burak'ın kendi takımına ve Çin Futbolu'na faydalı olacağını düşünüyorum. Çin gibi büyük bir ülkenin futbola yatırım yapması güzel. Burak'ın Çin serüveni sakatlığına denk geldi. Hala iyileştirmeye çalışıyoruz. Çin'e Burak ve Ersan'dan sonra başka oyuncular da gidecek ve başarılı olacaktır. Burak çok önemli bir oyuncu. 18 içinde çok tehlikeli. Sağlam olduğu zaman daha da iyi olacaktır."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211