İkaz etmek benim görevim
Aziz Yıldırım, Ersun Yanal ile ilgili haberlere ilişkin, "Birisi hata yapıyorsa çağırıp onu ikaz etmek benim görevimdir" dedi.

İSTANBUL (AA) - Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, futbolcularla yaptığı toplantı ve teknik direktör Ersun Yanal ile ilgili basında çıkan haberlere ilişkin, "Birisi hata yapıyorsa çağırıp onu ikaz etmek, gerektiğinde kızmak, bağırmak benim görevimdir. Ha dinlemiyorsa, yapmıyorsa, yönetim kurulunun direktiflerinin dışında işler oluyorsa o zaman gerekeni yaparız" dedi. 

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda basın açıklaması yapan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde futbolcularla yaptığı toplantıya Yanal'ın girmemesini istediğini baştan söylediğini belirterek, "Bu çocuklar yürekli çocuklar, 4 senede 2 defa şampiyon olmuşlardır. Hocaya baştan, oyuncularla yüz yüze konuşacağım için 'girmesin' diye daha önceden bilgi verdim. Kızmaya gitmedim, olayı ortaya koymaya gittim ve ortaya koydum. Ne yapmamız gerektiğini anlattım" diye konuştu. 

Futbolcuların 2,5 ay tatil yaptığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"2,5 ay tatilden sonra alışma dönemi sıkıntılı oluyor ama bizim çalışmamız gerektiğini anlattım. Niçin, çünkü çektiğimiz acılar daha bitmedi. Şampiyonlar Ligi'ne gideceğiz, orada üst kademeye gidersek bu camianın acıları azalır. Birisi hata yapıyorsa çağırıp onu ikaz etmek, gerektiğinde kızmak, bağırmak benim görevimdir. Ha dinlemiyorsa, yapmıyorsa, yönetim kurulunun direktiflerinin dışında işler oluyorsa o zaman gerekeni yaparız. Ancak şu anda öyle bir şey yok."

"Dakikada kararımı veririm"

Ersun Yanal'ın özel hayatıyla ilgili basında çıkan haberlere tepki gösteren Yıldırım, "Siz Ersun hoca bilmem nerede ne olmuş, onu yazıyorsunuz. Bana ne onlardan. Ben çalışıyor mu, çalıştırıyor mu ona bakıyorum. Öbür tarafı kendi problemi, benim problemim değil. Öyle problemi buraya taşımam. Arkadaş, dost olarak uyarı yaparım. Dinler, dinlemez onların problemi. Aynı şey futbolcu için de geçerli. İki günde atıyor, kesiyor... Ben yaparsam anında yaparım. Öyle iki gün, üç gün beklemek yok. Ben dakikada kararımı veririm" diye konuştu. 

Kimsenin özel hayatı nedeniyle ayrılmayacağını, görevini yapmazsa hesap vereceğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Arkadaşıyla resmini koyuyorlar, ne olacak. Sizin bayan arkadaşınız yok mu? Patronlarınızın yok mu? Bunlar ayıp şeyler. Bu konulara girmeyin. Fenerbahçe takımı kötü oynarsa o kötü oynama sebeplerini sorgularsınız. Onun dışındaki olayları sorgulamak size düşmüyor. Bu magazin gazeteciliği oluyor. Buna da burada müsaade etmem. Ha ayrılabilir, gidebilir ama kız arkadaşı varmış, bundan dolayı gitmez kimse. Görevini yapmazsa... Ben de hesap veriyorum. Kongrede hesap veriyorum. 2011'de 'son haftaya niye kaldı şampiyonluk' diye bana hesap soruyor adam. Orada çalışanların hepsi de bu yönetime hesap verir. Varsa bir şey biz düzeltilmesi için bize göre doğru olanı söyleriz, anlatırız. Onlar da uyarlar. Uymazlarsa o zaman ikinci madde geçerlidir."

Yıldırım, Türk sporunun tehlikeye gittiğini belirterek, "Bütün kulüplerde sorunlar var. Gazetelerde yazmayla sporcu alma devri bitmiştir. 3 Temmuz operasyonu ile Türk sporu marka değerini kaybetmiştir, kaybettirilmiştir. Mahkeme devam edecek. Oradaki haklılığımızı göstereceğiz, bütün Türkiye'de bunu görecek" ifadelerini kullandı. 

Kulüplerin vergi borçlarıyla ilgili de Yıldırım, "Devlet bugün açıklama yapıyor. Torba yasaya vergi giriyor. Biz geçen sene 100 milyon liraya yakın vergi ödedik. Ondan önceki sene 87 milyon ödedik. Vergisini ödeyen kulüplerin hakkı ne olacak diye yazmıyorsunuz" dedi. 

Yıldırım, bugün gazetelerde Soma'ya yardım için oynayacakları turnuvanın daha fazla yer almasını arzu ettiğini, ancak bunun olmadığını, locasında maçı izleyecek 3 misafiri için de kendisinin para ödeyerek bilet aldığını anlattı. 

Futbolcular ve teknik heyetle yaptığı görüşme

Açıklamasının ilk bölümünde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde futbolcular ve teknik heyetle gerçekleştirdiği toplantıya değinen Aziz Yıldırım, 25 milyon taraftar adına bu görevi yürüttüğünü vurguladı. 

Bütün sporcuların, teknik heyetin, Fenerbahçe Sportif AŞ'nin bütün personeli, spor kulübünün elemanları ve diğer şirketlerin bütün çalışanlarının 31 Aralık 2014'e kadar ödemelerini yaptıklarını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Bunun karşılığında sporcularımızın, yeni dönemde artık geçmişi unutarak, önlerine bakarak, hedefe doğru çalışmaları lazım. Bu çalışmaları da yaparak yeni sezona hazır olmaları lazım. Bunları anlatmak, bunları söylemek yönetimin ve başkanın görevidir. Ben basında konuşmam. Ben yanımda çalışan, bu kulüp için mücadele eden insanlarla bire bir konuşurum. Hataları varsa yüzlerine söylerim, yapmaları gerekenleri onlara anlatırım. Kimsenin özel hayatı beni ilgilendirmez. Ne zamana kadar? O özel hayatlar bu kulübe zarar verene kadar. Zarar verdiğini hissedersem ikaz eder söylerim. 2,5 aylık sürede Samandıra'daki hareket ve tavırlar, gece geç gelmeler, şu veya bu gibi şeyleri anlatmam, nasıl hareket edilmesi gerektiğini istemem, bu yönetim kurulunun hakkıdır. Biz 25 milyon taraftar, kongre üyeleri, divan kurulu üyeleri namına biz bu işi yürütüyoruz." 

Başarının da başarısızlığın da herkese ait olduğunu anlatan Yıldırım, "Burada bir başarı varsa, yönetiminden, sporcusuna, teknik heyetine, taraftarına, kongre üyesine aittir. Başarısızlık varsa da hepimizindir" dedi. 

Kimsenin özel hayatıyla ilgilenmediğini anlatan Yıldırım, "Ben nasıl hayatıma dikkat ediyorsam onlardan (sporcu, antrenör, yönetici) da bunu istemek bu yönetimin ve benim hakkımdır. Öyle bir konuşmada hemen 'onu attık, bunu sattık' diye bir şey yok" diye konuştu. 

Takımdaki futbolcuların büyük bölümünün 2011'den bu yana onur mücadelesi yaptığını, onlara kızmaya, hakaret etmeye hakkı bulunmadığını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: 

"Ben onları uyarırım. Onlar benim çocuklarım yaşında veya kardeşlerim yaşında. Onlara anlattım, ne yapmamız gerektiğini anlattım. 'Bu sene şampiyon olup seneye Şampiyonlar Ligi'ne gitmemiz lazım bu taraftar için' dedim. Taraftar formaları satın alıyor. Bizim de onların yaptığı jeste karşılık sahada jest yapmamız lazım. Hocaya da anlattım ne yapmamız gerektiğini. 'Fazla izin vermeyelim, çalışalım, çalışalım' dedim. Bunu anlattım hocaya. Bütün personeli topladım, onlara da anlattım neyin ne olması gerektiğini. 'Bir formanın kıymetini bilin. Her şeye dikkat edelim, savurup atmayalım. Yemeklere dikkat edelim, çöpe yemek atmayalım, insanlar aç' dedim. Sizin patronlarınız sizlerle bu konuşmaları yapmıyorlar mı?" 

Soma yararına bu akşam düzenlenecek turnuva için 20 binden fazla bilet satıldığını bildiren Yıldırım, "Bütün taraftarlar beraber oturacak ve belki bir ilk olacak. Bu vesileyle de 'Yöneticilerden dolayı taraftarlar bir araya gelmiyor' tezi de çökmüş olacak. Soma'daki şehitleri burada anmış olacağız. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum" diye konuştu. 

Basın mensuplarının büyük ilgi gösterdiği toplantıyı, sarı-lacivertli yöneticiler İsfendiyar Zülfikari, Yalçın Haker, Mehmet Selim Kosif de ayakta izledi.

Aziz Yıldırım, açıklamasının ardından soru almadan toplantıyı bitirdi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211